Infertilite Nedir? Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Normal şartlarda doğurgan çiftlerde yeterli sayıda ilişkide bulunulması halinde kadının her ay gebe kalma ihtimali % 25 civarında olduğu bilinmektedir. Ancak bu oran bir yıl sonunda % 85, iki yılın sonunda ise % 90’’lara kadar çıkmaktadır.

Hamilelik, esasında kolay elde edilen bir durum gibi görünse de, oldukça karmaşık bir dizi olayın ahenk içinde işlemesi ile gerçekleşir. Ama bazı sağlık problemleri bu mucizevi olayın gerçekleşmesinde engel teşkil edebiliyor.

5888_infertilite-1

Bilimsel olarak gebelik isteyen çiftlerde tüm denemelere rağmen 1 yıl süreyle gebe kalınamaması durumu, infertilite (kısırlık) olarak adlandırılır. Gebe kalamamaya sebep olan sorunların erkek ve kadın arasındaki dağılımı hemen hemen eşittir. Bunun % 30’’unun kadından, % 30’unun erkekten ve kalan % 30’unun ise hem erkekten hem de kadından kaynaklanan sorunlar olduğuna işaret edilmektedir. Bununla birlikte %10’’luk kısımda infertiliteyi açıklayabilecek hiçbir neden bulunamamaktadır.

İnfertilitede Kadın Faktörü

Yumurtlama Problemleri: Kadının gebe kalmasında birincil şartlardan biri, kadının düzenli adet görüyor olmasıdır. Normal koşullarda her ay yumurtalıklardaki yumurtalardan bir tanesi gelişip büyüyerek çatlar ve yumurtlama (ovulasyon) meydana gelir. Düzensiz ve anormal yumurtlama, kısırlığı oluşturan nedenlerin %5 – %25’ini oluşturur.

Yumurtlama problemleri seyrek adet görme, hiç adet görmeme şeklinde olabileceği gibi sık adet görme şeklinde de kendini gösterebilir. En sık karşılaşılan sorun da PCOS (Polikistik Over Sendromu)’dur.

Yumurtlama düzensizliğine neden olan rahatsızlıklar arasında tiroid hastalıkları, yeme bozuklukları, aşırı kilo almak, aşırı zayıflık, obezite, hipofiz tümörleri, hiperprolaktinemi (süt hormonu yüksekliği) sayılabilir.

Woman Checking Pregnancy Test Kit

Bir kadında yumurtlamanın olmadığı ya da adet görse bile yumurtlamanın olup olmadığının tespiti için, bir takım testler yapılmaktadır. Yumurtalık rezervi ve uygulanan ilaç uyarımlarına verecekleri cevap, adetin 2. ve 3. günü yapılan hormon testleri ve ultrasonografik görüntü ile tespit edilir. Yumurtlama olmadığı tespit edilirse ilaç tedavisi ile yumurtlama sağlanabilir.

Tüplere Ait Nedenler: Hamilelik oluşabilmesi için sperm hücresinin rahim ağzı ile rahim içini geçerek tüplerden yumurtaya ulaşması ve yumurtayı döllemesi gerekmektedir. Bu nedenle tüplerin açık olması şarttır. Tüplere ait nedenler, kadına ait problemlerin %35’’lik kısmını oluşturmaktadır. Bu problemin tespiti, ilaçlı rahim filmi (HSG) ile gerçekleştirilir. Bir bozukluk varsa tanı amaçlı laparoskopi önerilebilir. Tüpler kapalı, hasar görmüş ise, bir yapışıklık bulunursa, cerrahi müdahale ile bu sorun düzeltilebilir. Buna rağmen bir sonuç alınamadıysa, çifte tüp bebek önerilebilir.

Endometriozis: Rahim içini döşeyen ve embriyonun tutunduğu endometrium adlı dokunun rahim dışında herhangi bir bölgeye yerleşmesi ile gerçekleşmesi beklenmektedir. Endometriozis sıklıkla pelvis bölgesinde yani karnın rahim ve yumurtalıkların bulunduğu kısmında görülür.
Endometriozis hastalığının oluşum nedeni tam olarak binmese de genetik faktörler üzerinde durulmaktadır. Daha çok üreme çağındaki kadınlarda görülen bir rahatsızlıktır ve bu rahatsızlığın görülme sıklığı %10 civarındadır.

Daha çok şiddetli ağrı ile seyreden adet kanamaları, cinsel münasebet sonrası ağrı, kronik pelvik ya da bel ağrılarının belirti verdiği gibi hiçbir belirti vermemesi de imkan dahilindedir.

Kan testleri sonucunda ve ultrasonografik değerlendirmelerle saptanması mümkün olurken, kesin tanı operasyonla çıkarılan kitlenin biyopsisi ile mümkündür.

Yaş Faktörü: Kadınlarda yaş ilerledikçe doğurganlığın azalmasına bağlı olarak gebelik şansı da giderek azalmaktadır. Hatta 40 yaş üzeri bayanlarda gebe kalma şansı giderek %10’’un altına inebilmektedir. Bu sebeple de kadınların istemeleri durumunda gebelik olayını fazla geciktirmemeleri önerilir.

İnfertilitede Erkek Faktörü

Erkeğe bağlı kısırlıkta erkeğin değerlendirilmesi, üroloji uzmanı tarafından yapılır. Problemin tespitinde sperm tahlili(spermiogram) ve kruger sonucu bize spermin sayısı, morfolojik görüntüsü (yapısı) ve hareketi hakkında bilgi verecektir. Semen analizi diye bilinen sperm testinde erkeğin 3-5 günlük cinsel perhizli olması yeterlidir. Semen analizi normal ise erkeğin fertil olduğu kabul edilir. Fakat semen analizinde değerlerde bir problem tespit edilirse, test en az 2 kez 3 hafta arayla tekrarlanmalı ve anormalliğin devamlı olup olmadığına bakılmalıdır. Semen analizi en önemli infertilite testidir.

5888_infertilite-3

Dünya Sağlık Örgütü kriterlerine göre semen analizinin normal kabul edilebilmesi için hacminin en az 2 ml, sperm sayısının ml’’de en az 20 milyon olması, spermlerin en az %50’’sinin hareketli ve %70’’inin şeklinin normal olması gerekmektedir. Şekil bozukluğu açısından daha detaylı bir inceleme olan özel boyama tekniğine dayanan Kruger Testi’nde morfolojinin %14 ve üzerinde olması beklenir.

Semende Hiç Sperm Olmaması Durumu (Azoospermi): Azoospermi durumunda meni vardır ancak menide hiç canlı sperm yoktur. Bu durum ya testislerde sperm üretiminin olmaması ya da taşıyıcı kanalların doğuştan yokluğu veya tıkanıklığı ile gerçekleşebilmektedir. Bu gibi durumlarda tespit edilen sorun genelde ameliyat tedavisi ile düzeltilir. Tıkanıklık sebebi hormonal sebeplerden kaynaklanıyorsa sebebe yönelik ilaç tedavisi uygulanır. Ancak sebep sperm üretimindeki problemden kaynaklanıyorsa çare testis biyopsisi ile sperm aramaktadır. (MikroTESE)

Hormonal Nedenler: Beynin alt kısmında bulunan hipofiz bezi FSH ve LH hormonlarını salgılamaktadır. Bu durumda hormonların testislerden sperm üretmesi ve erkeklik hormonu olan testesteronun salgılanmasını uyarır. Bu değerlerde karşılaşılan bir sorun testislerde sperm üretim bozukluğuna işaret eder.

Varikosel: Varikosel, testisi çepeçevre saran toplardamarların genişlemesi ile oluşan bir damar anomalisidir. Varikosel, yumurtadan bacağa yayılan ağrı ve sıcak ortamda torbada belirginleşen kıvrımlı damar yapısı ile fark edilebileceği gibi sadece kısırlık muayenesinde yapılan tetkiklerde el muayenesiyle de teşhis edilebilir.

Varikosel tek başına bir problem teşkil etmez. Kişide ağrı problemi yoksa ve çocuk sahibi ise tedavi gerektirmez.

Varikosel saptananlarda ilk olarak ilaç tedavisi veya tüp bebek uygulaması doğru bir tutum değildir. Varikosel tanısı konan kişiye kısırlık sorunundan dolayı genellikle mikrocerrahi varikosel ameliyatı önerilir. Bunun sonucunda spermiogram testinde %80 üzerinde başarı sağlanırsa başka bir tedavi gerektirmeden çiftin çocuk sahibi olması beklenir.

Bilinmeyen İnfertilite: Bazı çiftlerde yapılan tüm tetkiklere rağmen hiçbir sorun bulunamamaktadır. Bu durum bilinmeyen infertilite olarak adlandırılır. Çocuk sahibi olamayan %10’’luk kısım bu sorunla karşı karşıyadır. Bu tip durumlarda çifte öncelikle aşılama tedavisi uygulanır. Aşılama tedavisi birkaç kere tekrarlandıktan sonra, çiftin onayı da alınarak tüp bebek tedavisine geçilir.

Kaynakça:
http://www.saglikbilgisi.gen.tr
http://www.volkandede.com

Yazar: Baki Erdoğan