“İspanyol Gribi” Felaketi

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Dünya var oluşundan bu yana çeşitli felaketleri yaşasa da bir felaket var ki, küreselliği ile ve yarattığı yıkım ile diğerlerinden ayrılır. 20. yüzyılın başları dünya için ilkleri de beraberinde getirmiştir. Bu dönemde ilk kez küresel çaplı bir savaş yaşanmış ve bu savaş ilk kez ”Dünya Savaşı” olarak lanse edilmiştir. 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşı, savaşa katılan ülkeler başta olmak üzere dünya üzerinde kurulu bütün yerleşim noktalarını etkileyecek sonuçlar doğurmuştur. Yaklaşık olarak 4 yıl süren bu yıkıcı savaşın sonlarına doğru, 1918 yılının Ocak ayında İspanyol gribi adı verilen bir hastalık ortaya çıkmıştır. Öyle ki, bazı tarihçilere göre bu hastalığın ölümcül olması I. Dünya Savaşı’nı sona erdiren en önemli nedenler arasında sayılmaktadır. Günümüzde H1 N1 olarak biyolojik kodlaması yapılan namı diğer ”domuz gribi” hastalığının bir uzantısı olan ve kendisiyle aynı H1 N1 koduna sahip bu hastalık dünya tarihinin yaşadığı en ölümcül salgın olarak kabul edilir. Öyle ki dünya üzerinde yaşanan hiçbir savaşta dahi ki buna II. Dünya Savaşı da dahildir, bu kadar kısa sürede bu sayıda ölüm yaşanmamıştır.

1918 yılının Ocak ayında başlayan salgın Yaklaşık 3 yıl süreyle dünyayı kendi himayesi altına almış ve neredeyse her yerde ölüme ve sakat kalmalara yol açmıştır. Batılıların da dediği gibi ”İspanyol gribi”, dünyanın sonunu da getirebilirdi. Neyse ki, sadece 3 yıl sürdü ancak bu esnada 100 milyondan fazla insanın ölümüne yol açtı. Bu anlamda dünya tarihinin yaşanan ve kayıtlara geçmiş en ölümcül salgını olan İspanyol gribi, adını İspanya’dan alsa da aslında doğrudan doğruya hastalığın burayla bir bağlantısı bulunmamaktadır. I. Dünya Savaşı’na katılmayan İspanya’da hayat diğer savaşan ülkelere nazaran daha olağan bir şekilde seyrederken, savaşan ülkelerin yayın organları yasaklar sebebiyle sansürlü haber yapabilmekte idi. Hal böyle olunca söz konusu salgın hakkında ilk resmi yayın bizzat İspanyollar tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu da bu hastalığa ya da başka bir ifadeyle salgına ”İspanyol gribi” adı verilmesi sonucu doğurmuştur. Hastalığın ilk görüldüğü ülke İspanya olmamakla beraber, ilk vaka Amerika Birleşik Devletleri’nde gözlemlenmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri’nde görülen ve ilk kurbanlarını buradan alan İspanyol gribi, çok tehlikeli bir şekilde yeryüzündeki bütün kıtalara yayılmıştır. İşin ilginç tarafı o dönem ticari hava taşımacılığının bulunmamasına rağmen salgının nasıl dünya geneline yayıldığı hadisesiydi. Ancak uzmanlar sonradan anladılar ki, hastalık havayolu ile rüzgar aracılığı ile dünyayı dolaşmış ve böylelikle Amerika Birleşik Devletleri’nde başlamasına karşın engellenemeyecek bir süratle tüm dünyaya yayılmıştır. Avrupa ve Asya’da da ciddi yıkımlara yol açan İspanyol gribi, tüm dünya genelinde yaklaşık olarak 100 milyondan fazla insanın yaşamını yitirmesine yol açmıştır. Öyle ki, ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dahi bu hastalığa yakalandığı ancak yapılan tedavi sonrasında bu illetten kurtulduğu rivayet edilmektedir. Bu anlamda hastalık Türkiye’nin kurtuluş mücadelesini de başka bir ifadeyle kaderini ciddi anlamda etkileyebilirdi. 1920 yılının sonlarına doğru salgın ortadan kayboldu ve bu salgına karşı aşı geliştirildi.

Yazar: Emir Karasu