Küçük Bir Hareketle Amerika’yı Değiştiren Kadın: Rosa Parks

Rosa Parks, Alabama’da oturduğu otobüs koltuğunu ayakta kalan bir beyaz yolcuya vermeyi reddetmesi sonucu tutuklanması ile başlayan ve tüm şehir geneline yayılan en büyük boykotun kahramanıdır. 381 gün süren ve Montgomery Otobüs Boykotu olarak bilinen bu boykot tarihteki ırk ayrımcılığına karşı yapılmış en büyük ve en başarılı kitle hareketidir.

İlk Gençlik Yılları

Rosa Louise Parks, 4 Şubat 1913 tarihinde Alabama, Tuskegee’de doğdu. Rosa’nın anne ve babası ayrıldıktan sonra annesi ile birlikte ananesi ve dedesi ile yaşamak üzere Alabama’ya geldiler. Gençliği, dedesinin çiftliğinde ırk ayrımının en fazla hissedildiği ve Ku Klux Klan üyelerinin aktif olduğu günlerde geçti.

Rosa, genç yaşında hasta annesi ve ananesine bakmak için okuldan ayrılarak, Montgomery’de bir gömlek fabrikasında çalışmaya başladı. 1932 yılında, Rosa 19 yaşında iken bir berber ve Renkli İnsanları Geliştirme Ulusal Birliği (NAACP – National Association for the Advancement of Colored People) aktif üyesi olan Raymond Parks ile evlendi. Kocasının desteği ile 1933 yılında liseyi bitirdi.
1943 yılında da NAACP’ye katılarak aktif rol aldı.

Montgmery Otobüs Boykotu

O yıllarda Montgomery şehir otobüslerinde beyaz ve siyah yolcu ayrımı yapılıyor ve önde beyazlar arkada Afrikalı-Amerikalı yolcular seyahat edebiliyordu. Otobüs içerisinde beyazları ve Afrikalı-Amerikaları ayıran bir çizgi vardı. Eğer otobüs dolarsa ve beyaz yolcular ayakta kalırsa, kurallar gereği otobüs şoförü gerekirse bu çizgiyi değiştirerek siyah yolcuların koltuklarını beyazların alanına dahil edebiliyordu.

1 Aralık 1955 tarihinde Rosa Parks çalıştığı dikiş atölyesinden evine gitmek üzere Cleveland Avenue otobüsüne bindi. Uzun ve yorucu bir gün ardından otobüste “renkli” yolcular için belirlenmiş boş birkaç yerden birine oturdu. Otobüsleri sürücüsü siyah ve beyaz yolcuları ayıran çizgiyi geriye doğru çekip beyazların oturacağı kısmı artırabiliyordu ancak herhangi bir yolcuya (ne renk olursa olsun) koltuğunu bırakmasını isteme hakkı yoktu. Ancak buna rağmen Montgomery otobüs şoförleri beyazlar için boş koltuk kalmadığında siyah yolculardan koltuklarını bırakmasını istemeleri alışkanlık halini almıştı. Eğer siyah bir yolcu itiraz ederse otobüs şoförü aracı sürmeme yetkisine sahipti. Polis çağırarak siyah yolcuları otobüsten çıkartabiliyordu.

Rosa, evine giderken otobüs, beyaz yolcularla dolmaya başladı. Şoför koridorda ayakta duran birkaç beyaz yolcuyu görünce otobüsü durdurdu ve iki bölümü birbirinden ayıran şeridi bir sıra geriye aldı ve dört siyah yolcudan koltuklarını bırakmasını istedi.

Üç siyah yolcu şoförün isteğine uyarak ayağa kalktı ancak Rosa Parks bunu reddetti. Şoför “Neden ayağa kalkmıyorsun?” dediğinde Rosa, “Ayağa kalkmam gerektiğini sanmıyorum.” diye yanıtladı. Bunun üzerine şoför polisi arayarak Rosa’nın tutuklanmasını sağladı. Rosa’yı tutuklayan polis onu Montgomery Şehri Kanunu’nun 6. Bölüm, 11. Maddesini ihlalden suçladı. Rosa karakola götürüldü ve o gece kefaletle serbest bırakıldı.

Rosa’nın tutuklandığı akşam NAACP Montgomery Başkanı E.D.Nixon, Montgomery şehir otobüslerinin boykot edilmesini planını yaptı. Bunun için yerel gazetelere reklamlar verildi, el ilanları basılarak siyahların oturduğu mahallere dağıtıldı. Tüm Afrikalı-Amerikalılara Rosa’nın duruşma günü olan 5 Aralık Pazartesi günü, tutuklanmasını protesto etmek için şehir içi otobüsleri boykot ederek binmemeleri istendi.

5 Aralık sabahı, Afrikalı-Amerikalı bir grup lider stratejilerini konuşmak ve yeni bir boykot organize etmek için bir araya geldiler. Montgomery İyileştirme Derneği (Montgomery Improvement Association – MIA) isimli derneği kurarak, Montgomery’nin yeni sakini Dr. Martin Luther King Jr.’ı Dexter Caddesi Baptist Kilisesi Başkanı olarak seçtiler. MIA, Rosa Parks’ın davasının harekete geçmek ve değişim yaratmak için çok iyi bir fırsat olduğunu düşünüyordu.

Rosa’nın avukatı Fred Grey o sabah mahkeme binasına geldiğinde binanın önünde 500 civarında kişi vardı. 30 dakika süren duruşma sonrasında Rosa suçlu bulundu. 10 dolar ceza ve 4 dolarda mahkeme ücreti olmak üzere toplam 14 dolar ceza aldı. Montgomery Otobüs Boykotu olarak bilinen boykota o gün kentte yaşayan yaklaşık 40.000 Afrikalı-Amerikalı katılmıştı. Banliyölerde yaşayan bir çok Afrikalı–Amerikalı işlerine yürüyerek gidip geldi ki bazılarının yürüme mesafesi 30 km civarında idi.

Boykotun kapsamı ve Afrikalı-Amerikalıların boykota sadık kalması sonucu düzinelerce Montgomery otobüsü boş şekilde çalışmak zorunda kaldı. Şirket mali açıdan ciddi zararlar aldı. Boykota karşı şiddet dolu misillemeler yapıldı. Öyle ki siyahların gittiği kiliseler hem Martin Luther King Jr hem de E.D. Nixon evleri bombalanarak yıkıldı.Bunlara rağmen boykot devam etti bu seferde Afrikalı-Amerikalıların kulladığı şehir taksilerinin sigortaları iptal edildi.

Devam eden olaylara tepki olarak, Afrikalı-Amerikalı topluluğunun üyeleri yasal işlem başlatarak Rosa’nın avukatı Fred Gray ABD Bölge Mahkemesine giderek, dava açtı. Haziran 1956’da bölge mahkemesi ırk ayrımcılığı yasasını anayasaya aykırı ilan etti. Bu karar temyiz edilmek istendi ama 13 Kasım 1956 da ABD Yüksek Mahkemesi bu kararı onadı.

Ciddi mali zararlara uğrayan Montgomery otobüs firmasının otobüslerindeki ayrımcılık uygulamasını kaldırmaktan başka çaresi kalmamıştı. Boykot resmi olarak 20 Aralık 1956 da sona erdi. Toplam 381 gün süren bu boykot tarihe ırk ayrımcılığına karşı yapılmış olan en büyük ve en başarılı kitle hareketi olarak geçti.

Boykot süresince Rosa Parks ve eşi işlerini kaybettiler ve iş bulamadıkları için de Montgomery’den ayrılmak zorunda kaldılar. Çift Rosa’nın annesi ile birlikte Michigan Detroit’e taşındılar. Rosa, orada kongre üyesi John Conyer’in sektererliğini yaptı.

1972’de eski arkadaşı Elaine Eason Steele ile birlikte Rosa ve Raymond Parks Kendi Kendini Geliştirme Enstitüsünü kurdu.

1992 de Rosa Parks: Hikayem isimli biyografini yayınladı.

1995 yılında da anılarını yazdığı Sessiz Güç isimli kitabı yayınlandı.

Ölümü

Rosa Parks, NAACP’nin en önemli ödülü olan Spingarn Medal yanında, prestijli bir ödül olan Martin Luther King Jr Ödülünü aldı.

9 Eylül 1996’da ABD Başkanı Bill Clinton Rosa Parks’a en yüksek onur ödülü olan Özgürlük Madalyasını verdi. Ertesi yıl Kongre Altın Madalyası’na layık görüldü.

1999 yılında Rosa Parks Time dergisinin “20. Yüzyılda En Etkili 20 Kişilik” listesinde yer aldı.

Rosa Parks, 24 Ekim 2005 tarihinde 92 yaşında Detroit, Michigan’daki evinde sessizce öldü. Cenazesine 50.000 kişinin katıldığı tahmin edilmektedir.

4 Şubat 2013 tarihinde Rosa Parks’ın 100. doğum gününde ülke çapında ABD Başkanı Barack Obama’nın da katıldığı anma törenleri ve etkinliklerle kutlandı.
Kaynakça:
biography.com/people/rosa-parks-9433715

Yazar: Funda Ergenekon