İnternet’in Tarihçesi

Okuma Süresi: 4 Dakika  | Yazdır

internetsSonsuz bilginin, kesintisiz sağlayıcısı internet !

İnternet hayatımıza girdiğinden bu yana istediğimiz her türlü bilgiye, istediğimiz her an, birkaç klavye tuşuna basarak ulaşabiliyoruz. Oyunlar oynayarak eğlenebiliyor, gazete okuyabiliyor, televizyon, dizi, video izleyebiliyor, kitap okuyabiliyor, yani hayata dair ne varsa birkaç tıkla yaşayabiliyoruz.

Durmadan gelişen, geliştikçe çoğalan, önüne geçilmez bu çılgınlığın ilk tohumları 1962 yılında J.C.R. Licklider’in Amerikanın en büyük üniversitelerinden biri olan  Massachusetts Institute Tecnology’de  (bundan sonra MIT diye geçecek) tartışmaya açtığı GALAKTİK AĞ kavramıyla atılmıştır.

Bu kavram; küresel olarak bağlanılmış bir sistemde isteyen herkesin herhangi bir yerden veri ve programlara ulaşabilmesini ifade etmişti. Licklider 1962 yılının Ekim ayında Amerikan askeri araştırma projesi olan İleri Savunma Araştırma Projesinin (DARPA – Defence Advanced Research Project  Agency) başına geçti. Yine MIT’te çalışan Robert Lawrance ve Thomas Merrill, 1965 yılında ilk kez bilgisayarların birbiri ile ‘’ konuşmasını ‘’ gerçekleştirmişlerdir.

1966 yılının sonlarına gelindiğinde Robert, DARPA’da çalışmaya başladı ve ARPANET isimli projeyi öneri olarak sundu. ARPANET’in temel görevleri şu başlıklar ile özetlenebilir :

  1. Uzak Makinelere Bağlanma (remote login)
  2. Dosya Aktarımı (file transfer)
  3. Elektronik Posta

Arpanet sayesinde ilk bağlantı 1969 yılında dört merkezde yapıldı ve ana bilgisayarlar arası bağlantı ile internet şekillenmeye başlamış oldu. Bu önemli olayın hemen ardından birçok merkezdeki bilgisayarlar Arpanet’in ağına katıldı. 1971 yılında Ağ Kontrol Protokolü ismi verilen bir protokol ile çalışmalar sürdü. 1972 yılında ilk elektronik posta ARPANET içinde kullanılmaya başlandı.

1971 yılında kullanılmaya başlayan Ağ kontrol protokolu yerini 1983 yılında, İletişim Kontrol Protokolü’ne devretti ( TCP/IP Transmission Control Protokol/İnternet Protokol ) bu protokol daha fazla yeniliğe olanak sağlıyordu. Bu protokol halen internet ağının ana teması olarak kullanılmaktadır.

Tüm bu gelişmeler esnasında Amerika Federal Hükümeti Savunma Bakanlığına bağlı askeri araştırma projeleri de bu üzerinde çalışılan ve geliştirilen projeleri ARPANET bünyesinde kullanıyordu. Herhangi bir savaş halinde iletişimin kesintisiz devam edebilmesini sağlayacaklardı. 1980 yılında Arpanet’ten ayrılarak kendi ağları olan MILITARY NET isimli ağlarını kurdular ve çalışmalarını bu ağ üzerinde yapmaya başladılar.

1986 yılında Amerikan bilimsel araştırma kurumu ‘’ Ulusal Bilim Kuruluşu ‘’ (NSF ), ARPANET için ülke çapında beş büyük süper bilgisayar merkezi kurulmasını içeren kapsamlı bir öneri paketi öne sürdü. ARPANET Amerikan hükümetinin sübvansiyonu ile NSFNET olarak düzenlendi. 1987 yılında yeniden düzenlediği internet yapılanması planı ile NSFNET yedi bölgesel nokta üzerinde 1.5 Mb/s (daha önce 56 Kb/s idi ) güçlü bir omurgayı işleteceğini duyurdu.

NSFNET; Micighan Eyaletindeki Üniversitelerin içinde bulunduğu organizasyon ile NSF nin yaptığı anlaşma ile NSFNET’in işletilmesine başlandı daha sonra bu organizasyona ABD’nin büyük dev bilgisayar firması IBM ve haberleşme firması MCI’ da dahil oldu.

1990 yılında NSFNET’in işletilmesine yönelik kurulan bu grup İleri Ağ Hizmetleri (ANS-Advance Network Services) olarak adlandırıldı.

1990 yılında NSFnet ile özel şirketlerin ortak işletmesi ile başlayan özelleştirme süreci, 1995 yılı mayıs ayında NSF’nin internet omurga işletmeciliğinden tamamen çekilmesi ile tamamlandı.

1995 yılından itibaren ABD internet omurga işletimi tamamen özel işleticilerinin elindedir.

Ülkemiz; 1993 yılının Nisan ayında internetle tanışmıştır. 64kbit/sn hızındaki ilk bağlantı ODTÜ’de gerçekleştirildi. Bu hat uzun yıllar Türkiye’nin tek çıkış yolu olarak kullanılmış ve ilgili kişiler ülkemizdeki internet kullanımını yaygınlaştırmaya çalışmışlardır.

1996 yılında TÜRK TELEKOM’un katkılarıyla TURNET kullanılmaya başlanmış , 1997 yılında akademik merkezlerin internet bağlantısını sağlayan ULAKNET ile  güzide üniversiteler birbiri ile bağlantılı hale gelerek internet kullanmaya devam etmişlerdir. 1999 yılında ticari ağ altyapısındaki değişimlerle beraber TURNET yerini TTNET isimli yeni oluşuma devretmiştir. 2000’li yılların başından bu yana ticari kullanıcılar TTNET üzerinden internete bağlanırlarken, akademik kuruluşlar ve ilgili birimler ULAKNET ile internete bağlı bulunmaktadırlar.

Gördüğünüz gibi önü alınamaz bir hızla gelişen internet, büyüyerek çoğalmaya, çoğalarak büyümeye devam etmektedir. Yıllar öncesinde bu kadar gelişeceği insanların hayatlarına bu kadar gireceği tahmin ediliyor muydu bilinmez. Fakat internet doğru kullanıldığında insanlık için bulunmaz bir hazine bence ..