Her Yaş İçin Spor ve Fiziksel Aktivite

3392_spor2

Günümüzde gerek yarışmak için (spor) gerekse de sağlıklı kalmak için yapılan bedensel (fiziksel aktivite) önemi her geçen gün artmaktadır. Spor karşılaşmalarının yarışma amacıyla, fiziksel aktivitelerinde sağlıklı kalmak amacıyla çok küçük yaşlardan beri bir hayat tarzına dönüştüren insanlarda sporun olum etkileri çok fazla görülmektedir. Spor bilimlerinde pek çok çalışmayla kanıtlanmıştır.

Yürüyen merdivenler, otomobil kullanımı, televizyon, bilgisayar insanları hareketsizliğe yönlendirmektedir.Yüksek oranda tek yönlü beslenme(fastfood) alışkanlıkları ve sigara kullanımı Kuzey Amerika gibi gelişmiş toplumlarda yaygınlaşmaktadır. Bahsi geçen nedenlerle gelişmiş ülkelerde yaygınlaşmaktadır. Amerikada 1950-1996 yılları arasında kalp-damar hastalıklarında ölüm oranının %55 azalması önleme ve tedavi yaklaşımlarının başarısını göstermektedir. Bu azalmaya rağmen, kalp-damar hastalıkları ABD’de tüm ölüm nedenlerinin %41’inde sorumludur.

Sağlık harcamalarında bu hastalıklar ön sırayı almaktadır. Ülkemizde kalp krizinden kaynaklı ölüm oranlarının tüm ölümler içerisinde %43’le başta gelmekle beraber, toplumumuzda koroner kalp hastalıklarında ölüm oranı 45-74 yaş arası, bu durumun diğer Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında, en yüksek seviyelerde olduğunu görmekteyiz.

3392_spor4

Türkiyede 2010’da kalp hastası sayısının 3.4 milyon olduğu, bu hastalık nedeniyle yaşamını kaybedenlerin sayısının ise 250.000’i aşacağı tahmin edilmektedir.

Spor ve fiziksel aktivitenin arttırılması, doğru beslenme uygulanması ve sigara içiminin azaltılması şeklindeki, hayat tarzı değişikliklerinin olması için ABD’de seferberlikler başlatılmış, etkilide olmuş ancak katılım oranı %30’u geçememiştir. Bizim ülkemizde ise fiziksel aktiviteye katkılım oranı haftada 3 gün ve her defasında 3 dakika egzersiz yapma kriteri kullanıldığında %3.5 olarak saptanmıştır. Diğer bir çalışma hastalık riskinin en az olduğu dönem 20-29 yaş grubunda %28 spor ve fiziksel aktivite yapan oranı saptanırken, hastalanma riskinin gittikçe arttığı 30-39 yaş, 40-49 yaş, 50-59 yaş, 60-69 yaş, ve 70 yaş üzeri gruplarda bu oran git gide %2-6’lara inmektedir.

Fiziksel aktivitenin kalp-damar hastalıklarından koruyucu etkisi açık olarak gösterilmiştir. Özellikle son 20-30 yılda farklı ve büyük sayıdaki insan topluluklarında yapılan tarama çalışmalarında da bu kanıtlanmıştır. Spor ve fiziksel aktiviteler halk arasında kemik erimesi olarak adlandırılan “osteoporoz” hastalığının önlenmesi ve tedavisinde, bazı psikolojik sorunların ( depresyon, anksiyete gibi psikolojik sorunların giderilmesinde, Bazı kanser türlerinin (kolon ve meme kanseri) önlenmesinde rol oynadığı ortaya konulmuştur.

3392_spor

Orta yaşlarda maddi yönden rahatlayan, akşamları içkili yerlere sosyal amaçlı olarak sık gitmeye başlayan ve spor alışkanlığını da bırakan kişilerde bir süre sonra karın bölgesinde yağlanmaya, trigliserid artışı, hipertansiyon, insülin direnci gibi belirtilerle kendini belli eden “ Metabolik Sendrom” durumu oluşmaktadır. İlk etapta hastalık olarak görülmeyen bu durum düzenli egzersizle ve erken teşhisle normale döndürülebilir. Ancak uzun süre bu durum fark edilmez ve yaşam tarzı değiştirilmezse eğer kalıcı ve önemli hastalıklar sebebiyet verebilir.

Çocuk yaşlarda kazanılan egzersiz alışkanlığının da yetişkinlikte de devam ettirilmesi gerekir. Ne kadar uzun süre spor yapmış olursanız olun, sporla bedeninizde oluşan olumlu fonksiyonel durumlar 4-8 hafta içerisinde geri eski düzeylerine döner.

Yaşlılık döneminde ( 65 ve üzeri) sürdürülen spor ve fiziksel aktiviteler yaşla oluşan işlevsel gerilemeleri yavaşlatmakta, dayanıklılık, kuvvet gibi durumları düzenlemekte yaşlının kendi yaşıtların göre daha sağlıklı ve kuvvetli olmasını sağlamaktadır.

Sporu ve fiziksel aktiviteleri; yaşamımızın her döneminde sağlığımızın korunması ve geliştirilmesinde çok büyük etkileri nedeniyle, çocukluk döneminden başlayarak hayat boyu sürdürülmesi gereken ve kuralları olan bedensel hareketler olarak görmemiz gerekir.

Yazar: Duygu Zafar