Kültür Balıkçılığı Nedir ?

Kültür balıkçılığı adı verilen balıkçılık, deniz içerisinde, göl, akarsu veya tatlı su kıyılarında tecrit edilmiş alanlar oluşturularak, balık çeşitleri, kabukluları, su canlıları ve su bitkilerinin doğal ortamlarının dışında yetiştirerek, çeşitli ihtiyaçların karşılanmasıdır.

İhtiyaçların en başında tabii olarak beslenme gelmektedir. Ticari olarak doğa koşullarının engelleri nedeni ile balık avlanmasının zorlaşması, türlerin yanlış avlanma ve kaçak avlanma gibi sebeplerden dolayı azalmaları gibi sebeplerden, özel alanlarda yetiştirilmesi gerekmektedir.

Kültür balıkçılığı içerisinde değerlendirilen ve özel olarak yetiştirilmek zorunda kalınan deniz kabukluları; istiridye, midye ve karides gibi canlıların her mevsim taze ve ihtiyaca yetecek kadar bulunması, günümüzde maalesef kültür balıkçılığı sayesinde gerçekleşmektedir. Bu deniz ürünlerinin doğal ortamlarındaki sayısı gün geçtikçe azalmaktadır ve taze ürün ihtiyacı sebebiyle ancak kültür balıkçılığı ile karşılanabilir bir hale gelmiştir. Yine bazı mutfak kültürlerinde, beğeni alan deniz bitkilerinin de aynı şekilde yetiştirilmesi gerekmektedir.

Kültür Balıkçılığı Nasıl Yapılır ?

6429_kultur_balikciligi_hiz_kesmiyor13749213350_h1055391

Kültür ya da besleme balıkçılığı için ilk olarak bazı doğal alanlar inşa etmek gerekir. Ancak deniz içerisinde yetiştiricilik en doğal olan yetiştirme alanıdır. Adeta bahçe gibi deniz içerisinde uygun ve dip düzeni bozulmadan oluşturulan, özel çit ile çevrili alanlar meydana getirilir.

Özel çit, kafes ve ağ gibi su geçişine engel olmayan ve yetiştirilen türün alandan kaçmasına engel olacak özellikte, alanlar deniz içerisinde ayrılır. Bu alanlarda balık üretimi ve beslemesi yapılarak her zaman doğala yakın ve bol miktarda balık, ihtiyaca cevap verecek oranda ve planlı bir şekilde üretilir.

Denize kıyısı olmayan ülkelerde genellikle yüksek teknolojiler sayesinde devasa akvaryumlar kullanılır. Akvaryum balıkçılığı günümüzde, genellikle Avrupa kıtasının iç kısımlarında kullanılmaktadır.

Kültür Balıkçılığının Yararları ve Zararları

Özel alanlarda balık yetiştirmek, öncelikle ekonomik olarak yararlar sağlar. En çok da denize kıyısı olmayan ve balık ihtiyacını ithal balık ile karşılayan ülkelerde, sistem başarılı şekilde yönetilerek ekonomiye katkı sağlanmaktadır. Her zaman taze balık bulmak ve en çok tercih edilen türü bulmak gibi damak tadına hitap edecek üretimler yapılabilmektedir.

Yanlış avlanmadan iklimsel değişikliklere kadar birçok sebepten dolayı yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olan türlerin devamlılığı sağlanmış olur. Bu gibi nedenlerden dolayı kültür balıkçılığı süratle yayılmaktadır. Balıkçılığın ticari etkisi ve beslenmedeki önemi göz önüne alındığında, balık besleme ve yetiştirme, büyüyen bir endüstri olmaya devam etmektedir.

Açık denizlerde ve hatta okyanus alanlarında yapılan kültür balıkçılığı, atık ve kötü yem kullanımı, denetim eksiklikleri, kafes ve çit alanlarının temizlenme sorunu, içerisinde balıkların dışkılaması, üre miktarları ve atık kirliliği gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Ayrıca bu durum diğer açık alanlara taşınarak, çevre kirliliği ve habitat düzeninin bozulması gibi etkileri de bulunmaktadır.

Detaylı ve özenli denetime ihtiyaç duyan sistem, her yeni endüstri gibi denetimsel eksiklik, hukuki açık gibi diğer sorunlar ile doğal bir tehdit olarak değerlendirilmektedir.

6429_su_urunleri_uretiminde_dunyada_en_hizli_buyuyen_ucuncu_ulkeyiz_h447

Dünya ve Avrupa’da Kültür Balıkçılığı

Dünya üzerinde kayıtlara yansıyan balık tüketiminin neredeyse %55’i kültür balıkçılığı ile sağlanmaktadır. 2008 yılı içerisinde 145 milyon ton kadar su ürününden, 80 milyon ton kadarı kültür balıkçılığı ile sağlanmıştır. Çin bu konuda lider ülkedir. Ayrıca Asya kıtası kültür balıkçılığının %90’nını karşılar ABD ihracatta 4. ithalatta ise 2. Konumunda olan ülkedir.

Avrupa’’da ringa, uskumru, levrek, karagöz, sardalye, tuna, kalkan balıkları ve midye, istiridye yetiştirilir. Denize kıyısı olan ülkelerde bile ekonomik gereklilikler sebebi ile kültür balıkçılığı yapılmaktadır. 2030 yılı balık tüketimi ve yetiştiriciliği tahminlerine göre doğal bozulma başlıca sebep gösterilerek, yetiştiricilik oranı %80-85 olarak değerlendirilmektedir.

Türkiye’’de Kültür Balıkçılığı

Coğrafi konumu gereği yaklaşık olarak üç tarafımız denizle kaplıdır. Yine de dünyadaki sebeplerin neredeyse tamamı bizi de etkilemektedir. Bu yüzden balık tüketimi ve doğal avlanma git gide azalmaktadır.

Balık çeşitliliğinin mevsimsel olarak farklılıkları, balıkçılık mesleğinin tercih dışı kalması, hukuki durumlar gibi sebeplerden balıkçılık git gide azalmaktadır. Özellikle istatistik veriler 1990’’larda yıllık olarak 600-700 ton avlanmanın bir anda 300 ton’a kadar azalması kültür balıkçılığının ülkemizde de ekonomi ve endüstri olarak yaygınlaşmasına sebep olmuştur.

Ülkemizde yetiştirilen popülasyon oranları olarak %97 balık %3 diğer deniz ürünleri olarak bilinmektedir. En fazla somon, kefal, çipura, levrek gibi balıklar ve istiridye, midye ve ıstakoz üretimi yapılmaktadır. Kültür balıkçılığı sektöründe lider olan Ege Denizi ve burada Muğla ili sınırlarında hem denizde hem de karada üretim yapılabilmektedir.

İzmir’’de de yetiştiricilik yapılmaktadır; ancak Muğla’da yetiştiricilik oranı %40 civarındadır. Çanakkale, Aydın, Antalya, Kayseri ve Bilecik yaklaşık olarak %3-4 oranında, Trabzon, Rize, Isparta, Kahramanmaraş, Denizli gibi illerimiz ise %1-2 oranında balık yetiştiriciliği endüstrisine katkı sağlamaktadır.

Kaynakça:
Wikipedia

Yazar: Ensar Türkoğlu