Tiroit bezi dediğimiz iç salgı bezi, gırtlağın önünde bulunur. Kelebek şekline benzer. Yutkunmakla hareket eder. Tiroit bezinden hormon salınımı beyin tarafından salgılanan TSH hormonu ile kontrol edilir. T3 ve T4 hormonları tiroit bezinden salgılanır. Yapısında iyot ve protein bulunmaktadır. T4 hormonu daha fazla salgılanır. İhtiyaç halinde özellikle karaciğer ve diğer organlarda T3 hormonuna dönüşür. Bu hormonlar kanda proteine bağlı olarak bulunur, çok azı serbest dolaşır. Serbest dolaşan hormon, hücrelere girerek etki gösterir. Tiroit hormonları ile metabolizma düzenlenir. Tiroit bezi, vücudun iç termostatıdır. Vücutta kalori yakımı ve metabolizma hızını kontrol eden hormonları düzenler. Kemik gelişimi, cinsel organların gelişimi, anne karnındaki bebeğin büyümesi üzerine olumlu etkileri vardır. İştah, vücut ağırlığı, kan yağları, enerji üretimi tiroit hormonları tarafından kontrol edilir.

Hipotiroidide tiroit bezi az çalışır ve tiroit hormonları az üretilir. Kadınlarda ve ilerleyen yaşlarda daha sık görülür.
En sık sebebi iyot eksikliğidir. Hashimoto hastalığı da hipotiroidiye neden olur. Hashimoto hastalığı bağışıklık sistemi hastalığıdır. Önce guatr görülür, ardından hipotiroidi gelişir. Tiroit bezi iltihabı, tiroit bezi ameliyatı, doğuştan tiroit bezi yokluğu, boyun bölgesine ışın tedavisi, radyoaktif iyot tedavisi, hipofiz bezi hastalıkları hipotiroidi nedenidir. Selenyum eksikliği, pillerde bulunan kadmiyum zehirlenmesi, bazı ilaçlar (kanserde kullanılan tirozin kinaz inhibitörleri, cordarone, interferon ve lityum gibi) hipotiroidiye sebep olur. Bazı gıdaların sık tüketilmesi de yatkın kişilerde hipotiroidi geliştirebilir. Guatrojenik gıdalar lahana, turp, şalgam, brokoli, karnabahar, Brüksel lahanası ile hardal otudur.
Ailede hipotiroidi olanlar, şeker hastalığı, kansızlık, kolesterol yüksekliğinde daha sık karşımıza çıkmaktadır.

BULGU, BELİRTİ VE YAKINMALAR
Yorgunluk, halsizlik, enerji azalması, hareketlerde yavaşlama, unutkanlık, depresyon, çok uyuma, soğuğa hassasiyet, kuru deri ve buna bağlı kaşıntı, saç dökülmesi, kuru saç, şişkin yüz, tırnak kırılması, kilo alma, kilo verememe, kabızlık, göz altlarının şişmesi, ödem, adet düzensizlikleri, aşırı adet kanaması, ses kalınlaşması, guatr, nabız sayısının azalması, cinsel istek azlığı, kısırlık gibi belirtiler olur. Bu belirtilerden birkaçı ya da tamamı olabilir. Çok nadir olarak miksödem koması gelişebilir. Miksödem koması, uzun süren hipotiroidilerde ve özellikle yaşlılarda ortaya çıkar. Vücut ısısının düşüldüğü, ödemler, kalp ve akciğerde sıvı birikmesi, nefes darlığı, koma görülür. Ölümcüldür.
Bebeklerde zeka geriliği ve boy kısalığı gelişir. Yeni doğan bebeklerde hipotiroidi taraması yapılmalıdır.
Yapılan kan tahlilinde T3 ve T4 tiroit hormon değerleri düşük çıkar. Yetersiz çalışan tiroit bezini çalışması için uyaran TSH ise yüksek bulunur. Hashimoto hastalığında ise anti-TPO antikoru saptanır.

TIBBİ TEDAVİ

Diyette yeterli iyot olması sağlanmalıdır. Tiroit hormon ilacı levotiroksin verilir. Tiroit hormonları seviyesine göre doz ayarlaması yapılır. Hipofiroidi tedavisinde tansiyon yükselmesi, çarpıntı, titreme, bulantı, sinirlilik, alerji, adet değişiklikleri, boyun ve yüz şişmesi gibi yan etkiler oluşabilir.

DİYET DEĞİŞİKLİKLERİ

Besinlerle alınan iyot, çinko, B, C ve E vitamini tiroit fonksiyonu için önemlidir. Bu nedenle dengeli ve yeterli beslenme büyük önem taşımaktadır. Tiroit için önemli olan B, C ve E vitaminlerini bol miktarda içeren taze meyve, sebze, avokado, kümes hayvanları, tam tahıl ve yumurta tüketilmelidir.
Şeker, işlenmiş karbonhidrat içeren gıdalar kan şekeri dengesizliğine ve böbrek üstü bezlerinin stresine neden olarak dengeyi daha da bozabilir. Böbrek üstü bezleri, aktif tiroit hormonunun oluşmasına katkı sağladığı için önemli olup bu tür gıdalardan uzak durulmalıdır.
Çeşitli kimyasalları içeren işlenmiş gıdalarda tiroit fonksiyonunu destekleyen kimyasalların azalması nedeni ile tüketilmemelidir.
Guatr oluşumuna neden olan soya, tatlı patates, darı, şalgam, kabak, brokoli, brüksel lahanası, lahana, turp, şalgam, fıstık, çam fıstığı ve hardal gibi gıdalar yoğun olarak tüketilmemelidir. Lahananın pişirilmesi bu etkisini engeller, pişirilerek tüketilebilir.
İyottan zengin kahverengi deniz yosunu (fucus vesiculosus veya bladderwrack) kelp, kombu, kırmızı deniz yosunu, pazı, organik biftek, organik yumurta sarısı, susam tohumu, tereyağı, enginar, soğan, sarımsak, kuruyemiş ve çekirdek gibi gıdalar, aşırıya kaçılmaması şartıyla beslenmede bulunmalıdır. Özellikle hamile veya emziren kadınların yetersiz iyot alımından olduğu kadar aşırı iyot alımından da sakınmaları gereklidir. Dengeli beslenenlerde iyot eksikliği nadirdir. Yüksek oranda iyot içeren gıdaların düzenli olarak aşırı tüketilmesi de bebekte hipotiroidi gelişmesine neden olabilmektedir.

YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ

Egzersiz, tiroidi yetersiz çalışanlarda yararlı olup tiroit bezinin çalışmasını uyarır. Haftada 3-5 defa en az yirmişer dakikalık yürüyüş, yüzme, koşma veya bisiklete binme gibi egzersizler yararlıdır. Egzersiz ayrıca kabızlık sorununa karşı da çok yararlıdır.
Bazı kimyasal maddeler tiroit bezinin çalışmasını bozabilir. Kurşun zehirlenmesi olan pirinç dökümhanesinde çalışanlarda aynı zamanda hipotiroidi gelişebilmektedir. Bu insanların çoğunda depresyon, yorgunluk, hafızada zayıflama ve kabızlık gibi yakınmalar bulunmaktadır. Bifenil ve karbon disülfid gibi kimyasallara mesleki nedenle maruz kalınması da tiroit bezinin çalışmasını bozmaktadır. Bu durumda işyeri güvenliğine dikkat edilmesi gerekmektedir.

ÖNERİLEN BESİN TAKVİYELERİ

• İyot: Tiroit hormonunun yapılması için gerekli mineraldir. Tiroit hormonları vücutta iyot ve tirozin aminoasididinden sentezlenmektedir. İyot yetersizliği guatra ve hipotiroidiye neden olur. Uzun süren şiddetli iyot yetersizliğinde miksödem, zeka geriliği ve cücelik gibi daha ağır tablolar görülür. Gelişmiş ülkelerde tuzlara iyot karıştırılarak iyot eksikliğinin önüne geçilmektedir. Fakat aşırı iyot alınması da bazı yan etkilere neden olur. İyot fazlalığında da hipotiroidi olabileceği gibi tiroit bezinin aşırı çalışmasına bağlı hipertiroidi görülebilir. İyot kaynakları iyotlu tuz, su, süt, deniz ürünleri, kırmızı et, gıda takviyeleri, deniz yosunudur. 118 ülkede 1.5 milyar kişinin iyot eksikliği riski taşıdığı bilinmektedir. Besinler yoluyla veya takviye olarak alınan iyot miktarının günlük 600 mikrogramı aşmaması gereklidir. İyot eksikliğinde, hekim takviyesi ve kontrolünde günde 150 mikrogram iyot takviyesi önerilmektedir.
• Tirozin: Tiroit hormonu sentezinde yer alan aminoasit yapısındaki bu bileşikten günde 2 kez 500 mg alınması önerilir.
• Multivitamin ve mineral kompleksi: A, C, E ve B kompleks vitamini, tiroit hormon sentezi için gerekli besinsel öğelerdir.
• Hipotiroidi tanısı konulmuş olan hastaların beta karoteni A vitaminine dönüştüremediği gözlenmiştir. Bu nedenle günde 5.000- 10.000 IU A vitamini takviyesi önerilir.
• B3 vitamini (niasin): Takviyesi, tiroit hormonlarının seviyesini azaltabilir. Bir yıldan daha uzun süre ile B3 vitamini kullanımı tiroit hormonlarını oldukça azaltmıştır. B3 vitamini takviyesi kesildiğinde tiroit seviyelerini normale döndüğü gözlenmiştir.
• Çinko, bakır ve selenyum: T4’ü, T3’e dönüştüren iyodotironin iyodinaz enziminin kofaktörüdür. Selenyum elementi T4’ten T’3’e dönüşüm için gerekli olan mineraldir. Selenyum eksikliği olan kişilerde T4 ve TSH düzeyleri yüksektir. Günde 200-400 mikrogram selenyum takviyesi, 1-2.5 mg bakır takviyesi ile 1-3 gram C vitamini ve 200-400 IU E vitamini T4 ve TSH seviyelerini normal seviyelere düşürmede etkili bulunmuştur.
• Çinko: E vitamini ve A vitamini tiroit hormonu üretiminde rol almaktadır. Bu besin öğelerinin herhangi birinin eksikliğinde aktif tiroit hormonu düzeyleri düşük seviyelerde kalır. Yaşlılıkta hipotiroidizm gibi çinko eksikliği de yaygındır. Eksikliği olanlara günde 20-30 mg çinko takviyesinin tiroksin seviyelerini artırmaya destek olduğu bilinmektedir. Hashimato otoimmün tiroidi olan hastalara ise günde 200 mg selenyum takviyesi önerilmektedir.
• İyot kaynağı olarak balık ve deniz yosunlarından yararlanılır. Bakır kaynağı olarak, karaciğer, yumurta, fasulye ve fındık, fıstık gibi kuru yemişler ve Çinko kaynağı olarak da tavuk eti, kırmızı et, ıspanak, istiridye ve yulaf ezmesi önerilmektedir.

ÖNERİLEN BİTKİSEL İÇERİKLİ TAKVİYELER

• Guggul zamkı: Commiphora mukul bitkisinin reçinesinde bulunan steroidal yapılı bileşikler (gugulsteronlar) T3 tiroit hormonu üretimini artırabilir. Günde 3 kez 25 mg gugulsteron alımı önerilir.
• Aşvaganda: Yalancı güvey feneri veya karga gözü olarak bilinen Withania somnifera bitkisinin kökleridir. Tiroit fonksiyonunu desteklemeye ve stresi azaltmaya yardımcı olan bu drogun ekstresinden günde 3 kez 500 mg alınması önerilir.
• Kahverengi deniz yosunu (Fucus vesiculosis, bladderwrack): Yüksek oranda iyot içeren kahverengi deniz yosunu metabolizmanın hızlandırılmasında, aşırı kilonun verilerek zayıflama elde edilmesinde, karaciğer yağlanmasında, kalp ve damar sağlığında yararlanılır. İyot eksikliğine bağlı olarak gekişen hipotiroidide klinik çalışması bulunmamaktadır. Kahverengi deniz yosunu ekstraktı içeren ürünün doktor önerisine göre günde 1 kapsül, tercihen zeytin yağlı yemek-salata yerken kullanımı önerilir.
• Gülotu kökü (Rhodiola rosea): Hipotiroidi hastalarında görülen başlıca şikayetler arasında depresyon ve yorgunluk hissi yer almaktadır. Sinir sistemini uyarmaya, depresyonu azaltmaya ve yorgunluğu gidermeye yardımcı olan Rhodiola bitkisinin hipotiroidizm vakalarında şikayetlerin hafiflemesinde yararlı olabileceği bildirilmektedir.
• Ayrıca antioksidanlar yanında zerdeçal ve zencefil gibi baharatlar da hipotiroid hastalarında yararlı etki sağlamaktadır.

Yazar: Enes Eker

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here