Küba Nasıl Bir Ülkedir?

Küba, Dünya’nın en ilginç ve en tarihsel yerlerinden biridir. Küba hakkında bildiğimiz en önemli gerçek ”komünist” olduklarıdır. Küba, en başta da ABD’yi şaşırtan devrimi ile büyük bir gündem yaratmıştır. Küba’nın devrimcilerinden, ”Tarih beni anlayacaktır’’ diyen Fidel Castro, ‘ Ölüm nereden gelirse gelsin, hoş geldi, sefa geldi’ ya da ‘ İki, üç daha fazla Vietnam’ diyen Che Guevara inanılmaz bir şekilde tüm devrimcilerin örnek aldığı kişiler olmuşlardır.

Küba’nın başkenti Havana’dır. Küba’nın alanı 110.860 km2 olmakla beraber, nüfusu da yaklaşık olarak 11 miyondur. Küba’nın dini Hristiyanlıktır. Bu ülkenin bilinen en önemli şehirleri ise, Havana, Santa Clara, Trinidad, Cienfuegos, Santiago de Cuba’dır. Küba halkının %51 melez, %37 beyaz, zenci, %1 Çinli’dir.

Küba’nın Başkenti Havana’nın Tarihsel Süreci

8005_5Havana, Küba’nın siyasal, kültürel ve ekonomik merkezi olarak bilinmektedir. Havana’nın nüfusu yaklaşık olarak 2.3 milyon, yüz ölçümü ise 727 km2’dir. Havana, 1515’te keşfedilmiştir. Avrupalılar tarafından bulunan en eski şehirlerden biri olarak kabul edilmektedir. Ticari bir liman olan Havana, geçmiş zamanlarda sık sık korsan saldırılarına uğramaktaydı. İlk korsan saldırısı 1555’te Fransız korsan Jacques de Sores tarafından yapılmıştır. Bu saldırı sırasında şehir yakılmıştır. İspanyollar ise, saldırılardan sonra ilk kaleleri inşa etmeye başlamışladır. La Punta ve Morro Kalaleri’ni inşa etmişlerdir. İspanyolların kalelerin inşasındaki amacı ise, hem şehri korumak hem de ticareti korumaktı. Daha sonraları ise İspanya bu şehri temel üssü olarak kabul etmiş ve filosunu getirmiştir. Bu sayede farklı ülkelerden gelen ticaret gemileri, Havana’nın güvenilir olduğuna kanaat getirmişlerdir. Bu sayede de Havana’da ticaret gelişmeye başlamıştır. Gelişen ticaretle birlikte, tarım ve Havana’nın imal ettiği ürünlerde gelişmeye başlamıştır. Bu gelişmeler ile Havana, ”Yeni Dünyanın Anahtarı” ve ”Batı Hint Adalarının Kalesi” olarak anılmaya başlanmıştır.

17. yüzyılda da şehir artarak gelişmiş ve yeni binalar inşa edilmeye başlanmıştır. İnşa edilen yeni binalar arasında ise, yerel yönetim binaları ve dini yönetim inşaları yer almaktaydı. Giderek gelişen Havana 1607′ de Küba’nın başkenti olmuştur.

Havana’nın gelişimiyle birlikte nüfus hızla artmaktaydı. Bu yüzden Havana 18. yüzyılda Amerika’nın en kalabalık 3. şehri olmuştur. Büyük Britanya’nın 1762’de şehri tekrardan alması ve daha sonra Florida karşılığında değiş tokuş etmesiyle, şehir tekrardan İspanyollara geçmiştir. Şehrin tekrardan İspanyollar’a geçişiyle beraber Havana, Amerika’nın en güçlü korunan şehri olarak yapılandırılmıştır.

8005_2İlk demiryolu Havana-Bejucal arasına yapılmıştır. 1837’de yapılan bu liman 51 km’dir. Limanın yapılış amacı ise, şekeri vadiden limana taşımak idi. Ayrıca bu demiryolunun yapılmasıyla Küba, dünyada demiryoluna sahip 5. ülke olarak yerini almıştır. Ekominin giderek gelişmesi, yeni binaların inşası, ulaşım ile birlikte, Küba sanatsal olarak da gelişmeye başlamıştır. Gelişmeye devam eden Küba’da tiyatro salonları açılmaya başlanmıştır.

20. yy’da Amerika’ya ait Maine adlı savaş gemisinin limanın yakınlarında batması ile Havana Amerika’nın egemenliğine girmiştir.

Daha sonraları Amerika’nın etkisi altında gelişen Havana’da, birçok otel, casino, gece klüpleri, lüks eğlence yerleri açılmıştır. Havana’nın ekonomisinin giderek artmasıyla, o dönemde Havana’nın geliri Las Vegastan bile daha fazlaydı.

1958’de 300000 Amerikan turist Havana’yı ziyaret etmişlerdir. Aralarında ünlülerin de bulunduğu bu kişilerden Hemingway, ”Güzellik kavramı açısından sadece Venedik ve Paris Havana’yı geçebilir.” diyerek Havana’nın ne kadar güzel olduğunu dile getirmiştir.

1959’dan sonra Amerika’nın bu şehre uyguladığı ambargo ile Küba ticari açıdan çok zor bir döneme girmiştir. Ülke, adadaki tüm özel iş ve binaları ulusallaştırmak istemiş ve bu konuda sıkıntıya düşmüştür. Daha sonraları tüm özel mülkiyetler Küba Devleti tarafından ulusallaştırılmıştır.

Küba’da Sosyal Yaşam

8005_3Küba ülkesinde attığınız her adımda, değişik bir klasik araba ile karşılaşabilirsiniz. Küba, klasik arabalara olan tutkunluğuyla bilinmektedir. Ülke halkı dünya çapında bilinen araba modellerini tercih etmeyip, klasik arabaları olan tutkunluklarıyla bilinmektedir

Küba halkı misafirperver, dost canlısı, sıcakkanlı ve insanlara yakınlıklarıyla bilinmektedir. Şehre gelen turistler halkın genel ilgisinden çok memnun kalmaktadır. Bu yüzden Türkiye’den Küba’ya gelenler kişiler sanki memleketlerinden hiç ayrılmamış hissine kapılacaklardır.

Küba’da güne çok erken başlanmaktadır. Sabah saat 8 sularında bile, sokaklar insanlarla dolup taşmaktadır. Ayrıca sabah işe giden halk, yüzlerinde bir tebessüm ile yollarda yürümektedir. Biraz ilginç gelebilir ama, Küba’da sabah erken saatlerde yolda yürürken dans eden bir adam gördüğünüz de asla şaşırmayınız. Çünkü dans Küba için adeta bir yaşam tarzı ve yaşam kaynağıdır. Yediden yetmişe, kadın erkek ayırt etmeksizin, tüm halk dansa büyük bir ilgi duymaktadır. Ayrıca dansa duyulan ilgi kadar, Küba’da müziğe de büyük bir hayranlık vardır. Küba’nın sokaklarını neşelendiren sokak dansçıları ve sokak müzisyenleri Küba şehrinin bir simgesi haline gelmiştir. Dans ve müzik kültürünün yanısıra, Küba insanları sosyal yaşamının yanında eğitime de büyük önem vermektedir Halkın yüzde 95’ine yakın bir kesimi lise eğitimini tamamlamıştır. Küba’ da herkes eşit haklara sahiptir, ayrım gözetilmez. Bu sayede de, Küba halkının mutluluk oranı oldukça yüksektir.

Küba’nın Bilinmeyen Özellikleri

8005_4-UNESCO tarafından yapılan bir araştırmaya göre insanların en çok görmek istediği ülke Küba’dır.
-Küba halkı klasik arabalara olan tutkunluklarıyla bilinmektedir. Sokaklarda en çok 1959 model olan Amerikan arabalarına rastlanmaktadır.
-Küba’nın bir değişik özelliği de sokaklarında reklam panolarının asla olmamasıdır.
-Küba’daki puro fabrikalarındaki şeflerin, çalışanlarına mesai bitimine kadar gazete ve dergi okutması da Küba halkının okumaya ne kadar önem verdiğini göstermektedir.
-Küba halkı en çok kahve ve avokado tüketmektedir.
-Dünya genelinde en çok kokteyl Küba’da bulunmaktadır.
-Küba’da asla bir banka göremezsiniz.
-Küba çok fakir bir ülke olmasına karşın, sokaklarda evsizleri ya da dilenen insanları asla göremezsiniz. Bunun nedeni ise, ülkede sağlık, barınma ve eğitimin ücretsiz olmasıdır.
-Spora en çok değer veren ülkelerden birisi Küba’dır. Küba’da en meşhur spor ise beyzboldur.
-Dünya ülkelerinin büyük bir sorunu olan ırkçılığa, Küba’da rastlayamazsınız.
-Türkleri ve Atatürk’ü çok sevmesi ile bilinen Küba’nın ayrıca, Havana’daki bir parkta Atatürk büstünün bulunması oldukça dikkat çekmektedir.
-Küba’da askerlik süresi bizim ülkemizden farklı olarak iki yıldır. Ayrıca kadınların da gönüllü askerlik yapması ilginçtir.
-Küba’da halkın cep telefonu kullanımına ancak 2010 yılında izin verilmiştir. Cep telefonlarının fiyatının pahalı olması nedeniyle, halkın birçoğunda cep telefonu bulunmamaktadır.
-Dünyada sağlık eğitiminin en iyi verildiği ülkelerden birisi şüphesiz ki Küba’dır.Ayrıca eğitim ile birlikte, en iyi doktorlarından da –Küba’dan çıktığını söylemek mümkündür.
-Bu ülkede dikkat çeken bir diğer özellik ise, hiçbir zehirli hayvan ve bitkinin bulunmamasıdır.
-Küba halkının inançlı olduğu pek fazla söylenemez. Buna istinaden Küba Anayasası’nda hiçbir dini maddeyi göremezsiniz.
-Küba halkı ulaşımlarını arabalar yerine bici-taxi ile gerçekleştirmektedir.
196 metre boyutu ile dünyanın en büyük resmi Küba’da bulunmaktadır.
-Latin Amerarika’da ilk yapılan tren Küba’da, şeker kamışı dağıtımında kullanılmıştır. Bu yenilik dünya çağında büyük ses getirmiştir.
-Kral palmiyesi ülkenin sembol ağacı, maripsa sembol çiçeği olarak kabul edilmektedir. Ayrıca semboller Küba bayrağındaki renkler ile eşleşmektedir.

Kaynakça;

National Geographic

Yazar: Ensar Türkoğlu