Kıtlık ve Tercih

İktisat biliminin çıkış nedeni kıtlık, ekonomik kaynakların insan isteklerini aşmasıdır. İktisat bilimi, kıt kaynaklar dolayısıyla yapılan tercihler ve tercihler sonucu ekonomik etkileşimlerle ilgilenir.

Ekonomik kaynaklar, mal ve hizmet üretimlerinde kullanılan, tabiat veya insanların sağladıkları araçlardır. Tabiatın sağladıkları su, petrol, maden, orman vb. varlıklardır. Bu doğal kaynaklar toprak diye ifade edilmektedir. Toprak ne kadar çok da olsa, sınırlıdır. Dolayısıyla alternatiflerinden tercih yapılmalıdır. Mesela, bir arsaya ev, alışveriş merkezi, akaryakıt istasyonu, otel veya yurt yapılabilir. Ancak hepsi birden yapılamayıp, biri tercih edilebilir.
İnsanların sağladığı kaynakların en başında emek bulunur. Emek, mal ve hizmet üretimi için gereken fiziksel ve zihinsel çalışmalardır. Bu da kıttır. Çünkü zaman ve personel sayısı sınırlıdır. Mesela, girişimciler yeni ürün ve hizmetler geliştirmek için kaynakları bir araya getirerek risk alırlar. Bu ruha az kişi sahip olduğundan kıt bir insan kaynağıdır.

İnsanların sağladığı diğer bir kaynak ise sermayedir. Sermaye, diğer mal ve hizmetlerin üretimi için kullanılan makine, araç ve tesislerdir. İktisatta sermaye terimi fiziksel sermaye mallarını ifade eder, finansal sermayeden farklıdır. Finansal sermaye, fiziksel sermaye üzerindeki mülkiyet hakkıdır. Mesela, TOFAŞ’ın binlerce hisse senedini satın almış kişi finansal sermaye sahibidir. TOFAŞ ise taşıt üretim fabrikaları ve stoklarına sahiptir. Finansal pay sahipleri TOFAŞ’ın fiziksel sermayesine dolaylı sahiptir. Finansal sermaye, fiziksel sermaye satın alabilmek için gerekli olup doğrudan sermaye değildir. Fiziksel sermaye, bina ve tesislere yatırımlarla sonuçlanır.
İnsanın insana yaptığı yatırımla ise beşeri sermaye ortaya çıkar. Beşeri sermaye, personel yetiştirme ile elde edilen bilgi birikimi ve yeteneklerdir. İnsanlar ekonomist, muhasebeci, doktor, mühendis olmak için üniversitelerde okurlar. Daha sonra mesleklerinde ilerlemek için yüksek lisans, doktora ve meslek içi eğitim görürler. Eğitimlerle insanların verimlilikleri yükselir.

Yukarıda anlatılan tüm kaynaklar, üretim faktörleri veya girdiler diye de ifade edilir. Kaynaklar ne kadar çok da olsa sınırlıdır. Dolayısıyla sınırlı miktarda mal ve hizmet üretilecektir. Bu sınırlar, ekonomide bir malı daha fazla üretmek için başka amlları daha az üretme gerekliliğini gösterir. Toplumda herşey kıttır. Tüm insanların tüm ihtiyaçlarına yetecek kaynak hiçbir zaman olamaz.İnsanlar almak istedikleri mal veya hizmetler için mutlaka bedel ödemelidirler.
Tüm kaynakların kıtlığı, insanların isteklerinden az mal veya hizmet almak zorunda kaldıklarının göstergesidir. Dolayısıyla mutlaka seçim yapılmalıdır. Yani bir şeye sahip olmak için mutlaka başka bir şeyden vazgeçilir.

Tercih ve Fırsat Maliyeti

İnsanların tüm ihtiyaçlarının karşılanmasının mümkün olmaması, sınırlı kaynakları en iyi kullanmak için seçim yapmayı şart kılmaktadır. Ekonomik kaynak kullanmada rasyonel seçim yapma hususu ekonominin temel konusudur. Rasyonel seçim, alternatiflerin maliyetlerinin karşılaştırılarak seçim yapılmasıdır. Rasyonel seçim yapılmış sayılması için fayda mutlaka maliyeti aşmalıdır. Böylece refah seviyesi de yükselir.
Ekonominin temellerinde biri de her seçimin mutlaka belirli bir maliyetinin olmasıdır. Beğenilen ve istenilen bir şeyi elde etmek için başka bir alternatiften vazgeçmek gerekir. Vazgeçmek gereken bu alternatiflere fırsat maliyeti denir. Alternatif maliyet diye de ifade edilir. Kısacası; bir alternatifi elde etmek için vazgeçilmesi gereken başka alternatiftir.

Mesela; yaz tatilini Antalya veya Bodrum’da geçirmek isteyen bir kişi Bodrum’a gitmeyi seçmişse Antalya’ya gitmekten vazgeçecektir. Antalya’ya gitmek Bodrum’a gitmenin fırsat maliyetidir.

Fırsat Maliyeti ve Parasal Maliyet

Fırsat maliyeti, kıtlık göz önüne alınarak yapılan tercihlerde önemli etkin faktördür. İnsanlar fırsat maliyeti yükselen mal veya hizmeti daha az alırlar, yerine fırsat maliyeti daha düşük mal veya hizmet alırlar. Piyasada her şeyin fiyatı vardır. Ancak gerçek maliyet piyasadaki fiyat değildir. Gerçek maliyet, edinilen mal veya hizmet için vazgeçilen mal veya hizmetlerin maliyetleridir. Piyasa iyi işliyorsa fiyatla fırsat maliyeti arasında çok yakın ilişki vardır. Mal veya hizmet satın almak için feda edilen paraya mal veya hizmetin parasal maliyeti denir. Mesela; bir fincan kahve satın almak için bir dilim pasta satın almaktan vazgeçiliyorsa kahvenin fırsat maliyeti bir dilim pastadır. Fırsat maliyeti hesabı için kahve fiyatı pasta fiyatına oranlanır. Bu oran nispi fiyatı verir. Nispi fiyat fırsat maliyetini gösterir.
Fırsat maliyeti ve parasal maliyet kesinlikle farklı şeylerdir. Piyasa kötü işliyorsa parasal maliyet fırsat maliyetinden çok farklı görünür. Bazı malların açık etiket fiyatı bile olmayabilir.

Kaynakça:
Anadolu Üniversitesi – İktisada Giriş – 2008

Yazar: Halil İbrahim Arik