İşletmelerin Çevre İlişkileri ve Sorumlulukları

İşletmeler ekonomik sektör ve alt sektörlerden birini seçerek faaliyet sürdürürler. Faaliyet sırasında, ekonomik sistem özellikleri ve sektörel çevre ile etkileşirler. İşletmelerin izleyecekleri politikalar, bulundukları çevre koşullarına uygun olmalıdır.

İşletmelerin çevresindeki gruplarla ilişkisi, faaliyetleriyle onları etkileme suretiyle gerçekleşir. Her işletme çevresindeki kişi ve kuruluşlara karşı sorumludur. Bu sorumluluk gereği, kişi ve kuruluşların gereksinimlerini karşılamalıdır. Talep edilen mal ve hizmetleri üretmek, talep edilen yer ve zamanda sunmak, kanunlara uymak, ekonomiye dinamizm katmak, istihdam sağlamak gibi… İlişkinin bu yönü, işletmelerin çevreden etkilenmesini belirtmektedir. Çevre unsurları da işletme faaliyet ve uygulamalarından etkilenir. Yeni ürünlere alışma, rekabet sonuçlarına katlanma gibi… Çevre unsurları arası etkileşim, ilişkiye göre değişir.

İç çevre unsurları, işletmeyi doğrudan etkileyerek karşılığında işletme faaliyetlerinden doğrudan etkilenen unsurlardır. Yöneticiler, işletmenin iç çevresini, kararlarıyla doğrudan etkileme ve düzenleme yetkisine sahiptir. İşletme iç çevresinin temel unsurları; sermaye sahipleri, yöneticiler, personeller ve onlardan kaynaklı yönetim ve organizasyon kültürüdür. İç çevredekilerin, işletmeye katkıları karşılığı beklentileri olur.

Sermaye Sahipleri: İşletmenin özvarlığını sağlarlar. Beklentileri öncelikle kar etmektir. Diğer beklentileri ise işletmenin geleceğini koruma, pazar payı arttırma, yatırımlara girişim, prestij kazanmaktır. Sermaye sahiplerinin işletmeye bağlılığını beklentilerinin karşılanması belirler.

Yönetici ve Personeller: İşletmenin amaçlarının gerçekleşmesi için çaba harcarlar. Ancak, en alttan tepe yönetime kadar personellerin birbiriyle örtüşen çeşitli beklentileri olur. Mesela; doyurucu ücret, iyi çalışma koşulları, sosyal ortam, gelecek güvencesi, yükselme imkanları, ödüller vb. beklentiler. Kalkınmışlık ve refah seviyesi yüksek ülkelerde, cinsiyet ayrımı yapılmaması. Kreş veya çocuk bakımı gibi konular da bu beklentilere girer. İşletme amaçlarına etkin katkı, personel beklentilerine karşılık seviyesine bağlıdır.

İşletmenin Dış Çevresi: Devlet ve kanunlar, tüketiciler, toplum yapı ve kültürü, rakipler, tedarikçiler, başka işletmeler, fiziksel çevre koşulları işletmenin dış çevresini meydana getirir. Dış çevre unsurları, yasal-siyasi çevre, toplumsal ve kültürel çevre, ekonomik çevre ve fiziksel çevre diye sınıflandırılır. Uluslar arası faaliyet sürdüren işletmelerin de ayrıca uluslar arası çevreleri vardır.

Devlet Uygulamaları ve Kanunlar: Önemli bir çevre unsurudur. İşletme faaliyetleri, ilgili kanunlar çerçevesinde sürdürülür. Anayasa, iş hukuku, idare hukuku, borçlar hukuku, ticaret hukuku ve icra iflas hukuku işletmelerin sorumlu oldukları kuralları içermektedir. Personel hakları, vergi ödeme, iş güvenliği sağlama vb. İşletmeler, kanunlara uyma karşılığında çeşitli haklar kazanırlar. Yatırım indirimi, vergi indirimi vb.

Tüketiciler: İşletmenin varlığını sürdürmesi için şarttır. İşletmeler evvela hedef kitle beklentilerini karşılamalıdır. Mal ve hizmetlerin tercih edilen kalitede, yerinde, zamanında ve uygun fiyata sunulması, pazar payı almanın ön koşuludur. Günümüzde tüketiciler, topluma üretim yapan işletmeleri, üretim için üretim yapan işletmelerden ayırt edebilmektedirler. Tüketiciye istediği ürünleri sunmak tek başına yetersizdir. Tüketici, kendi çıkarları doğrultusunda üretim ve hizmet kalitesi gözetmektedir. Ayrıca, doğal çevre koruma, işletmeler arası ılımlı ilişkiler, yasal yükümlülüklerini yerine getirme beklenir. Tüketici beklenti ve istekleri, toplumsal değerler, hayat biçimi, gelenek ve inançlardan etkilenmektedir. Bilhassa, uluslar arası işletmelerin pazara ürün sunma öncesinde toplum yapı ve kültürünü iyi tanımalıdır. Pazar araştırması, tüketici beklentileri ve rakip uygulama araştırmaları işletmelere gerekli bilgileri sağlar.

Toplumsal Çevre: Bir toplumun işletmelere bakış ve görüşleri toplumsal çevreden anlaşılır. Toplumsal çevre, işletmeyi kuşatan ve işletmeyle doğrudan veya dolaylı ilişkili kişi ve kurumların demografik ve kültürel özellikleri doğrultusunda belirlenir. Çoğu kişilerce kabul edilen kültürel değerler toplumun hayat biçimini belirler. Yeme-içme, eğlence, konaklama, çalışma, sağlık, iş ahlakı, çevre koruma gibi davranışların şekilleri toplumsal kültürü belirler. İşletmeler toplum hayat biçimi, alışkanlık ve değerlerine uygun faaliyet sürdürmelidir.

Rakipler: İşletmelerin izlemesi gereken önemli bir dış çevre unsurudur. Rakipler, aynı hedef kitlesi ve faaliyet alanına sahip işletmelerdir. Rekabet, ürün özelliği, satış koşulları, dağıtım ve satış çabaları veya yan hizmetlere yöneliktir. İşletmeler için rekabet üstünlüğü, rakiplerden daha iyi ve farklı çıkmak demektir. Rekabet üstünlüğü için, sektörün genel yapısı yanında, rakiplerin ürün, fiyat, satış, insan kaynakları politikaları mutlaka öğrenilmelidir. Ancak, rakiplerin uygulamalarını taklit etmeyip, işletmenin kendi yapı ve gereksinimlerine uyarlanmalıdır.

Rakipler işbirlikleri de yapabilirler. Çıkarları doğrultusunda anlaşarak birleşebilirler. Böylece aralarında finansal, teknolojik, örgütsel veya hukuki anlaşmalar gerçekleşir. İşletmelerin burada en büyük sorumluluğu, anlaşma kuralları ve etik ilkelere uymaktır.

Tedarikçiler: İşletmelere, üretimde gereken mal ve hizmetleri sağlarlar. Teknik donanım, ara mallar, işgücü, dağıtım, taşımacılık vb. konularda mal ve hizmetler sunan bu kuruluşlarla olumlu ilişkiler, işletmelerin faaliyet sürekliliği için gereklidir. Ucuz, kalite standartları ve işletme gereksinimlerine uygun mal veya hizmet alabilmek için tedarikçilerin çıkarları mutlaka gözetilmelidir.

Başka İşletmeler: İşletmeye hizmet veren banka ve finans kuruluşları başka işletmeler arasında önemlidir. Bunlarla olumlu ilişkiler kurulması, işletmelere daha fazla parasal kaynak sağlar. İşletmelerin bu konuda yükümlülüklerini zamanında yerine getirmesi, parasal gereksinimlerin her seferinde engelsiz karşılanmasını sağlar.

Fiziksel Çevre: Yeryüzündeki doğal kaynaklardır. (Toprak, hava, su ve iklim.) İşletmeler bu doğal kaynaklara çeşitli derecelerde bağımlıdır. Mal üretiminde kullanılan çoğu kaynaklar fiziksel çevreden karşılanmaktadır. Fiziksel kaynakların kullanımı, ekonomik yapıyla, hükümetlerin tutumu ve toplum duyarlılığına bağlıdır. Doğal kaynakları bilinçsiz kullanıp bitirme ve kullanımında çıkar ilişkileri işletmelere çok önemli sorunlar yaşatır.

Kaynakça:
Anadolu Üniversitesi – Genel İşletme – Haziran 2008

Yazar: Halil İbrahim Arik