İnsanların Su Üzerinde Kalabilmesi, Yüzebilmesi Nasıl Gerçekleşir?

Okuma Süresi: 2 Dakika  | Yazdır

Cisimlerin su üzerinde kalabilmesini sağlayan olgu yoğunluktur. Aşırı kilolu biri su üzerinde rahatça kalabilirken, zayıf bir kişi batmamak için uğraşır. Bu durumun açıklaması cisimlerin yoğunluğundadır. Ayrıca yüzme ile su üzerinde durma farklı şeylerdir. Yüzmek, insanın bir noktadan başka bir noktaya kendi iradesiyle gidebilmesi yeteneğidir. Su üzerinde kalmak ise doğuştan gelen bir özelliktir. Su üzerinde kalabilmek için de vücut yoğunluğunun, suyun yoğunluğundan daha az olması gerekir.

Suyun yoğunluğu 1 kg.’ dır. Bir insanın ortalama yoğunluğu da suyun yoğunluğundan daha azdır. Bu yüzden insan istese de suyun dibinde kalamaz. Hayvanlar için de durum aynıdır. Zayıf insanların, kaslı insanların yoğunlukları çok daha fazladır. Vücudundaki yağ oranı fazla olan insanların yoğunluğu ise daha düşüktür. Bu yüzden su üzerinde kalma olayında, zayıf olanlar ve kaslı olan insanlar su üzerinde rahatça duramazlar.

Yüzmede ise durum daha farklıdır. Daha iyi yüzebilmek için zayıf, kaslı ve uzun boylu olmak gerekir. Çünkü yüzmede önemli olan suya batmamak değildir. Önemli olan mesafe katetmektir. Dolayısıyla bu sayede su geri itilir ve vücut ileri atılır. Bu yüzden kas gücü gerekir. Hız kesilmemesi için de zayıf olunması gerekir. Çünkü su bu sayede daha az dirençle karşılaşır. Aynı zamanda tatlı su, tuzlu suya göre daha az yoğundur. Bu yüzden denizde yüzmek, havuza göre daha kolaydır.

Su üzerinde kalabilme yeteneği ile ilgili ilginç bir bilgi daha verelim. Özellikle son dönemlerde suda doğum yapılmasının arttığını görüyoruz. Bunun nedeni, demin de söylediğimiz su üzerinde kalabilmenin doğuştan gelen bir yetenek olmasıdır. Çünkü bebekler doğmadan önce anne rahminde bulunur ve bu rahimde su bulunur. Yani insanlar doğmadan önce de suyun içindedir. Bu yüzden sudaki doğum daha kolay olur. Yine bu yüzden insanlar yüzemeseler de su üzerinde kalabilirler.

Yazar: Gürkan DEMİRCİ