Her Hareketlilik Hiperaktivite midir?

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite (aşırı hareketlilik) Bozukluğu, yedi yaşından önce ortaya çıkan, müdahale edilmezse kişinin öğrenimini ve sonrasında mesleğini de ciddi ölçüde etkileyebilen, yaşam boyu süren bir sorundur. Dikkat süresinin kısalığı, kendini kontrol etmede güçlük, düşünce ve davranışlarda normal dışı ataklıkla kendini gösterir. DEHB olan kişilerde yalnızca dikkat sorunları olabileceği (DEB) gibi, bu özelliklerin tümü birden de (DEHB) görülebilir. Kızlarda farkedilmesi erkeklere göre daha geç olabilmektedir.

Kişinin, uyaranların tümünü eşit düzeyde algılaması, bir işle uğraşırken başka bir işe yönelmesi ve yaptığı işi yarım bırakması, dikkatini odaklayamama sorunundan kaynaklanır. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan çocuğun günü gününe uymayabilir. Bir gün yapması gerekenleri düzenli ve zamanında tamamlarken, ertesi gün hiçbir şey yapmayabilir. Mekan farklılıkları da çok etkili olabilmektedir. Evinde bilgisayar oyunu oynarken çok başarılı görünen bir çocuk, okulda ciddi odaklanma sorunları yaşayabilir.

DEB olan çocukların, yaş ve gelişme düzeylerine göre dikkat süreleri kısa ve yoğunluğu azdır. Dış uyaranlar dikkatlerini hemen dağıtır. Odaklanmada güçlük çekerler. Unutkan ve dalgındırlar. Sık sık kişisel eşyalarını kaybederler. Dağınıklık ve düzensizlik içindedirler. Söylenenleri dinleyemez ve örneğin bir filmi yer değiştirmeden izleyemezler. Bu çocukların bir kısmında ise “zihinsel hiperaktivite” denilen ve iç uyaranlar (düşünceler) nedeniyle oluşan dikkat eksikliği görülmektedir. Sessizdirler, davranış problemleri yok denecek kadar azdır.

Yaşıtlarıyla karşılaştırıldığında, hiperaktif çocuklar sonsuz bir enerjiye sahip gibidirler. Amaçsız ve inatçı keyfi davranışlarıyla masaların üstüne çıkabilir, duvarlara tırmanmaya çalışabilirler. Dağınık, bakımsız bir görünüm içindedirler. Aşırı huzursuzluk, sürekli kıpırdanma, sessiz ve dikkatli olunması gereken yerlerde tam tersine yerinde duramama, aşırı konuşma, nedensiz ataklık tipik özellikleridir. Ataklığın kaynağındaki dürtüsellik, kişinin yaptığının sonunu düşünmeyen, isteklerini erteleyemeyen, karşısındakinin sözünü kesen, aklına geleni söyleyen, sıra bekleyemeyen, disiplinsiz davranışlarda bulunmasına yol açar.

Ancak, bazı çocukların doğuştan hareketlilik düzeyleri yüksektir. Dolayısıyla her hareketlilik hiperaktivite olarak görülmemelidir. Normal çocukların hareketliliği ile hiperaktiviteyi (aşırı hareketliliği) birbirinden ayırmak için şu temel kriterlerden yararlanılmaktadır:

1- Hareketli çocukların davranışları uyumluluk ve sürekliliğe sahiptir. Hiperaktif çocukların davranışları ise uyumsuz ve değişkendir.
2- Hareketli çocukların hareketleri belirli bir hedefe, amaca yöneliktir. Hiperaktif çocukların hareketleri kontrolsüzdür, hedefsizdir.
3- İçinde bulunulan ortam sessizlik, dikkat gibi sınırlamalar getiriyorsa, hareketli çocukların hareketliliği azalır ve ortama büyük ölçüde uyum sağlarlar. Hiperaktif çocukların ise hareketliliği daha da artar.
4- Hareketli çocukların hareketlilikleri stresli durumlarda artar. Hiperaktif çocukların hareketliliği stresli durumlarda azalır.

Ayrıca, burada bir kısmını sayacağımız başka bazı sorunların olup olmadığı dikkatle incelenmeden kişiye hiperaktivite tanısı konulmamalıdır. Örneğin, şeker hastalığı, alerji ve solunum rahatsızlıkları, hafif epileptik nöbetler gibi nörolojik bozukluklar dikkat eksikliği oluşturabilir. Ya da stres, depresyon, kaygı gibi psikolojik sorunlar DEHB benzeri belirtiler yaratabilir. Gene, işitme ve görme kusurları, yaygın gelişimsel bozukluk, kurşun zehirlenmesi, ilaçların yan etkileri, demir eksikliği anemisi, tiroit bozuklukları dürtü kontrolünü azaltır, aşırı hareketliliğe ve davranış sorunlarına neden olabilir.

Kaynakça:
-Michael Fitzgerald, Mark Bellgrove, Michael Gill: “Handbook of Attention Deficit Hyperactivity Disorder”, John Wiley & Sons, 2007.
-Eyüp Sabri Ercan: “Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu”, Doğan Kitap, 2008.

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu