İşletme Bilimi Nedir?

İşletmelerin kuruluş, finansman, üretim faktörleri sağlama, mal-hizmet pazarlama, organizasyon, yönetim ve mali işlemlerini inceleyen bilim dalına “işletme bilimi” denir. İşletme bilimi işletmelerle en ağırlıklı ilgilenmektedir. İşletme içi ve işletmeler arası faaliyetlerle ilgili neden-sonuç ilişkilerini inceler. İşletme bilimi, olay incelemelerinde mevcut halleri deneylerle tespit eder, işletmelerin en uygun şekilde çalışmalarını sağlayacak kuralları da belirler. Temel kurallar belirlenerek işletmelerin bu kurallar kapsamında çalışmaları sağlanır.

İşletme bilimi, işletmeleri ilgilendiren olayları araştırma, açıklama, çözümleme ve sistemleştirme ve işletmelerin toplum yapısındaki yerini belirleme ile ilgilenir.

Ekonomik Sistem

İşletmeler ekonomik sistemlerin temelini meydana getirmektedir. Ekonomik sistem, ülkenin ekonomik kaynaklarının, ekonomik talepleri karşılamada, kişi ve kuruluşlar arası dağılımı temelli kurallar bütünüdür. Ekonomik sistemler, kaynakların miktar ve kontrol şekillerine göre yapılanır. Bu kaynaklar üretim faktörleri kabul edilir.

Bazı ekonomik sistemlerde üretim faktörlerini özel kişi veya kuruluşlar yönetir, diğerlerinde ise devlet yönetir. Ekonomik sistemler üretim ve dağılımda verilecek karar süreci doğrultusunda gruplandırılabilir. Planlı ekonomilerde, üretim faktörlerinin tamamı veya büyük bir kısmını devlet yönetir, üretim ve dağılım kararlarını devlet verir. Pazar ekonomilerinde ise üretim faktörlerini arz-talep dengesine göre, üretici ve tüketiciler yönetir. Planlı ve pazar ekonomileri iki kuramsal uç noktayı temsil etmektedir. Uygulamada genellikle, iki sistemin de özelliklerini taşıyan karma ekonomik sistem görülmektedir.

Üretim Öğeleri

Mal ve hizmet üretmede kullanılan temel kaynaklara üretim öğeleri denir. Klasik yaklaşımda üretim öğeleri, emek, sermaye ve doğal kaynaklardır. Günümüzde, girişimci ve teknoloji de bunlara dahil edilmiştir.

*Emek: Üretimde gereken insan kaynağıdır. Üretim yapan insanların fiziksel ve zihinsel katkılarıdır. Mesela; inşaat ustası, kas gücünü kullanır, inşaat mühendisi ise zihnini kullanır.

*Girişimci: Üretim için üretim öğelerini bir araya koyan ve üretimde risk alan kişilerdir. Temel amacı kar etmektir.

*Sermaye: Üretimde kullanılan servettir. Servet ise üretimde kullanılan para ve para karşılığı her şeydir. Hisse senedi, makine, bina gibi…

*Doğal Kaynaklar: Doğadan kazanılıp direkt veya işlenip kullanılan maddelerdir. Temel doğal kaynaklar, su, maden ve ağaçlardır. Doğa ekonomik kaynak olarak sınırlıdır. Özenle kullanılmalıdır.

*Teknoloji: Üretimde kullanılan teknik yöntemlerdir. Kişilerin üretim yeteneğini arttırmak için bilgi üretip uygulama diye de bilinir. Gelişmiş teknoloji, daha kaliteli mal ve hizmetleri daha etkin üretmeye yarar.

Gereksinim ve İstekler

Ekonomik hayatın temelinde insanların gereksinim ve istekleri vardır. Bu gereksinim ve isteklerin bazıları hayati önemlidir, insanlar bu gereksinim ve istekleri karşılanmadan yaşayamazlar. Mesela; beslenme ve konaklama temel gereksinimlerdir. Yetersizlik ve aksaklıkları toplumu çökertebilir. İnsan hayatı, temel gereksinim ve isteklerin karşılanması doğrultusunda kalite kazanır. İnsanların mutluluk, hayata bağlılık ve hayat bilinci geliştirme gereksinim ve istekleri de çoktur. İnsanlar bu gereksinim ve isteklerini de gidermeye çabalarlar.

Doğal kaynak ve insan kaynağı kıtlığı, tüm gereksinim ve isteklerin karşılanmasına manidir. Tüm toplumlarda kıt kaynaklara rağmen, gereksinim ve istek sınırsızlığı temel ekonomik sorundur. Sınırlı kaynakların dağıtılması sorunu ise ekonomik işleyişi belirler. Kıt kaynaklara göre, ekonomik yeterlilik ve etkinliği arttırmaya yoğunluk kaçınılmazdır.

Gereksinimler bir karşılanmayla tamamen giderilemez. Aynı gereksinim zaman zaman tekrarlanır ve yine karşılanması gerekir. Gereksinim ve isteklerin sürekliliği kaynakların yetersizlik nedenidir.

İnsan gereksinim ve istekleri, uygarlıkla birlikte gelişmektedir. Genellikle, teknolojik gelişmeler, gereksinim ve istek duyulan mal ve hizmetlerde de gelişme gerektirir. Ülke ekonomik gelişme seviyesi, yeni teknoloji kullanımı, küreselleşme ve yenilik uyarlama derecesi, gereksinim ve isteklerin karşılanma biçimini belirler.

1900’lü yıllardaki malların bir kısmı günümüzde yok veya yerlerine yeni mallar var. Mesela; 1900’lü yılların başlarındaki radyolar artık antikadır. Hantal yapılı ve lambalı bu radyoların yerini kibrit kutusu büyüklüğünde radyolar almıştır. Artık istenen her yerde dinlenebilen çeşitli radyolar mevcuttur. 1900’lü yılların başındaki televizyonların yerine de yeni nesil televizyonlar kullanılmaktadır.

Talep

Kişilerin gereksinim giderme amaçlı davranışları talebi gerektirmektedir. Talep, kişilerin ekonomik mal ve hizmetlere karşı istekleridir.

Talebin şartları;

*İlgili mal veya hizmete duyulan gereksinim veya istek
*Mal veya hizmete karşılık verme isteği
*Karşılığını verecek gelir seviyesi

İşletmelerin taleplere karşı, tüketici gereksinimlerini karşılayacak mal ve hizmetler sunmalarına ise arz denir. Arz ve talep, gereksinim giderme için, üretici ve tüketicilerin bir araya geldiği sistemdir.

Mal ve Hizmet

Üretim faktörleri, kişilerin gereksinim ve isteklerini karşılamak amacıyla bir arada işlendiğinde, mal veya hizmet üretilir. Mesela; şeker fabrikası şeker ve yan ürünlerini üretir, tur şirketi insanları bir yerden bir yere ulaştırır, basın işletmesi gazete basım ve dağıtımı yapar.

Mallar, gereksinim ve istekleri gideren somut ürünlerdir. Ekmek, peynir, kumaş gibi… İşletme biliminde mallar, emek ve çaba sonucu üretilen somut ürünler kabul edilir.

Serbest Mallar: Üretim çaba ve örgütlenmesi gerekmeksizin, doğada daima hazır mallardır. Hava, gün ışığı, yağmur suyu gibi…

Ekonomik Mallar: Üretim çabası ve örgütlenme gerektiren mallardır. Malların büyük çoğunluğu ekonomik mallardır. Bilgisayar, araba, konserve, masa gibi…

Hastanede ve su altında kullanılan hava ekonomik mala dönüşmüştür. Çünkü temizlik ve sıkıştırılması üretim faktörlerini gerektirir.

Tüketim Malları: Gereksinimleri doğrudan karşılayan mallardır. Son tüketicilerin talep ettikleri mallardır. Ekmek, kıyafet, buzdolabı, televizyon gibi…
Yatırım Malları: Başka mallar üretmek için kullanılan ve işlenen mallardır. Üretim makineleri, işletme binaları, hammaddeler gibi…
Bir malın tüketim veya yatırım malı olduğu her zaman tam kesin değildir. Bazı mallar hem tüketim malı hem de yatırım malı olarak kullanılabilmektedir. Mesela; un ve şeker evde yemek yapmak için tüketilebildiği gibi bisküvi fabrikasında bisküvi üretiminde de kullanılabilir.
Dayanıksız Mallar: Bir veya birkaç kullanım sonucu tükenen mallardır. Aynı gereksinimi yeniden gidermek için yeniden satın alınırlar. Mesela; gıda maddelerinin tamamı.
Dayanıklı Mallar: Gereksinim karılanınca tükenmeyen, gereksinimin her tekrarında yeniden kullanılabilen mallardır. Ancak, arıza, yıpranma, modası geçme gibi gerekçelere dayanarak yeniden satın alınmaları gerekebilir. Mesela; LCD televizyonlar çıkınca CRT televizyonun ömrü bitmeden satın alınması gibi…

Gereksinimleri karşılayan, ancak elle tutulmaz olaylara hizmet denir. Muhasebecilik, avukatlık, doktorluk, berberlik hizmet örnekleridir.
Hizmette çok sayıda temel girişim vardır. Toptan ve perakende satıcılar, bankalar, temel hizmet alanlarındaki hizmet işletmeleridir.
Bazı işletmeler ise hem mal hem hizmet işletmesidir. Mesela; basın işletmeleri hem gazete ve dergiler üretir, hem de iletişim imkanı sağlar.

Tüketim ve Tüketici

Tüketim, mal ve hizmetleri gereksinim karşılamada kullanmaktır. Mesela; ekmek yenilerek tüketilir. Tüketim kapsamı, tüketilen mal ve hizmete göre değişmektedir. Tüketim malları, ara mallar ve yatırım malları özelliklerine göre tüketilirler. Dayanıklı ve dayanıksız malların da tüketimi farklıdır.
Mal ve hizmetleri gereksinimlerini karşılamak için tüketen kişilere tüketici denir.

Son tüketiciler, kendi ve aile gereksinimlerini karşılayarak mal veya hizmet tüketen tüketicilerdir.
Endüstriyel tüketiciler, üretim ve alım-satım amaçlı satın alan tüketicilerdir.
Son tüketici ve endüstriyel tüketicilerin gereksinim duydukları mal, hizmet ve satın alma süreçleri farklıdır.

Tüketim ve Üretim İlişkisi

Herkes birer tüketicidir. Çünkü herkes yaşam sürdürmek için çeşitli mal ve hizmetler tüketmek zorundadırlar. Tüketicilik, toplum yapılarına bağlıdır.
Üreticilik, kişilerin ikinci rolüdür. Mal ve hizmet tüketebilmek için satın alma gücü gereklidir. Gereksinim ve isteklere uygun mal veya hizmet alabilmek için satın alam gücü kazanım amaçlı üreticilik gereklidir.

İşletmeler tüketim konusunda, tüketicilerin mal ve hizmetleri isteme nedenleri üzerinde dururlar. İşletmeler, çeşitli pazar koşullarında, tüketicilerin mal ve hizmet satın alma güdülerini tespit ederek bu doğrultuda üretim yaparlar.

Başarı Ölçütleri

Etkenlik, işletmelerin ekonomik başarılarının temel göstergesidir.

Teknik Etkenlik: İşletme faaliyetlerinin belirlenen niceliksel standartlara uyum derecesini gösterir. Bir işi minimum maliyetle yapmaktır.
Ekonomik Etkenlik: İşletmelerin kıt kaynakları en iyi kullanmalarıdır.
İşletme Biliminde Etkenlik: Minimum girdi ile maksimum çıktı sağlamaktır.
Verimlilik: Üretim çıktılarının fiziki niceliklerinin üretim girdilerinin fiziki niceliklerine oranıdır. İşletmenin etkenliğini açıklar.
Ekonomiklik: Üretim satış tutarının, maliyete oranıdır. Satış niceliği artışı, satış fiyatı artışı, maliyet giderlerinin ise yükselmesi halinde ekonomiklik artmıştır. Satış nicelik ve fiyatı aynı seviyedeyken maliyet giderlerinin düşmesiyle ekonomiklik artar.
Karlılık: İşletmelerin belirli zamandaki net karının aynı zamanki kullanılan kapitale oranıdır. Etkenlikte yalnız buna odaklanmak yanıltıcıdır.
Verimlilik, ekonomiklik ve karlılık kavramları işletmelerin etkenliğini açıklar. Kullanılmaları, işletmelerin hedef ve yapılarına bağlıdır.
Başarı ölçüt kavramları, işletme kavramını net açıklamaktadır.

Mal ve hizmetlerin akışları, işletmelerden tüketicilere doğrudur. Bu akış için, tüketicilerden işletmelere doğru para akışı gereklidir. Devletin işletme-tüketici ilişkilerine katkıları da mal ve hizmetlerle gerçekleşir. Yol, eğitim, hukuk gibi… Devlet katkıları vergi olarak geri dönmelidir. Bu takas sisteminde tüketiciler işletmelere işgücü sağlarlar ve bu da maaş olarak geri döner.

İşletme Kavramı

İşletmeler, kişilerin gereksinim ve isteklerini karşılamak amacıyla mal veya hizmet üreten iktisadi birimlerdir. İşletmelerde, ekonomik mal veya hizmet üretmek için üretim faktörleri bir araya getirilir. İşletmeler, teknik bilgi, bilimsel bulgu ve ekonomik ilkeler uygulanan, insan davranışları değerlendirilen, toplumsal etkileşimler bulunan çok yönlü birimlerdir.

İşletmelerde, belirli amaçlara yönelik mal ve hizmetler üretilir. İşletmeler kar amacı güder veya gütmez. Kar amacı gütmek işletme kabul edilmenin temel koşulu değildir. İşletmeler kamu sermayesiyle veya özel sermayeyle kurulabilir. Kamu sermayesiyle kurulu işletmeler kar amacı gütmeyebilmektedirler.

Kişi isteklerinin önemli bir kısmını işletmeler sağalmaktadır. İşletmeler bu istekler doğrultusunda mal veya hizmetler üretirler. İnsanların hayatlarını daha iyi sürdürmeleri için gereken mal ve hizmetler sürekli üretilir.

İşletme ve iş dünyası herkesin hayatında etkilidir. Herkes, işletme dünyasına girmekte ve işletmelerin sundukları imkanlardan yararlanmaktadır. Sağlam işletme ve iş dünyası, daha yüksek gelir ve hayat kalitesi sağlar. İşletme dünyası devingen ve rekabetçidir. İşletmeler, ülke ekonomik yapılarına göre ekonomide farklı ağırlıklarda bulunurlar. Kişiler bu dağılım kapsamında işletmelerle ilişkilere girerler.

Girişim ve Girişimci

Girişim, gereksinimleri karşılamak amacıyla, mal veya hizmetler üretip satarak kar etme amacı güden işletmedir.
Girişim kavramı işletme kavramından daha kapsamlıdır. Her girişim işletmedir, ancak her işletme girişim değildir. İşletme sayılması için, ekonomik mal ve hizmetler üretmek için üretim faktörlerini bir araya getirip didinme yeterlidir. İşletmenin girişim sayılması için ise, sürekli didinme, mal ve hizmetlerin başkalarının gereksinimlerini karşılaması, pazar ve fiyatı bulunması gereklidir. Girişimin temel amacı kar etmektir.

Ev işleri ve devlet işleri pazar ve fiyatı bulunan mal ve hizmetler üretmemeleri nedeniyle işletmedirler ama girişim değildirler. Pazar ve fiyatı bulunan mal ve hizmetler üreten kamu iktisadi teşekkülleri ise girişimdir.

Bu işletme ve girişim farklılığı, ekonomik birimleri değerlendirmede karışıklıklara yol açmıştır. Bazen ayırt edilememektedirler.
Bu farklar aynı zamanda günümüzün gelişen, karmaşık işletme dünyasında yetersizdir. Dolayısıyla, iki kavram da çoğunlukla eş anlamda kullanılmaktadır.

Girişimci, gereksinimleri karşılamak amacıyla ekonomik mal ve hizmet üretmek için üretim faktörlerini bir araya getirip risk üstlenen kişilerdir. Girişimciliğe sürekli daha fazla önem verilmekte ve başarılı yöneticiler girişimcilik yetenekli kişiler kabul edilmektedir.

Girişimcilerin Temel Özellikleri

1-Üretim faktörlerini sağlayarak, üretim için bir araya getirmek.
2-Muhtemel riskleri üstlenmek.
Girişimciler, düşünce, buluş ve yenilikler gerçekleştiren, itici güç taşıyan ve uygulayan kişilerdir. Örgütlerini yeni alanlara, yeni kuruluşlara ve yeni fırsatlara yöneltirler. Değişiklikler sağlanırken sonuçlarından da yararlanılır.
Girişimci İşlevleri:
1-Yeni ürünler geliştirmek ve mevcut ürünlerin niteliklerini yenilemek.
2-Yeni üretim teknikleri geliştirip uygulamaya koymak
3-Endüstride yeni organizasyonlar kurmak
4-Yeni pazarlara girmeye çalışmak
5-Yeni girdi kaynakları araştırmak
6-Yönetim ve personel ilişkilerini düzenlemek
7-İşletme, kamu ve devlet ilişkilerini düzenlemek

Yönetici

Yönetici, başkalarının gereksinimlerini karşılama amaçlı mal veya hizmetler üretmek için üretim faktörlerini yöneten kişidir. Profesyonel yöneticiler yönetim karşılığı ücret talep ederler.

Yöneticinin girişimciden farkı; başkaları adına yönetim yapması ve kar-zarardan direkt etkilenmemesidir. Ancak, yönetimi altındaki faaliyetlerin sonuçları yöneticinin başarısını gösterir.

Özel Girişim

Özel girişim, kişilerin, devlet müdahalesiz, kendi ekonomik çıkarları doğrultusunda çalıştıkları sistemdir.

*Özel mülkiyet hakkı, kişilerin taşınır-taşınmaz değerleri satın alma, kullanma ve satma hakkını belirler.
*Seçme özgürlüğü, tüketici ve üreticilerin ekonomik kararlarında serbestliğini belirtir. Yasalar doğrultusunda, kişiler istediklerini satın alabilirler. İşletmeler üretim yapabilir ve istedikleri kişileri işe alabilirler.
*Kar etme, kaynaklarını riske sokanların, faaliyetler sonucu kar üzerindeki hakkını ifade eder.
*Serbest rekabet, birden fazla işletmenin aynı kaynak veya müşteri kitlesine yönelmesiyle meydana gelir. İşletmeler arasında kaynaklar ve pazardan daha çok pay edinme çabasını belirtir. Haksız rekabet veya rakipleri kaldırma eylemleri yasaktır.

Kaynakça:
Anadolu Üniversitesi – Genel İşletme – Haziran 2008

Yazar: Halil İbrahim Arik