Kadınlarda Adet Sancısı, Nedenleri Ve Çözümleri

Okuma Süresi: 10 Dakika  | Yazdır

İnsan soyunun devam etmesi üremeyle sağlanır. Üreme erişkin dönemdeki dişi ve erkek bireylerin üreme hücrelerinin birleşmesi (döllenmesi), sonrasında oluşan döllenmiş hücrenin (zigot) büyüyüp gelişmesi ve yeni bir birey olarak dünyaya gelmesiyle gerçekleşir. Erkeklerin üreme hücreleri spermler, kadınların üreme hücreleri ise yumurtadır. Henüz anne karnında olan 5 aylık bir kız ceninin yumurtalıklarında 6–7 milyon civarında yumurta bulunmaktadır. Bunlar olgunlaşmamış hücreleridir. Doğum sırasındaki yumurta sayısı 1–2 milyondur. Çocukluktan ergenliğe kadar azalan yumurtaların sayısı adet görme yaşına gelindiğinde 400.000 civarındadır. Sonradan yeni yumurta hücreleri oluşmaz ama ergenlik dönemine giren bir kız çocuğun yumurtalıklarında mevcut olan yumurtalardan her ay bir tanesi olgunlaşır. Yumurtalar yumurtalıkta bulunan sıvıyla dolu folikül denilen keseler içindedir. Olgunlaşan yumurta hücreleri folikülün çatlamasıyla yumurta kanalına geçer.

Adet Görmek (Regl Olmak) Ne Demektir?

Menopoz dönemine kadar 350–400 adet yumurta olgunlaşır ve eğer yumurta kanalında iken döllenme olmadıysa 12–24 saatlik canlılık süresi sona erdiğinde ölüp adet kanaması sırasında dışarı atılır. Her menstruasyon (adet) döngüsünde yumurtalıklarda hormonların etkisiyle genellikle tek ama nadiren iki ya da hormon tedavisi görenlerde daha fazla yumurta olgunlaşmaktadır. Yumurtaların canlı olduğu süre içinde korunmasız bir cinsel birleşme olursa, yumurta hücresi yumurta kanalında bir spermle karşılaşırsa döllenme olabilir ve gebe kalınabilir. Eğer döllenme olmazsa yumurtlamadan yaklaşık 15 gün sonra 5–6 gün süren bir kanama görülür, döl yatağının olası bir hamileliğe karşı hazırlanan ve kalınlaşan iç tabakaları dökülüp kanamalar şeklinde dışarı atılırken yumurta hücresi de atılmış olur. İşte bu olaya adet görmek (regl olmak) denir. Üreme dönemindeki kadınlar bu döngüyü menopoza kadar her ay yeniden yaşar.

Kızlar Ne Zaman Adet Görmeye Başlar?

Dünyada kız çocuklarının 10–13 yaş civarında adet görmeye başladığı kabul edilir. Bu yaş aralığı hormonlara, çevre koşullarına, beslenmeye, genetik faktörlere, sosyo-ekonomik çevreye bağlı olarak değişebilmektedir. Kısacası 9 yaşında da, 15 yaşında da adet görmeye başlayan kızlara rastlanabilir. Bir kız çocuk 15 yaşına geldiği halde hala adet görmüyorsa sağlığıyla ilgili bir sorun olabileceği düşünülerek bir doktorun fikri alınmalı, gerekli tetkikler yaptırılmalıdır.

Yumurta Rezervinde Azalma

Menstruasyon (adet) döngüsü sırasında normal bir kadında her 28 günde bir ( bazı kadınlarda 21–35 gün arayla) 4–6 gün sürebilen bir vajinal kanama gözlenir. Bu adet kanamasıdır. Adet kanamaları başlangıçta az olsa da birkaç gün içinde miktarı artar, daha sonra yavaş yavaş azalır ve biter. Bir menstruasyon döngüsünde yumurtalıklarda yaklaşık 50 kadar yumurta taslağı (folikül) gelişir. Bunların içinden sadece bir ya da bazen ikisi olgunlaşır. Olgunlaşan folikül 18–30 mm boyutunda olup bazı hormonların da etkisiyle çatlar. Bu olaya ovulasyon (yumurtlama) denir. Çatlamayla birlikte folikül içindeki yumurta hücresi (ovum) serbest kalmış olur.
Aylık döngüler halinde yumurtlamanın olması ve rezervlerin azalması doğal ve normal bir süreç olup yaş ilerledikçe yumurtalıklardaki yumurta depoları azalmaya devam edecektir. Kalan yumurtaların ilerleyen yaşlarda kalitesi ve hamilelik olasılığı da azalacaktır. Araştırmalar 37–38 yaşına gelmiş bir kadındaki yumurta hücresi sayısının 25.000 civarında olduğunu göstermektedir. Menopoza girdikten sonra da artık yumurta rezervleri bittiğinden yumurta üretimi ve hamilelik olmayacak, adet görülmeyecektir.

Adet Görme Sırasında Sancı Çekilir Mi?

Sağlıklı her kadının yaşamının bir parçası olan adet görme bazı kadınlar için çok kolay ve sıradan olsa da bazı kadınlar bu dönemde sancı çekmektedir. Adet sancıları diye bilinen bu durum kadınların hayatını zorlaştırmakta, çözüm arayışlarına götürmektedir. Adet sancıları genç kızların okul hayatlarını ve okul dışı sosyal aktivitelerini etkilemektedir. Adet gören kadınların % 50–60’a yakını adet dönemlerini az veya çok ağrılı geçirdiklerini, kadınların % 25’i ise bu ağrıların yaşam kalitelerini bozduğunu belirtmektedir.

Adet Sancısı Sırasındaki Diğer Belirtiler

Adet sancısı yani dismenore sırasında kadınlarda baş ağrıları, mide bulantıları, karında ve rahimde kasılmalar şeklinde kendini belli eden ağrılar yaşanmaktadır. Dismenore sıkıntıları adet görmeden önce başlayıp yoğun kanamalı günlerde artabilmekte, birkaç gün içinde de azalabilmektedir. Çekilen adet sancılarına ishal, sırt ve bel ağrıları, kabızlık, yorgunluk, tansiyonun düşmesi ve baş dönmesi gibi durumlar da eşlik edebilmektedir. Kadınların adet gördükleri periyotta konsantrasyonları düşük olmakta, sinirlilik ve uykusuzluk da görülebilmektedir. Adet sancıları Premensturel sendromla ( adet öncesi gerginlik sendromu) karıştırılmamalıdır. Söz konusu olan sendrom adet dönemi başladığında sona erer ancak adet sancıları adet görülmeye başlandığında ortaya çıkar ve adet sorasında da ağırlaşarak devam eder.

Adet Sancılarının Sebepleri

Adet görme sırasında döl yatağının dökülen iç zarı kasılmalarla dışarı atılır. Rahim duvarının kasılması yine rahimde üretilmekte olan “prostaglandin” adlı kimyasallardan dolayı gerçekleşir. Kasılma sırasında döl yatağına giden kan akımında ve oksijende azalma olmakta, bu da ağrı biçiminde hissedilmektedir. Prostaglandin seviyesi yüksek ise hem rahim kasılmaları şiddetlenir hem de kusma, bulantı, sersemlik hissi yaşanabilir. Adet görme sırasında mutlaka bu kasılmalar olur ama bazı kadınlardaki kasılmalar daha şiddetlidir. Ağrı düzeyi kişinin ağrı eşiğine, genetik sebeplere, eğitim seviyesine, sosyo-ekonomik düzeyine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Doktor kontrollerinde fiziksel bir sebep bulunamayan ama hala adet sancısı çeken kadınların psikolojik danışmanlıklardan faydalanması önerilir. Psikolojik baskılar, cinsel ve ruhi sorunlar yaşayanlar, eğitim ve gelir seviyesi düşük olanlar daha çok ağrı çekmeye meyillidir.

Adet Sancısının (Dismenore) Türleri

Adet sancıları tıpta primer ve sekonder dismenore olarak ayrılmaktadır.

Primer dismenore: Kadınların en çok yaşadığı adet sancısı türüdür. Bel ve karın altında adet görmeden 1–2 gün önceden başlayan kramplar hissedilmekte, 2–4 gün devam edebilmektedir. Primer dismenore 20- 25 yaşına doğru azalmaktadır.

Sekonder dismenore: Kadınlarda 35–40 yaş civarında başlayan adet sancılarına sekonder dismenore adı verilmektedir. Bu sancıların sebebi adet dönemi değildir. Üreme sistemi ya da daha farklı sağlık sorunlarının yansıması olabilen adet sancıları giderek artabilmektedir. Sekonder dismenore sebepleri şunlar olabilir:
*Endometriosiz
*Adenomiyozis
*Rahim içindeki miyomlar ( iyi huylu tümörler)
*Yumurtalık kisti
*Rahim duvarındaki yapışıklıklar
*Rahiç içindeki polipler
*Serviks ( Rahim ağzı) darlığı
*Rahim ağzı dönüklüğü
*Tümörler
*Pelvik İnflamatuar Hastalığı (genital organ enfeksiyonları)
*Psikolojik nedenler

Adet Sancısı Sebebi Nasıl Anlaşılır?

Adet sancısı kadınların katlanmak zorunda kaldığı bir kader olmamalıdır. Jinekolojik muayenelerle ve testlerle adet sancısına sebep olan faktör belirlenebilir. Tedavi maksadıyla prostaglandin oluşumuna engel olacak ağrı kesiciler verilir. Ağrı kesiciler etkili değilse ağrı çeken kadınlar mutlaka jinekolojik muayeneden geçirilmelidir. Muayeneden başka smear testi, ultrasonografi ile görüntüleme gibi yöntemler de kullanılacak ve ağrı nedeni anlaşılmaya çalışılacaktır. Sekonder dismenoreye sebep olan bir hastalığın varlığı tespit edilmişse hastalığın tedavisine geçilecektir. Hastalık iyileştiğinde adet ağrıları da geçecektir.

Adet Sancısına Karşı Neler Yapılabilir?

Adet sancıları bazı kadınların yataktan çıkamayacak duruma gelmelerine sebep olacak kadar ağır seyredebilir. Yoğun sancılı regl (adet) dönemi yaşayanlar öncelikle bir doktor muayenesinden geçmeli, sancı sebepleri saptanmalıdır. Doktorlar adet sancılarına karşı genellikle nonsteroid antienflamatuar tipte ağrı kesiciler vermektedir. Aspirin ve benzeri ağrı kesiciler reçetesiz de alınabilmektedir. Bu tip ağrı kesiciler yeterli olmuyorsa çok daha güçlüleri de bulunmaktadır. Ancak ilaçların hiçbirinin reçetesiz alınmamasında fayda vardır. Astım, böbrek, karaciğer, mide gibi bazı hastalıklara sahip olanların bu ilaçları kullanmamaları gerekir.

Ağrı kesiciler yeterli gelmiyorsa doktorlar adet sancısını azaltmaya yönelik olarak doğum kontrol hapları da önerebilmektedir. Bu haplar rahim yani döl yatağı duvarını incelterek ağrıya sebep olan prostaglandin miktarını düşürmekte, adet döneminin daha rahat geçmesini sağlamaktadır. İnce bir rahim duvarında kasılma fazla olmayacaktır. Ağrı kesiciler ve doğum kontrol haplarıyla 3 ay içinde ağrı kontrolü sağlanamazsa altta yatan endometriozis gibi başka sebepler olabileceği düşünülerek diagnostik laparoskopi operasyonuna başvurulur. Karın içine bakılan bu operasyonda ultrasonla görülemeyen sorunlar saptanabilir. İltihaplanma, geçirilmiş operasyonlara bağlı olarak oluşan yapışıklık durumları saptanırsa laparoskopi sırasında cerrahi tedavi gerçekleştirilir. Kısa bir süre için kadınların menopoza girmesini sağlayan bazı ilaçlar, hormon içeren spiraller uygulanarak da adet sancılarının tedavi edilebilme şansı vardır.

Tıbbi Yöntemler Dışında Yapılabilecekler Nelerdir?

Adet sancıları belki kendi kendine geçmeyecektir ama mutlaka ilaç kullanımını gerektirmeyen düzeyde olan ağrılar için evde alınabilecek bazı hafifletici önlemler bulunmaktadır.

*Sıcak uygulaması: Karnın alt kısmına koyulacak sıcak su torbalarıyla ya da sıcak havlularla uygulanan kompresler rahimdeki kan dolaşımını hızlandıracak, ağrıyı azaltacaktır. Gün içinde istenilen sıklıkta uygulanabilecek sıcak kompresin 40° derece civarında olması önerilmektedir. Sıcacık bir duş ya da banyo yapmak da rahatlatıcı olacaktır.

*Hafif egzersiz: Adet dönemlerinde hareketsiz kalmak ve sürekli yatmak yerine yüzme gibi hafif egzersizler yapılması ağrıları azaltabilmektedir. Hiçbir şey yapılamıyorsa hafif tempolu yürüyüşler, bisiklete binmek bile işe yaramaktadır. Egzersizler mümkün olduğunca düzenli yapılmalıdır. Spor ve egzersiz yapmak vücuttaki endorfin salgılarını ve kan dolaşımını artırmakta, dolayısıyla adet sancılarını azaltmaktadır. Yatakta uzanırken bile derin derin alınan nefesler de vücudu gevşetmekte ve gerginliği azaltmaktadır. Bu sırada sadece nefese odaklanmak gerekmektedir. Gevşeyip biraz uyumak da adet sancılarıyla boğuşmaktan geçici olarak kurtaracaktır.

*Alkol, kafein ve sigaradan uzak kalmak: Fazla kafein, sigara ve alkol kullanımı adet dönemlerinin sancılı geçme riskini artırmaktadır. Çikolata, çay, kola gibi gıdaların da azaltılmasında fayda görülmektedir.

*Masajlar: Karnın altında kalan ağrılı bölgeye yapılacak hafif masajlar da gevşemeyi sağlayacak, ağrıların hissedilmesini azaltacaktır.

*Beslenme önerileri: Magnezyum gibi minerallerin, Omega 3 gibi yağ asitlerinin, E vitamini, B1 ve B6 gibi bazı vitaminlerin, rezene, papatya gibi bazı bitkisel çayların ağrı azaltıcı ve kas gevşetici etkileri görülebilmektedir.

*Stres yönetimi: Aşırı stres ağrıların hissedilmesini artırmaktadır. Stresle mücadele edebilmek için yoga gibi yöntemlerden yararlanılmaktadır.

Evlilik Ve Doğumla Adet Sancılarının İlgisi Var Mıdır?

Halk arasında bir kadının evlendiği zaman adet sancılarının şiddetinin ve sıklığının azalacağı söylense de bu bilgi doğru değildir. Evlense de evlenmese de yani cinsel yaşamı olsa da olmasa da yaş ilerledikçe regl dönemlerinde yaşanan sancılar zaten azalacaktır.
Kadınların doğum yaptığında adet sancısından kurtulacağına yönelik inanışlar da mevcuttur. Gerçekten de gebelik boyunca ve emzirme sırasında vücutta değişen hormonlar nedeniyle doğum sonrasında adet sancılarında azalmalar görülecektir. Gebelik sayısında artış oldukça rahim ağzındaki açıklık artacak, adet sancılarında da azalma gözlenecektir. Endometriozis gibi bir hastalığı olanlarda doğumdan sonra yine adet sancıları başlayacak ve doğum öncesindeki düzeyinde olacaktır. Kurtulmanın yolu kesinlikle laparoskopik muayene ve gerekli tedavinin yapılmasıdır.

Kaynakça:
https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/siddetli-adet-sancisi-farkli-hastaliklarin-habercisi-olabilir-mi/
https://www.medikalakademi.com.tr/adet-regl-sanci-tedavi-nasil-gecer/
http://www.doktornevra.com/jinekoloji/genel_%20jinekoloji/agrili_adet_gorme.asp

Yazar: Müşerref Özdaş

 

Editör : Suna Korkmaz