Kurumsal Sosyal Sorumluluk

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Günümüzde tüketicilerin bilinç düzeylerinin yükselmesiyle birlikte tüketicilerin işletmelerden olan beklentilerinde de bazı değişiklikler meydana gelmiştir. Önceki dönemlerde tüketicilerin işletmelerden olan beklentisi ürün ve hizmetlerin kalitesi ve fiyatı üzerinde odaklanmışken, 1990’lı yıllardan itibaren tüketiciler bu beklentilere ek olarak kendilerine ürün ve hizmet sunan işletmelerin sosyal sorumluluğa ve ahlaka uygun faaliyet göstermesini de bekler hale gelmişlerdir. Bu durum kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) kavramının önemini arttırmıştır.

Kurumsal sosyal sorumluluk kavramı ilk olarak Bowen tarafından 1953 yılında ortaya atılmıştır. Bowen kurumsal sosyal sorumluluğu normatif bir şekilde tanımlamış ve işletmelerin karar alırken içinde bulundukları toplumun amaç ve değerlerini de dikkate alma zorunluluğu olarak tanımlamıştır. Günümüze kadar kurumsal sosyal sorumluluk kavramı genişlemiştir. Günümüzde en çok kabul gören kurumsal sosyal sorumluluk tanımlarından biri de Carroll’a aittir. Carroll’a göre kurumsal sosyal sorumluluk işletmelerin ekonomik açıdan karlı olmasını, kanunlara uymasını, etik davranmasını ve herhangi bir çıkar beklentisi olmadan içinde bulunduğu toplumun yaşam kalitesini arttırmak için gönüllü olarak bir takım eylemlerde bulunmasıdır.

Kurumsal sosyal sorumluluk tanımları incelendiğinde, kurumsal sosyal sorumluluğun ana unsurları şu şekilde sıralanabilir:

• Uzun vadeli bakış açısı: Kurumsal sosyal sorumluluk kısa vadeli kazanımlardan ziyade uzun vadeli bir bakış açısına sahiptir.

• Yasaların beklentisinden ötesi: Kurumsal sosyal sorumluluk, işletmelerin yasaların dar çerçevesinden sıyrılıp, kendilerinden beklenen yasal sorumlulukların ötesine geçmesini hedeflemektedir.

• Paydaşlara karşı sorumluluk: Kurumsal sosyal sorumluluk, sadece hissedarlara karşı değil, tüm paydaşlara karşı olan sorumluluklara vurgu yapmaktadır.

• Sosyal sözleşme: Sosyal sözleşmeden kasıt, toplumun işletmeye bir çalışma izni vermesidir. Toplum bu izni, işletmenin yasal beklentilerin dışında toplumun beklentilerine de saygı göstermesi karşılığında vermektedir.

• Bağlamsal süreç: Kurumsal sosyal sorumluluk bağlamsal bir süreçtir, bir başka ifadeyle durağan değildir. Toplumdaki değişmelere paralel olarak kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetleri de değişecektir.

• İşletmelerin meşruiyeti: İşletmelere meşruiyetlerini toplum vermektedir. İşletmeler bu meşruiyeti elde etmek adına, toplumun beklentilerine duyarsız kalmamalıdırlar.

Bu tanımlardan çıkan sonuç, kurumsal sosyal sorumluluğun işletmelerin kar elde etme amacı dışında da bir takım görevleri olduğudur. İşletmeler karar verirken sadece elde edecekleri karı göz önüne almamalıdırlar, bunun yanı sıra alacakları kararların içinde bulundukları topluma olan etkilerini de göz önüne almalıdırlar. Carroll kurumsal sosyal sorumluğa ilişkin dört boyutlu bir model kurmuştur:

1. Ekonomik Sorumluluklar: İşletmeler kuruluş amaçları gereği ilk aşamada hissedarlarına karşı sorumludurlar. Bu sorumlulukları gereği işletmeler mal ve hizmet üretmeli ve ürettikleri mal ve hizmetleri karlı bir şekilde satmalıdırlar.

2. Yasal Sorumluluklar: İşletmeler ikinci aşamada faaliyet gösterdikleri ülkedeki yasalara uygun şekilde faaliyet göstermelidirler.

3. Etik Sorumluluklar: İşletmeler yazılı olan yasalara ek olarak, toplumun kendilerinden beklediği yazılı olmayan etik kurallara da uymalıdırlar.

4. Gönüllü Sorumluluklar: İşletmeler faaliyet gösterdikleri toplumun yaşam kalitesini arttırmak için de bir takım eylemlerde bulunmalıdırlar. Bu boyutun diğer boyutlardan farkı, işletmelerin gönüllü sorumluluk kapsamında herhangi bir eylem yapmasalar dahi toplumdan herhangi bir tepki görmeyecek olmalarıdır.

Günümüzün küreselleşen dünyasında farklı ülkelerde yaşayan insanların birbirleri üzerindeki etkileri gitgide artmaktadır. Dünya genelinde nüfus artmakta, doğal kaynaklar ise hızla tükenmekte veya kirlenmektedir. Böyle bir ortamda, bütün bireylere olduğu gibi işletmelere de ciddi görevler düşmektedir. Kurumsal sosyal sorumluluk konusu insanlığın ve işletmelerin geleceği için bütün işletmeler tarafından dikkate alınması gereken bir konudur. İnsan uygarlığının ömrü uzun vadede belki de kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerine bağlı olarak şekillenecektir.

Kaynakça:
SÖKMEN, A. ve TARAKÇIOĞLU, S., Mesleki Etik, Detay Yayıncılık, 2013.
CARROLL, A. B., The pyramid of corporate social responsibility: toward the moral management of organizational stakeholders, Business Horizons, 34(4), 1991.

Yazar: Mehmet Umut Pişken