İnsanlar İçin En Tehlikeli 10 Deniz Canlısı

Aslında dünya üzerinde en tehlikeli tür olarak insanları sayabiliriz. Çünkü iklim değişikliğini tetiklemekten geliştirmiş olduğumuz kitle imha silahlarına ve ormanları nerede ise yok etme noktasına getirmemize kadar yaptığımız her şey bizim ne kadar tehlikeli olduğumuzu ortaya koyan unsurlar.

Ancak dünya üzerinde bazı hayvan türleri var ki onlarla karşılaştığımızda hayatta kalma şansımız ne yazık ki sıfırdır. Denizler bizim en zayıf noktamız. Bu sebepledir ki orada karşımıza çıkan dişler, zehirler veya iğneler bizim hayatımızı çok kolay bir şekilde tehdit edebiliyor.

Denizde yaşayan ve insanlar için en tehlikeli canlılar sınıfında olan bu hayvanlara kısaca bakalım;

10. Deniz Yılanı

Eğer karadaki yılanların insanlar için tehlikeli olduğunu düşünüyorsanız demek ki deniz yılanları hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz demektir. Deniz yılanları için genellikle avını ısırıp zehrini enjekte etmesi nadir rastlanan bir durum olsa da böyle bir durum ciddi anlamda korkunçtur.

Deniz yılanı ısırdığında, çok az miktarda zehir enjekte eder. Zehrin etkisi kendini ilk başta göstermez ancak bir saat içerisinde baş ağrısı, dilde şişme ve kusma etkileri görülmeye başlanır. Daha sonrasında ise zehir daha şiddetli vücuda saldırır ve kaslarda ileri derecede felç görülür.

Üç ile sekiz saat içerisinde miyoglobin kanda görülmesi nedeni ile kaslarda bozulmalar başlar, bu da böbrek yetmezliğine yol açar. Eğer tedavi edilmez ise altı ile on iki saat içerisinde şiddetli hiperkalsemi sebebi ile kalp krizine neden olur ve bazen de bu durum ölüm ile sonuçlanır.

9.Baraküda

Baraküda, hızlı, şiddetli ve yüksek yaralama kapasitesine sahip bir su altı şeytanıdır. Baraküdanın keskin kenarlı dişleri ve bir yılan benzeri uzun bir vücudu vardır. Dişleri piranha dişleri ile aynı şekildedir. Yaklaşık olarak 2 metreye kadar büyüyebilir. Çok hızlı yüzebilir şöyle ki avını yakalamak için 45 km civarında bir hızla yüzebilir.

Baraküda ağırlıkla sinirlere ve kan damarlarına zarar verebilecek keskin dişlere sahiptir. İnsanlarla çok sık karşılaşmazlar, ancak olası bir durumda ortaya çok kanlı bir çatışma çıkacaktır. Baraküda insan vücudunu ısırdığında parça koparma yeteneğine sahiptir.
Eğer hala korkmadı iseniz şunu da belirtelim ki bazı baraküdaların etlerinde halüsinasyon etkisi yanı sıra sayısız yan etkisi gösterecek toksinler de bulunur.

8.Müren

Mürenler okyanuslarda yada tuzlu sularda yaşayan deniz canlılarıdır. Mümkün olduğunca insanlar ile temastan kaçınan nispeten utangaç canlılar diyebiliriz.

Ancak yeterince tehdit edildiklerinde ciddi bir tehlike yaratabilirler. Mürenlerin ağızlarında yaşayan bakteriler avlarında enfekte yara olmasına neden olurlar. Mürenlerin görüşü zayıf olmasına rağmen çok iyi koku alırlar. Bir çok dalgıç elle müren beslerken parmaklarını kaybettiği de bilinmektedir.

7. Taş Balığı

Bu küçük balık ileri derecede kamuflaj yeteneğine sahiptir. Etrafındaki yırtıcılardan taşa benzeyen olağanüstü görünümü yardımı ile saklanır. Ancak yanlışlıkla üzerine çıplak ayak ile basıldığında kolayca vücuda nüfuz eden dikenleri bulunmaktadır.

Taş balığı sokmaları genellikle üzerilerine basılması sebebi ile ortaya çıkarken sıkıştırıldığı durumda sokması az rastlanır. Sokma sonrasında ciddi bir ağrı, siyanoz ve ödem oluşur. Ağrılar 30 ile 90 dakika arasında çok fazlalaşır ancak 6 ile 12 saat arası bir süre sonra geçer. Bazen de karın ağrısı, kusma, nöbet, hipertansiyon yanı sıra konjestif kalp ve solunum yetmezliği de görülebilir. Genellikle yaraların iyileşmesi çok uzun sürer.

6. Vatoz

Bakıldığında oldukça pasif gibi görünseler bile hafife alınmayacak bir canlıdır. Vatoz keskin kuyruğu ve dikenleri ile ciddi zararlar verebilir.
Vatoz kuyruğunu kamçı şeklinde kullanarak zehrini salar. Ayrıca keskin olan kuyruğu ile vücutta çok ciddi yaralar ortaya çıkartabilir. Vatozun dikeni batması sonrasında 30 ile 90 dakika sonra çok şiddetli ağrılar ile ödem oluşur. Yarada şişme, eritem ile siyanoz ortaya çıkar. Yara sonrasında ortaya çıkan hafif bulguları halsizlik, bulantı, kusma, baş ağrısı ve kramp şeklinde sayabiliriz. Ancak vertigo, hipotansiyon, distrimi, senkop gibi ciddi bulgularda görülebilir.

Vatozun ölümcüllüğü, 2006 senesinde vahşi yaşam uzmanı ve televizyon sunucusu Steve Irwin’in bir belgesel çalışması sırasında vatozlar ile yüzerken dikenli bir vatozun göğsünden sokması nedeni ile ölmesi sonrasında kendini kanıtlamıştır.

5.Kaplan Köpekbalığı

Deniz kaplanı olarak da anılan bu büyük köpekbalığının menüsünde balıklar, ahtapotlar, kuşlar, kalamarlar, yunuslar, kaplumbağalar yanı sıra daha küçük köpek balıkları yer alırlar.

Boğa köpekbalığı da büyük olmasına rağmen kaplan köpekbalığı daha heybetlidir. Genellikle insanları yiyecek olarak aramazlar ancak, sığ resiflerde, limanlarda veya kanallarda yani insanlarla potansiyel karşılaşacağı yerlerde insanları da menüsüne dahil edebilir.

Genellikle köpekbalıklarının insanları ısırması nadir olsa da ölümcül köpekbalığı saldırılarının büyük yüzdesinin sebebi bu canlıdır. Bu da onu su altında yaşayan en tehlikeli hayvanlardan biri haline getirir.

4. Büyük Beyaz Köpekbalığı

Yaklaşık olarak 6 metre civarına kadar büyüyerek ortalama 3 tona kadar ağırlığa ulaşabilir. Büyük beyaz köpekbalıkları avlarına mümkün oldukça çok hasar vermek amacı ile ağızları açık şekilde aşağıdan saldırırlar.

Büyük beyaz köpekbalıkları kayıtlara geçmiş ölümcül ve bilinçli köpek balıkları saldırılarının baş sorumlusudur.

3.Tuzlu Su Timsahı

Tuzlu su timsahları büyük beyaz köpekbalıklarına oranla 10 kat daha fazla ısırma kuvvetine sahip canlılardır. Büyük beyaz köpekbalıklarının aksine karada da yaşıyor olmaları onları çok daha fazla tehlikeli yapar.

Çoğu timsah gibi tuzlu su timsahları da yiyecek seçiminde tizi davranmazlar. Mevcuttaki tüm avlar onların yiyecek menüsünde yer alabilir. Geçmişteki iddialar tuzlu su timsahlarının binlerce insanın ölümünden sorumlu olduğunu ve bunların çoğunun rapor edilmediğini öne sürmektedir.

Ancak kayıtlara geçmiş en büyük öldürme vakası; ikinci dünya savaşında Japon’ların geri çekilmesi sırasında timsahla dolu nehri geçerken 400’den fazla Japon askerini öldürmelerinden sorumlu oldukları da bilinmektedir.

2. Mavi Halkalı Ahtapot

Ölümcül bir canlı için çok sevimli bir isim değil mi? Ancak küçük olmasına rağmen 26 tane yetişkin erkeği birkaç dakikada öldürecek zehir kapasitesine sahiptir. Isırıkları küçük ve genellikle ağrısızdır. Kurban solunum yetersizliği ve felç başlayana kadar ısırıldığını fark bile etmeyebilir.

Zehirlenme mide bulantısı, kalp yetmezliği, solunum durması ve felce neden olur ve tedavi edilmez ise ölüme ile sonuçlanır. Mavi halkalı ahtapotun zehri için panzehirin henüz geliştirilmediğini göz önüne alınılırsa insanlar için en tehlikeli canlılardan biri olduğu daha iyi anlaşılır.

1.Kutu Denizanası

Denizlerdeki tehlikeler söz konusu olduğunda bazen büyüklük önemli olmamaktadır. Gezegenimizde en ölümcül ve tehlikeli canlı kutu denizanasıdır.

Zehri ile bir insanı 90 dakika gibi bir süre içerisinde rahatlıkla öldürebilir. Dokunaçlarının boyu 3 metre civarın kadar uzayabilir. Onu en tehlikeli yapan şey ise neredeyse şeffaf görünümü ile fark edilememesidir.
Kaynakça:
themost10.com/10-most-dangerous-sea-creatures/
planetdeadly.com/animals/dangerous-sea-creatures
list25.com/25-most-terrifying-deep-sea-creatures/

Yazar: Funda Ergenekon