Kırmızı Kuru Meyvelerin Antioksidan Kapasitesi ve Sindirim Sonrası Etkileri

7361_3Pek çok sebze ve meyve, fenolikler, karotenoidler ve tokoferoller bakımından çok zengindir. Bu bileşenler de vücutta oksidatif strese karşı kemo-koruyucu rol oynamakta ve antioksidanlar ve insan sağlığının iyileştirilmesi için, oksidatif bileşenler ve antioksidan maddeler arasında dengeyi sağlamaktadır. Oksidatif strese bağlı hastalıkları potansiyel önleyici ve tedavi edici özelliği oldukları bilinen fenolik bileşenlere karşı ilgi son zamanlarda daha çok artmıştır . Meyvelerin içeriğinde bulunan toplam fenolik bileşenler ve antioksidan kapasitesi pek çok çalışma ile belirlenmiştir , ancak insan sistemindeki antioksidan aktivitesi ve toplam fenolik bileşenler dikkate alınmamıştır ve bu konu ile ilgili yeterli düzeyde çalışma mevcut değildir. Bu anlamda in-vitro sindirim modeli uygulanarak antioksidan ve fenolik bileşenlerin stabilitelerinin kırmızı kuru meyvelerde araştıran pek çok çalışma literatürde yerini almaktadır.

Günde 1 porsiyondan fazla sebze ve meyve tüketen bireylerde, polifenolik bileşenlerin mutajenesis ve karsinojenesisi engelleyici etkilerinin olduğu bilinmektedir. Ayrıca, fenolik bileşenler, lipid peroksidasyonunu önlemeleri sebebiyle gıda endüstrisinde kaliteyi arttırıcı olarak da kullanılmaktadırlar.

Polifenollerin biyoyararlılığıyla ilgili in-vitro çalışmalarda çok farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. İn-vitro deneyler laboratuvar koşullarında gerçekleştiğinden, sindirimin çevresel etmenlere, kişiden kişiye, cinsiyete ve daha pek çok faktörlere göre değişiklik gösterdiği gerçeği elemine edilmiştir. Çünkü sindirim sırasında salgılanan enzimler, sindirim sıvıları, mide ve bağırsaktaki pH düzeyi çok farklı faktörlere bağlı değişkenlik gösterebilmekte ve bu durumda da besinlerden sağlanan yararlar ve biyoyararlılık düzeyi de kişiden kişiye pek çok değişim göstermektedir. Ancak bu çalışmaların en büyük amacı, farklı yaklaşımlarla çalışmalar yapılarak, biyoyararlılık konusunda gıdaların matrislerinin etkilerini incelemek adına bir trend yakalamaktır.

7361_4Labotaruvar koşullarında yapılan sindirim deneylerin (in-vitro koşullar) birebir canlılarla yapılan in-vivo deneylerle doğrulanması gerekir. Ancak in-vivo deneylerin pratik olmayışı, maliyetli olması ve etik açıdan problemler doğurması sebebiyle in-vitro çalışmalara ağırlık verilerek her geçen gün geliştirilmeye çalışılmaktadır.

Tabiki In-vitro modellerin uygulanmasında in-vivo yöntemlere göre pek çok kısıtlamalar bulunmaktadır, örneğin; in-vitro modellerde sindirimin yalnızca statik modeli uygulanabilmektedir. Buna rağmen in-vitro yöntemler, polifenollerin mide-bağırsak koşulları altındaki stabilitelerini belirlemede kullanılan pratik yöntemlerdir.

Pek çok üründe yapılan in-vitro çalışmalarla elde edilen sonuçlar ile insan ve hayvanlar üzerinde yapılan pek çok in-vivo çalışmalar ile karşılaştırılmış ve yüksek düzeyde korelasyon elde edilmiştir

7361_1Yapılan pek çok in-vitro sindirim çalışmasına göre de küçük kırmızı kuru meyvelerde bulunan polifenolik bileşenlerin biyoyararlılıkları oldukça yüksek düzeyde bulunmuştur. Hatta bazı çalışmalarda başlangıç değerinden daha yüksek çıktığı görülmüştür. Bunun sebebinin ise, meyvenin kabuk yapısında bulunan bağlı polifenollerin açığa çıkması şeklinde gösterilebilir. Bir diğer sebebi de sindirim sırasında enzimlere ve sindirim sıvılarına maruz kalan polifenolik ve antioksidan bileşenler matristen açığa çıkmakta ve zaten var olan bileşen kullanılabilir hale gelmektedir.

Sağlığa sayısız faydaları olduğunu bildiğimiz antioksidan içeren kırmızı kuru meyveleri tükettiğimizde bu bileşenlerden yüksek düzeyde faydalanabiliyoruz. Bu durumda bu ürünlerin bizim için önemli birer antioksidan kaynağı olduğunu söyleyebiliriz..

Sağlıkla Kalın…

Kaynakça:
(Wolfe ve ark., 2003; Adomand Liu, 2002)
(Kahkonen et al., 2001; Robards et al., 1999)
(Fu ve ark., 2011;Lim ve ark., 2007)
(Sun ve ark., 2011)
(Wodjdylo ve ark, 2007)
(Bouayed ve ark., 2011).

Yazar: Buket Sağbasan