Kalp Üfürümleri Ve Tedavisi
Üfürüm, kanın, basıncı yüksek bir bölümden alçak basınçlı bir bölüme akarken oluşturduğu girdapların sesidir.
Üfürümler, kalp atışlarının arısında (diastolik) ya da kalp kasıldığı sırada (sistolik) duyulan üfürümler olarak ikiye ayrılırlar. Kalp kasıldığı zaman basınç daha çok yükseldiğinden, sistolik üfürümler diastolik üfürümlerden daha şiddetlidir. Sistolik üfürümlerin birçoğunun zararsız olmasına karşılık, diastolik üfürümler genellikle kalpte bir bozukluğun bulunduğunu gösterir. Ama sorun yaratan nedenlerden çoğu ameliyatla giderilebilir.
Kalp Kapağı Hastalıkları:
Kalp kapağı hastalıkları sistolik üfürümler yaratabilir. Bunlar, kalp kasıldığı sırada oluşan sesler, yani kulakçıklar ile karıncıklar arasındaki kapakların kapandığını gösteren “birinci kalp sesi” ile aort kapağı ile pulmoner kapağın (akciğer atardamarlarının girişndedir) kapanmasıyla oluşan “ikinci kalp sesi” arasında duyulur.
Karıncıklardaki basıncı yükselten kasılma sırasında duyalan sistolik üfürüm, kanın kulakçıklara kaçmasını önleyen mitral kapak ile triküspid kapak kaçağından (yetersizliği ) ya da sağ ve sol karıncıkların çıkışında yer alan pulmoner ve aort kapaklarındaki daralmadan kaynaklanabilir.
Kalpte Delik:
Kalbin damarlara kan pompalamak için kasılması (sistor) sırasında, sol karıncığın içindeki basınç sağ karıncıktakinden yüksektir. İki karıncık arasındaki duvarda bulunan delik, kasılma sırasında kanın hızla sol karıncıktan sağ karıncağa akmasına neden olur. Bu sırada oluşan üfürüm, bazen çok siddetlidir. Öyle ki titreşim, göğsün üstünü dayanan elle bie hissedilir. Bin bebekten beşi kalbi delik olarak doğar, ama çoğu delik ilk birkaç ay içinde kendilğinden kapanır. Bazı delikler de kulakçıklararasında yer alırve bu durumda basınç farkı az olduğundan üfürüm duyulmayabilir.
Karıncıklar arasındaki büyük delikler olabildiğince erken (çocuk ) bir yaşını doldurmadan) onarılmalıdır. Kulakçıklararısı delikler ise çoğunlukla önemli bir sorun yaratmazlar:
Aort Koarktasyonu:
Bazı bebeklerin aortu (kalpten çıkan ana damar) doğuştan dardır. Bu durum şiddetli bir üfürüm ve titreşim yaratır. Darlık, kollara giden damarların ayrıldığı bölgeden önceki bölümdeyse kollarda kan basıncı yükselir. “Aort Koarktasyonu “ adlı bu hastalık, çocukluk çağında fark edilmeyebilir. Ancak dar bölüm kalbin zorlanmasına neden olduğundan, genellikle ameliyatla çıkarılır.
Diastolik üfürümler:
Bunlar, ikinci kalp sesi ile kalbin kasıldığını bildiren birinci kalp sesi arasında duyulur. Neden, sistolik üfürümlerin tam tersi, ani aort kapağı ve pulmoner kapak yetersizliği ya da mitrol ve triküspid kapak darlığıldır.
Tanı ve Tedavi:
Üfürmeler aslında tanıda önemli rol oynayan belirtilerdir. Sistolik ya da diastolik oluşları ya da en şiddetli duyuldukları bölge, bazen neredeyse kesine yakın tanı için yeterli olabilmektedir.
Üfürümlerin başta gelen belirtisi olan soluk darlığı her durumda (sözgelimi, aort korktasyonu) görülmez. Bu yüzden üfürümün gerçek nedenini saptama ve ameliyat gerekip gerekmediğini belirleme amacıyla bir dizi test uygulanır. İlk başvurulan muayene yöntemi kalpte büyüme olup olmadığını anlama amacıyla çekilen göğüs röntgenidir. Ancak bazen kalbin aşırı yüklenmesine karşılık röntgende normal görüntü verebilmesi nedeniyle ek olarak EKG de çekilir.
Başka yöntem de kalp kateterizasyonudur. Atardamara ya da toplardamara yerleştirilen kateter yardımıyla kalp kapaklarının iki yanındaki basınç farkı ölçülür ve kapak kaçaklarını saptamak için kalbe özel boya maddeleri verilir.
Üfürümlere yol açan ana neden ciddiyse ve ameliyatla giderilebilecek nitelikteyse, ameliyata başvurulur. Cerrahi girişim genellikle başarılı sonuç verir.
Saygılarımla hepinize sağlıklı yaşamlar…











Yorumlar
Sayın İlgili,
EECP tedavisi hakkındaki kısa bilgileri, siteniz sağlık köşesinde yer verilerek okurlarınızla paylaşılması dileği ile gönderiyorum.
EECP Tedavisi Amerika Birleşik Devletleri ve Gelişmiş Ülkelerde eski ancak Ülkemiz için yeni bir Tedavi yöntemidir. EECP Tedavisinin Ülkemizde 9 yıldır başarı ile uygulanmaktadır. Sizinde bildiğiniz gibi Kalp Hastalıklarında ölümleri tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 1. sırayı almakta ve Sağlık Bütçesinden en büyük harcama Kalp hastalıkları Tedavisine yapılmaktadır. Dolayısı ile önemli bir konudur.
EECP ( Enhanced External Counterpulsation ) Güçlendirilmiş Harici Konturpulsasyon Koroner Arter Hastalıklarında ve Kalp Yetmezliği tedavisinde kullanılan bir tedavi yöntemidir. Tedavi 1995 yılında FDA ( Food & Drug Administration ) Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi tarafından onaylanmasından sonra, Amerikada hızla yayılmaya başlamıştır. Halen, New York City Christ Hospital and Medical Center, Clevland Clinic, Beth Israel Medical Center, John Hopkins, John F. Kenedy Medical Center, Mayo Clinic, Miami Heart Institute, Texas Heart Institute, New Jersey Medical School, Colombia University, State University of New York, University of Pitsburg, San Francisco – University of California, Gainesville – University of Florida ve University of Virginia gibi önde gelen Üniversite ve Merkezlerde kullanılmaktadır. Günümüzde Amerikada bini aşkın üniversite veya özel hastanede rutin klinik kullanımdadır.
Amerika dışında 150’ yi aşkın merkezde kullanılan sistem ülkemizde de Ankara’,İstanbul, İzmir, Kocaeli Gaziantep’ te yıllardır kullanılmaktadır
EECP Türk Kardiyoloji Derneğini ve Türk Tabipler Birliği tarafından onaylanmış bir tedavi yöntemidir.
EECP Sistemi, Çok Merkezli çalışmaları yapılmış ve kendisini ispatlamış bir sistemdir. By – Pass veya PCI / balon tedavisi görmüş ancak tekrar Damar Tıkanması gelişmiş hastalarda, Maksimum Medikal Tedavi altında olduğu ve girişimsel tedaviler yapıldığı halde Angina Semptomu devam eden hastalarda ( Refrakter Angina Pectoris) , Koroner Arter Anatomisi PCI ya da By – Pass yapılmasına uygun olmayan hastalarda, PCI veya By – Pass olmak istemeyen Hastalarda, eşlik eden hastalıklardan dolayı ( Diyabet, Solunum Yetersizliği , Böbrek Yetersizliği gibi ) Cerrahi veya PCI girişimi yapılması uygun olmayan hastalarda başarı ile uygulanmaktadır.
EECP tedavisinden sonra hastaların yaşam kaliteleri artmakta, paket taşıyabilmekte, Anjin Atakları nadiren görülmekte, daha az ilaç gereksinimi duymakta, yeniden işlerine dönebilmekte, kendilerine güven duymakta ve egzersiz yapabilir hale gelmektedirler.
EECP Tedavisi günde 1 saat, haftada 5 veya 6 gün ve 7 hafta süre ile 35 gün, sürmektedir. Hastalar tedaviye ayakta gelip tekrar işlerine devam edebilmektedir.Tedavi esnasında provoke edilen kılcal damar ağa oluşumu Kalp Kasının daha iyi beslenmesi sağlanmaktadır. Başarı oranı % 85’ lerin üstünde olan EECP tedavisi hastalarının 5 yıl içersinde tekrar şikayet etme oranı % 5 seviyelerindedir. Tedavi sonuçlarının kalıcı olması yanında, son derece güvenilir olduğu yapılan bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. EECP tedavisi hiç bir riski ve girişimsel olmayan bir yöntemdir.
EECP tedavi sistemi hakkında detaylı bilgilere http://www.eecp.com.tr sitesinden ulaşabilir,
Sağlıklı günlerde işlerinizde başarılar dileriz.
Nursel MANTİNİ
Galen Danışmanlık
e – mail : n.mantini@superonline.com
Web : http://www.eecp.com.tr
Telfn : 0312 427 15 62
Faks : 0312 467 35 67
Yorum Yazın