Kış Mevsimi Neden Grip Sezonudur?

3447_flu

Son günlerde ülkemizde de havaların iyiden iyiye soğuması ile birlikte grip hastalığı nedeni ile hastanelere başvuranların sayısında önemli bir artış gözleniyor. Sadece ülkemizde değil, dünyanın her hangi bir yerinde kış ayları, grip sezonu olarak algılanır. Peki, neden insanlar genellikle kışın grip olmaktadır? Bu konu henüz tam olarak aydınlatılabilmiş olmayıp, üzerinde farklı teoriler üretilmiştir.

Bu teorilerden ilkine göre, insanlar kışın kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirmekte ve pencerelerin de kapalı olması ile birlikte birbirlerinin nefesini solumaktadır. Bir diğer teoriye göre, karanlık (D vitamini yetersizliği) ve soğuk hava, bağışıklık sistemini zayıflatmakta ve bizi virüslere karşı daha hassas hale getirmektedir. Üçüncü bir teori, kişinin bünyesinin zayıflığı veya çevreden aldıkları ile değil virüsün kendi yapısı ile ilgilenmektedir. Bu teoriye göre grip virüsleri soğuk ve kuru havada aktif hale gelirken, yazın sıcak ve nemli havasından pek hoşlanmaz ve aktivitesini yitirirler.

Bilim adamları uzun zamandan beri bu teorilerin doğruluğunu nasıl test edebilecekleri hakkında uğraş vermişler ve farklı denemeler gerçekleştirmişlerdir. Ancak yapılan denemelerde insanlar yerine hayvanlar kullanılmış ve birçok laboratuvar hayvanının grip virüsünü alma yolu insanlar ile farklılık göstermektedir. Fakat 2007 yılında Peter Palese isimli bir araştırmacının gözüne 80 yıllık bir makale takılır ve makalede hint domuzunun, insanlar gibi gribe yakalandığı ve birbirine bulaştırdıkları belirtilmektedir. Bunun akabinde Palese kendisine daha mantıklı gelen üçüncü teoriyi test etmeye karar vermiş ve birkaç hint domuzu üzerinde çeşitli denemeler yaparak, grip virüsünün sıcaklık ve nem ile ilişkisini test etmiştir.

3447_flu3

Her denemede, dört farklı domuza influenza A (en yaygın grip virüsü) enjekte edip, virüs enjekte edilmemiş 4 farklı domuzun bulunduğu kutuya komşu bir kafesli kutuya yerleştirmiştir. Deneme 5 santigrat derece sıcaklıkta gerçekleştirildiğinde, virüs enjekte edilmeyen ve komşu kafeste bulunan dört domuz da grip virüsünü kapmıştır. Ancak aynı deneme 20 santigrat derecede gerçekleştirildiğinde komşu dört domuzun sadece bir tanesi virüsü kaparken, 30 derecede hiçbir domuz virüsü almamıştır. Kışın havadaki su buharı miktarı fazla olmadığı için kurudur ve bunun etkisini ölçmek için araştırmacılar aynı deneyi, farklı nem koşullarında tekrarladıklarında, daha nemsiz yani kuru havada daha fazla hayvanın hasta olduğunu gözlemlemiştir. Yapılan başka bir çalışmaya göre de virüsün etkinliği kuru havalarda nemli havalara göre çok daha dirençli olduğu gözlemlenmiştir.

Palase’nin deneyleri göstermiştir ki, influenza virüsü soğuk ve kuru havalarda daha etkilidir. Ancak bu noktadan sonra da sorulması gereken bir soru vardır:  Neden?

3447_flu2

Olası nedenlerden biri gribin yayılma şekli ile yakından bağlantılıdır. Grip bir insandan diğerine hava yolu ile bulaşır. Hastalıklı olan biri nefes alıp verdiğinde, içerisinde virüs bulunan damlacıkları havaya salar. Bu damlacıklar yerçekiminin etkisi ile yüzeye doğru hareket ederler ve düştükten sonra da tekrar buharlaşırlar. Kuru havalarda, damlacığın üzerindeki fazla nem buharlaşır ve daha küçük damlacıklar haline gelir. Damlacıklar ne kadar küçülürse, damlacığın üzerine etkiyen hava direnci o ölçüde artış gösterir ve yeterli küçüklüğe erişildiğinde virüs tekrardan havalanarak, birileri soluyana kadar havada etkili bir şekilde kalır.

Her ne kadar Palase’nin denemeleri sonucunda sıcaklık ve nem faktörü virüsün etkinliği için önemli olduğu kanıtlanmış olsa da, bu sonuç diğer teorilerin doğru olmadığı anlamına gelmemekte ve hatta bazı araştırmalara göre her üç teori birden yürümektedir. Son dönemlerde diğer teorilerin doğruluğu üzerinde de yapılan çalışma sayıları artmaktadır. Ancak, gripten korunmak için ne yapabilirim sorusuna en azından kanıtlanmış olan teoriden yola çıkarak bir yanıt vermek istersek, nemlendirme cihazlarının kullanımını teşvik etmek yanlış olmayacaktır.

Yazar: Nihat Keleş