Hans Christian Andersen Kimdir?

Okuma Süresi: 2 Dakika  | Yazdır

3056_a

Andersen, İskandinavyalı bir yazar. Bir esnafın oğlu olarak dünyaya geldi. 19. YY’da tiyatrocu olmak için Danimarka’nın başkenti Kopenhag’a gitti. Ancak tiyatrodaki bilgisizliği, mücadelesinin kaybına yol açmadı.

Hayallerini gerçekleştiremediyse de, 1820’lerde okula geri döndü. 1828’de orta öğretimini bitirdi. Can Çekişen Çocuk isimli şiiriyle tanındı. Almanya, Fransa, İtalya, Türkiye ve İngiltere’ye seferlerde bulundu. İngiltere’de Charles Dickens’le tanışıp arkadaş oldu. Seyahatleri, ona birçok gezi kitabına yetecek hikaye sağladı.

Art arda, Faaborg’Iu Riborg Voigt adında bir kıza, sonra koruyucusunun kızı Louise Collin’e ve Jenny Lind adında bir şarkıcıya aşık oldu; hiç biriyle resmi olarak evlenmedi, fakat mutsuz aşkları eserlerine bir malzeme sağladı. Andersen, hayal ettiği gibi, tiyatro alanında şöhret olamadı; tam anlamıyla hayal kırıklığından öte bir şeye ulaşamadı, şiirleri pek önemli değildir; romanlarıysa ilgi çekicidir.

3056_c

İmprovisatoren , Kim eu Spillemand, De to Baronnesser (Iki Barones) [1847]; At Vaere Eller ikke Vaere (Olmak yada Olmamak [1847].  Fakat Andersen asıl başarısını ve dünya çapındaki ününü, başlangıçta çocuklar için yazdığı, dünya edebiyatının ana eserlerinden biri olan Masallar (1835-1872) ile kazandı. Bu masallarda, özentiden uzak çocuksu ruhunu, şakacılığını, yüreğinin temizliğini buruk bir hüzünle besleyerek, eşsiz bir şiir havası içinde dile getirmiştir.

Christian Andersen Masalları, türlü derlemeler halinde yayımlandı. Andersen bu masallarda bir yandan folklor temaları çocukluğunda duyduğu hikayeler işledi, diğer yandan, dünya edebiyatının şaheserleri arasına katılan yeni masallar yarattı. Ördekler topluluğundan atılan, derken günün birinde güzel beyaz bir kuğu olduğunu fark edince hayretten dona kalan Çirkin ördek, sevdiği genç prensin ardından gitmek için kendini öldüren Küçük Siren gibi, az çok kendi hayatını anlatan masallar aklımızdadır. En önemli masallarından biri de “Kibritçi Kız”dır. Bu, bir noel akşamı gelip geçenlere yalvarıp duran, birbiri ardından yaktığı kibritlerin ışığında hayalinde beslediği şeyleri gören, sonra soğuktan donarak ölen küçük bir kızın hikâyesidir.

Bu masalların en orijinalleri, Andersen’in cansız nesneleri ele aldığı masallardır: Çaydanlık, Yiğit Kurşun Asker, Yama iğnesi v.b. masallarından biri Bülbül’dür. Bu masalda, güçlü Çin imparatoru cana can katan harika bülbülü yeniden elde etmeğe çalışırsa da çabaları boşa gider. İnce alaylı masallardan da ‘’İmparatorun Yeni Elbiseler’’ anılabilir. Burada da imparator ve bütün saraylılar bir dolandırıcının eline düşmüşlerdir; bu adam onları son moda görünmeyen elbiseler diktiğine inandırır; oysa dolandırıcı imparatoru çırılçıplak soymuştur. Bunu da saf bir çocuk fark eder.

Yazar: R. Karasu