Kamuoyu ve Halkla İlişkiler

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Kamuoyu, ilk bakışta bir “görünmez güç” olarak algılanabilir. Onun tepkisinden çekinilir, onun aydınlatılması gerekir, onun beklentisi her şeyin üstündedir. Oysa bu “görünmez güç”, hemen bütün toplumsal kesimlerin (kamu) üzerinde uzlaştığı bir ortak kanı (oy) anlamına gelmez. Burada “kamu”yu belli bir sorun hakkında görüş sahibi olan grup ya da gruplar, “oyu”u da net bir bilgiden ziyade belli bir eğilim olarak algılamak gerekir. Bu açıklamanın ışığında kamuoyu, “Belli bir zamanda, belli bir tartışmalı sorun karşısında, bu sorunla ilgilenen kişiler grubuna veya gruplarına hakim olan kanaat, şeklinde tanımlanabilir.

Halkla ilişkiler, sonuç olarak kamuoyu oluşturmaya yönelik etkinlikler dizisidir. Bu nedenle halkla ilişkiler alanında çalışan kişiler, kamuoyunu oluşturan etkenlerin tamamından yararlanırlar.

Kamuoyunu Oluşturan Etkenler

1. Psikolojik etkenler: Kişilik yapısını biçimleyen, doğuştan gelen, içgüdülerden kaynaklanan, çocukluktan kalan… etkenler.

2. Sosyal Çevre: Aile, okul, iş ve meslek grupları gibi sosyal çevrede kazanılan görüş ve kanaatler.

3. Yüz yüze temas ve kanaat önderlerinin rolü: Özellikle kitle iletişim araçlarının yetersiz olduğu azgelişmiş ülkelerde önemli yer tutar.

4. Kitle iletişim araçları: En etkin faktör yazılı, görsel, işitsel iletişim araçlarıdır. Olaylar ve yorumları çok kısa sürede büyük kitlelere ulaştırabilir, böylece görüşleri şekillendirebilir. Ancak birey bu araçlardan gelen bütün haber ve yorumlara açık değildir, “seçmeli ilgi” bu araçların etkisini sınırlayabilir. Ancak günümüzde “kararsızlığın” da bir “karar” olarak görünmesi, sosyo-politik, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel olaylarda “kararsızların” nicelik bakımından büyük bir kitle oluşturmaları nedeniyle iletişim araçlarının etkinliği tartışılmaz düzeydedir.

Kamuoyu Nasıl Belirlenir?

Kamuoyunun belirlenmesinde iki unsur öne çıkar:

1. Sayı (Çoğunluk): Kamuoyu bir bakıma çoğunluğun kanaatidir.

2. Yoğunluk (Etkinlik): Ancak bu çoğunluğun karşısında iyi örgütlenmiş, kesin ve köklü olarak benimsenip açıklanan görüş daha etkili olabilir.

Ürettiğiniz mal ya da hizmetle ilgili doğru bilgileri, iyi örgütlenmiş bir çabayla kesin ve
köklü biçimde eğitim, kültürel ve sosyo-ekonomik düzeyi yüksek, toplumda yeri ve etkinliği bulunan kesimlere mi aktarmak istersiniz, yoksa sizi çoğunluk mu ilgilendiriyor?..

Eğer ikincisi ise reklam yapmak daha doğru… Ama ilkini tercih ediyorsanız, oluşturduğunuz kamuoyu, göz ardı ettiğiniz çoğunluğu da etkileyebilir, bu arada reklamı da yapmış olursunuz.

Burada niteliğin niceliğe oranla ağırlık taşıdığı ortaya çıkar. Bu unsurlar ışığında kamuoyu, kendini etkin olarak duyuran kanaattir.

Kaynakça;

Politika Bilimine Giriş, Münci KAPANİ.
İşletmelerde Halkla İlişkiler, Zeyyat Sabuncuoğlu.
Halkla İlişkiler, Ahmet Bülent Göksel.

Yazar: Esat Kaplan