Kazakistan’ın Başkenti: “Astana”

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Astana, Asya ülkelerinden Kazakistan’ın en önemli yerleşim yerlerinden biridir. Söz konusu yerleşim yeri, ülkenin Almata sonrasında en popüler yeri kabul edilir. Almata her ne kadar Astana’ya nazaran daha popüler olsa da, Astana ülkenin başkenti olması sebebiyle çok ayrı bir öneme sahiptir. Ishim Nehri kıyısında bulunan Astana, ülkenin en modern şehirlerinin başında gelir. Başkent olması sebebiyle ülkenin siyasi merkezi olan şehir, ülke topraklarının en gözde yerleşim yerlerinden birine dönüşmüştür. Kazakistan’ın kuruluş tarihi çok eski olsa da ülkenin bağımsızlığı çok yenidir. 1990’lı yıllarda çatırdayan Sovyetler Birliği’nin parçalanması sonucu bağımsızlığını ilan eden Kazakistan, uzun bir süre Sovyetler Birliği döneminde de ülkenin başkentliğini yürütmüş olan Almata’nın başkentliğinde hareket etmiştir. Ancak Almata’nın başkentlik unvanı, 1998 yılında Astana’ya verilmiştir. Dünyanın en eski toprakları arasında yer alan Kazakistan, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bunlar arasında Türkler de bulunur. Öyle ki, Türkler Avrupa’ya Orta Asya’dan yayılırken yerleşim yerleri Kazakistan toprakları idi. Bu anlamda halen bölgede Türklere karşı ayrı bir sempati beslerler.

Almata’ya nazaran ülkenin daha kuzeyinde bulunan Astana resmi olarak 6 Mayıs 1998 tarihinde Kazakistan’ın yeni başkenti olmuştur. Bu tarihle beraber şehir adeta baştan inşa edilmiştir. Astana günümüzde bu isimle anılsa da geçmişte 7 kere isim değişikliğine gitmiştir. Bunlardan en sonuncusu Akmola olan bu şehir, 6 Mayıs 1998 tarihinde başkent olarak ilan edilince şehre başkent anlamına gelen ”Astana” uygun görülmüştür. Yeniden isimlendirilen bu yerleşim yeri, Kazakistan’ın kaderini değiştirecek bir yer olması ümidiyle yeniden inşa edilmiştir. Tasarlanan yeni şehir planı, Avustralya’nın Canberra ve dolayısıyla da Canberra’nın baz aldığı Washington D.C.’yi hedef almıştır. Bu anlamda Avustralya’nın başkentinin bir kopyası olarak tasarlanan Astana, bu plandan pek şaşmasa da coğrafi farklılıklar sebebiyle benzerlik pek de kurulamamaktadır. Yine de tıpkı Canberra’da olduğu gibi Astana’da da Astana Hükümet Binası, Astana Parlamento Binası, Astana Yüksek Mahkemesi gibi çeşitli binalar inşa edilmiştir. Ayrıca bölge çok sayıda gökdelenle de çevrilmiştir. Bu inşa çalışmaları sırasında birçok Türk girişimci, müteahhit, mühendis de rol almıştır.

Adeta yeniden yaratılan şehir, kısa süre içinde Almata’yı unutturmuş ve ülkenin yeni siyasi, ekonomik, iktisadi, kültürel ve eğitim başkenti haline gelmiştir. Ayrıca şehir bunların dışında da ülkenin sağlık merkezi olarak kabul edilir. Şehir tam bir finans şehri olma yolunda ilerlemektedir. Bunun için gerekli olan devasa gökdelenleri de bünyesinde barındıran Astana, bölgenin en önemli yerli ve yabancı birçok şirketinin merkezini ya da şubesine ev sahipliği yapmaktadır. Her ne kadar yeni bir başkent olsa da çok hızlı bir yol alan Astana, sahip olduğu az nüfusuyla dikkatleri üzerine çekmektedir. Son derece popüler bir şehir olan Astana sadece 900 bin kişinin yerleşik olarak yaşadığı bir şehirdir.

Yazar: Emir Karasu