İktisadın Yöntemi

İktisat sosyal bilim olmasına rağmen iktisatta matematiksel yöntemler kullanılmaktadır. İktisatta mantık ve gerçeklere göre önermelerde bulunulur. Araştırmalarda iktisadi sistemlerin çalışma ilkeleri tespit edilmeye çalışılır. İlkelerin araştırılması sürecinde başa bilimlerdeki yöntemler de kullanılır. İktisadi araştırma yöntemi kısaca; “gerçekleri toplama, teori oluşturup test etme, iktisat politikaları oluşturma” şeklinde formüle edilir.

Betimleyici İktisat: İktisadi analizde evvela, ekonomik sorunların tüm gerçekleri araştırılıp toplanır. Toplanan gerçekler sistematik tasnif edilir, yorumlanarak belirli ilkeler doğrultusunda genelleştirilir.

İktisadi Analiz: İktisadi veriler doğrultusunda, iktisadi davranışlar hakkında genel teori oluşturup test edilir.
Gerçekler doğrultusunda bu genellemeler, iktisadi davranış açıklamaya, gelecek olayları tahmin ve kontrol etmeye yarar.

İktisadi teori oluşturup test etmede bilimsel bir süreç izlenir. Evvela ekonomik olay seçilir, olayın önemli değişkenleri belirlenir. Mesela; firmaların kar maksimizasyonu yöntemi araştırılırken, maliyet değişkeni temelinde araştırma yapılır, maliyet minimizasyonu ve kar maksimizasyonu araştırılır. Sonra, model başlangıç varsayım ve hipotezleri ifade edilir. Farklı sorulara cevap için farklı varsayımlar yapılır. Varsayımlarda en büyük yardımcı betimleyici iktisattır. Varsayımlarla, basitleştirilen model hipotezle test edilir. Hipotez, iki değişken arasında ilişkinin varlığını belirleyen koşullu önermedir. Mesela; bir malın fiyatlandırılışını açıklayalım. Başlangıç varsayımları:

* Alıcılar arasında, satıcılar arasında ve alıcılarla satıcılar arasında yoğun fiyat rekabeti vardır.
* Fiyat düştükçe talep artar
* Fiyat yükseldikçe arz artar

Arz ve talep, fiyat değişimine karşın farklı yönlerde değiştiği için arz ve talebin eşitlendiği noktada denge fiyatı oluştuğu, başka denge fiyat olamayacağı kabul edilir. Denge fiyatından farklı fiyat belirlendiğinde ne olacağı belirlenir. Bu şekilde denge fiyatı oluşum teorisi geliştirilir.

Teori oluşturduktan sonra, öngörüler gerçek hayatla karşılaştırılır. Mesela; Antalya’da ağır donma olayı ardından bir ay içinde portakal fiyatlarının artacağı öngörüldüğünde, gerçekten öyle olursa, teorinin gerçek olayla kanıtlandığı söylenir. Artık teorinin yakından izlenmesiyle yetinilir. Aksine, öngörü gerçeğe uymazsa teori düzenlenir veya yeni teori oluşturulur. Bu halde model varsayımları geliştirilerek gerçek hayata uyarlanabilir.

Teori oluşturulup test edildikten sonra, iktisat politikaları oluşturulur. Politikalar, iktisadi sorunların çözümü veya önlenmesi amaçlı olabilir. İktisat politikalarına uygulamalı iktisat da denir.
İktisadi sorun çözümü veya iktisadi sistem işleyişine ilişkin genel ilkelerin türetiminde tümevarım ve tümdengelim yöntemleri kullanılır.

Tümevarım: Gerçekler toplanarak araştırmaya başlanır. Toplanan gerçekler sistematik sınıflandırılır. Gerçekler arasında nedensel ilişki bulunup bulunmadığı araştırılır. Yani gerçeklerden yola çıkıp teoriye ulaşılır. Mesela; ilkbaharda yumurta fiyatlarının düştüğü varsayılırsa, yumurta üretiminin dönem içi artışı düşünülebilir. Bu iki gözlemden yola çıkarak yumurta fiyatlarının diğer faktörleri sabitken, yumurta üretim artışının yumurta fiyatlarını düşürdüğü belirlenebilir.

Tümdengelim: Teori oluşturmayla analize başlanır. İktisadi olayla ilgili olduğu tahmin edilen değişkenler seçilerek, diğerleri sabit varsayılarak değişkenlerde olabilecek değişimlerin etkileri analiz edilir. Mesela; bir malın fiyatı düştüğünde daha fazla satın alınacağı önermesinin geçerliliği, malın satın alınmasının diğer faktörleri sabit varsayılarak araştırılır. Böylece, sonuçtan yola çıkarak nedenleri tespit edilmeye çalışılır.

Nasıl bina maketleri binaların küçültülüp basitleştirilmişiyse, iktisadi modeller de iktisadın tamamı veya bir kısmının özetlenip basitleştirilmişidir. İktisat fiziki kavramlardan çok daha karmaşıktır. Dolayısıyla iktisadi modeller, gerçek iktisadi hayatın çok daha basitleştirilip özetlenmişidir. Basitleştirilmemiş modeller daima yararsızdır.

Kaynakça:
Anadolu Üniversitesi – İktisada Giriş – 2008

Yazar: Halil İbrahim Arik