Kurdeşen, alerjik olaylar sonucunda ortaya çıkan deri döküntüleridir. Her yaşta görülebilir.
Aniden başlayıp 6 haftadan daha az süren kurdeşene akut ürtiker denir. 6 haftadan daha uzun sürüyorsa kronik, yani müzmin ürtikerden bahsedilir. Ürtiker, anjio ödemle birlikte olabilir. Anjio ödemde cildin gevşek olduğu göz çevresi gibi yerlerde ödem, yani şişme şeklinde ortaya çıkar.
Kurdeşen, üst solunum yolu iltihapları esnasında sık görülür. ilaçlar (penisilin, aspirin, diğer antibiyotikler, romatizma ilaçları gibi), gıdalar (süt, çilek, yumurta, deniz ürünleri gibi), böcek sokmaları,polenler, hayvan kılları neden olur. Vücudun iltihabi hastalıkları, SLE, tiroit hastalıkları, lenfoma, lösemi, akciğer kanseri, bağırsak kanseri, meme kanseri gibi hastalıklarda müzmin kurdeşen ortaya çıkmaktadır. Mide ülserine sebep olan helicobakter pylori mikrobu varlığında müzmin kurdeşen sık görülür.
Stres, kaygı gibi psikolojik faktörler kurdeşeni alevlendirir. Kurdeşende depresyon gelişme olasılığı bulunur.

BULGU, BELİRTİ VE YAKINMALAR

30 cm’e kadar ulaşan, değişik çaplarda, etrafı kızarık, ortası soluk renkte kaşıntılı, parça parça deri döküntüleridir. Deriden hafif kabarıktır. Üzerine basmakla solar.
Akut ürtiker aniden başlar ve genelde 24 saatte kendiliğinden kaybolur. 6 haftadan uzun sürmez. 6 haftayı geçerse kronik ürtiker olarak değerlendirilir. Ürtiker iz bırakmadan iyileşir.
Anjio ödemde cildin gevşek yerlerinde şişmeler meydana gelir. Göz çevresi, dudak ve cinsel organlarda sıklıkla görülür. Yanma hissi kaşıntıdan fazladır.
Ödem, soluk borusunda ortaya çıkarsa nefes darlığı, çarpıntı, solunum durması ve ölüm görülebilir.
Deri testleri ile kurdeşene neden olan madde bulunmaya çalışılır. Kronik ürtikerlerde kan tahlili, hormon tahlili ve gerekli ileri tetkikler değerlendirilir.

TIBBİ TEDAVİ
Hastaneye başvuran hastaya önce antihistaminik ve kortizonlu iğne uygulanır. Hastanın sonraki takibinin ve tedavisinin dermatoloji (cilt hastalıkları) veya alerji-immünoloji uzmanları tarafından yürütülmesi gereklidir.
Tedavide ilk yapılması gereken, kurdeşene sebep olan maddelerden uzaklaşmaktır. İlaç tedavisinde en sık kullanılan ilaçlar, antihistaminiklerdir. Örneğin, difenhidramin, loratadin, setirizin, desloratadin gibi ilaçlar verilir. Şiddetli vakalarda prednizon isimli kortizon tedavisi uygulanır. İlaç tedavisinden fayda görmeyen müzmin kurdeşenli hastalara aşı tedavisi, yani immünoterapi uygulanır. Aşı tedavisinde, alerjiye sebep olan madde aşı şeklinde deri altına çok seyreltilmiş miktarlarda verilir. Uzun bir süre zarfında aşılar tekrarlanır. Böylece vücudun o maddeyi tanıması sağlanır.

DİYET DEĞİŞİKLİKLERİ
Neden bulunamıyorsa, beslenme programı gözden geçirilir. Sık olarak alerjiye neden olan gıdalar diyet listesinden çıkarılır. Bazı hastalarda sorunun çözülmesini sağlar. Beyaz unlu gıdalar, süt, yumurta, mısır, soya, turunçgiller, fındık, fıstık, ceviz, domates, koruyucu veya katkı maddeleri içeren gıdalar, kahve ve çikolata gibi gıdalar tüketilmez. Eğer alerjiye neden olan bir gıda saptanırsa, diğer gıdalar alınmaya başlanabilir. Yaklaşık 2 haftalık alerji riski diyet yapılması sorunun gıda kökenli olup olmadığını anlamaya yardımcı olur. Bazen aylarca, yıllarca diyetin devam etmesi, alerji atağının tekrarlamamasını sağlayabilir. Doktor gözetiminde takip edilmelidir.
Kahve, çay ve alkol ile sindirimi zor yağlı gıdalar yerine meyve ve sebzeden zengin gıda tüketilmelidir. Katkılı gıdalar tüketilmemelidir.
Günde en az 8-10 su bardağı sıvı tüketilmelidir.

YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ
Yulaf ezmesi banyosu cilt kaşıntısı için yararlı bir yöntemdir. Bir su bardağı normal yulaf ezmesi (kahvaltılık değil) ince ayarda blenderde iyice toz haline getirilir. Daha sonra bir litre soğuk su eklenip iyice karıştırılır. Küvet ılık suyla doldurulup içine bu karışım dökülerek karıştırılır ve 20 dakika küvette yatılır. Günde 3 defa yapılabilir. Böylece cilt nemlendirilir ve kaşıntı azalır.
Kaşınan bölgeye gül suyu ve sirke tatbiki yararlı olabilir.
Epsom tuzu, normalde tuz olmayıp doğal magnezyum ve sülfatın birleşmesi ile oluşan mineral yapıda doğal üründür. Ciltten emilebildiği için iltihabi süreci azaltmada, kas ve sinir fonksiyonlarını iyileştirmede, stresi azaltmada, kas ağrılarını ve kramplarını azaltmada, dolaşımın düzenlenmesinde, kabızlık yakınmasının giderilmesinde yardımcı olarak kullanılmaktadır. Küvete doldurulan ilik suya 2 su bardağı epsom tuzu konur ve haftada 3 defa 20’şer dakikalık banyo yapılabilir. Kaşıntı, ayak kokusu ve mantar enfeksiyonunda yararlı olabilir. Sabun veya şampuanla birlikte yapılmamalıdır.
Ürtikerin nedeni bulunamıyor ve uzun sürüyorsa, deterjanların gözden geçirilmesi, organik temizlik çözümlerinin değerlendirilmesi gereklidir.
İnce, hava alabilen kıyafetler tercih edilmeli, terlemeden kaçınmalıdır.
Cilt pH’sına uygun nötr sabun ve şampuanlar tercih edilmelidir.
Sıcak, soğuk, stres ve ağrı kesici gibi tetikleyici olabilecek şeylerden uzak durulmalıdır.

ÖNERİLEN BESİN TAKVİYELERİ
• Betain hidroklorür: Bazı araştırmalara göre, mide asidinin az salgılanması kronik ürtiker nedenlerinden biri olabilir. Dolayısıyla aklorhidri durumunda gıdalara karşı alerji de gelişebilir. Aklorhidri tanısı hekim tarafından konulan hastalara B vitamin kompleksi ve betain hidrolorür (325-650 mg) takviyesi yarar sağlayabilir.
• Bromelain: Günde 500-2.000 mg bromelain alerjik yanıtı baskılamak için önerilir.
• C vitamini: Histamin düzeyini düşürmek için günde en az 2.000 mg C vitamini takviyesi önerilir.
• B12 vitamini: Akut ürtiker oluşmasını önlemeye destek olur. Haftada 1000 mikrogram enjeksiyonu önerilir.
• Balık yağı: Günde 10 gram balık yağının (3.000 mg EPA+DHA) 6-8 hafta boyunca tüketilmesi sonucunda sistemik kortizon tedavisine ihtiyacın kalkmasını sağlayabilir.
• Kuersetin (Quercetin): Antihistaminik etkilidir. Saman nezlesi, ürtiker ve astımda gelişen enflamasyonu baskılar. Günde toplam 500-1.000 mg, öğün aralarına bölünmüş olarak hem akut ürtiker vakalarında hem de koruyucu amaçla alınması önerilir.

ÖNERİLEN BİTKİSEL İÇERİKLİ TAKVİYELER
• Yeşil çay: Yeşil çayda bulunan epikatşin gallat (ECG) ve epigallokateşin (EGC) antihistaminik etkilidir. Günde 3 fincan yeşil çay içilmesi önerilir.
• Zencefil, zerdeçal, ısırgan yaprağı ve meyan kökü: Enflamasyonu baskılayıcı ve antihistaminik özellikleri bilinmektedir. Çaylarından yararlanılması önerilir. Meyan kökü preparatlarından deglisirinize formda olanların alerji üzerine etkisi görülmemiştir.
• Isırgan çayı: Günde en fazla 5-15 gram ısırgan yaprağından yararlanılmalıdır. 2-5 gram ısırgan yaprağı bir bardak kaynamış su içinde ağzı kapalı olarak demlenir ve süzülür. Yemek aralarında 2-3 bardak içilir.
• Zencefil çayı: 1 gram zencefil kökü 100-150 ml kaynamış su içinde ağzı kapalı olarak demlenir ve süzülür. Günde 1-2 bardak içilir.
• Zerdeçal çayı: 0.25-0.5 gram toz zerdeçal gün içinde birkaç defa tüketilir. 2-5 gram zerdeçal 100-150 ml kaynamış su içinde ağzı kapalı olarak demlenir ve süzülür. Günde 2-3 bardak içilir.
• Çörek otu yağı: Günde 2 kez 400 mg çörek otu yağı içeren kapsüllerden alınması önerilir.

Kaynakça:
https://kurdesen.gen.tr/

Yazar: Fatih Bolelli

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here