Neden İsviçre Bankaları Tercih Ediliyor?

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Avrupa’nın tam olarak merkezi olarak adlandırabileceğimiz bir konumda bulunan İsviçre, dünyanın en modern ve en demokratik ülkelerinin başında gelmektedir. İsviçre’yi ele aldığımız vakit aklımıza eşsiz manzaraya sahip doğası, çikolatası, saatleri ve temiz şehirleri gelmektedir. Her ne kadar böyle olsa da ayrıca İsviçre, en çok sahip olduğu dünyaca ünlü bankacılık sistemiyle şöhreti yakalamıştır. İsviçre, Avrupa’nın tam merkezinde yer alsa da Avrupa Birliği’ne üye değildir. İsviçre’nin Avrupa Birliği’ne üye olmamasının en büyük sebebi ise sahip olduğu bankacılık sistemidir. İsviçre’nin bankacılık sistemi sebebiyle Avrupa Birliği’ne üye olmasının imkansız olması, onun üçüncü ülke konumunda bırakılması sonucunu doğurmamıştır. Avrupa Birliği’nin temel özgürlük anlayışının bir parçası olan kişilerin serbest dolaşımı imtiyazı İsviçre’ye de tanınmıştır. Bu anlamda İsviçre tıpkı Avrupa Birliği üyesi gibidir. Ancak tam üyelik bankacılık sistemi gereği mümkün görülmemektedir.

İsviçre her daim Avrupa’nın önde gelen ülkelerinden biri olmuştur. Bunun en önemli sebebi, ülkenin sahip olduğu ekonomik güçtür. Oldukça küçük bir ülke olmasına karşın İsviçre, Avrupa’nın refah düzeyi en üst seviyede olan 5 ülkesinden biri konumundadır. İsviçre, II. Dünya Savaşı’na katılmamış ve Avrupa’nın tam ortasında tarafsız olarak kalmayı başarmıştır. İsviçre’nin Almanya ile köklü bağları olduğu bilinmektedir. II. Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası savaş sırasında özellikle zengin Yahudilerin mallarını yağmalamıştır. Yağmalanan bu mallar arasında para, mücevher, altın gibi çok önemli sermayeler bulunmaktaydı. Yağma edilen hemen hemen birçok ürün, savaş sırasında İsviçre’ye gönderilmiş ve İsviçre bankaları aracılığı ile koruma altına alınmıştır. Buradaki en önemli mesele, İsviçre’nin söz konusu ganimetleri gizli bir sistem kullanarak muhafaza ediyor olmasıdır. Yani, kişiler kendi gerçek kimliklerini kullanmaksızın İsviçre bankalarına diledikleri kadar para, mücevher vs. teslim edebilmekte idiler.

II. Dünya Savaşı sırasında temelleri atılan bu sistem sonraki yıllarda Avrupa Ekonomik Alanı’nın da oluşturulması ile kemikleşmiştir. Birçok ünlü tanınmış zengin uluslar arası sima kazandıkları paraları İsviçre bankalarına aktarmış ve böylece kendi ülkelerini vergi kaybına uğratmıştır. İsviçre’de ”gizli müşteri” kavramı son derece gelişmiş olduğundan birçok Amerikalı siyasetçi de Amerika Birleşik Devletleri’nden İsviçre’ye para kaçırmıştır. İsviçre bankacılık sisteminde, dileyen müşteri kendi gerçek kimliği ile dileyen ise başka bir isimle hesap açabilmektedir. Burada inisiyatif tamamıyla müşteriye aittir. Ancak II. Dünya Savaşı sonrasında Yahudi dernekleri, İsviçre bankaları aleyhine dava açmış ve Yahudilere ait ganimetlerin tazminatını istemiştir. Uzun uzadıya süren dava sürecini kaybeden İsviçre bankaları 500 milyon dolara yakın tazminat ödemiştir. Bu süreç her ne kadar İsviçre bankalarının şöhretini sarsacak bir durum olsa da İsviçre bankaları dünya genelinde halen en çok tercih edilen bankalar olarak kabul edilmektedir. Ancak İsviçre, son zamanlarda başta Avrupa Birliği ülkeleri olmak üzere Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelere karşı sır saklama yükümlülüğünü ihlal etme durumuyla karşı karşıyadır.

Yazar: Emir Karasu