LCD ve Plazma Televizyon(TV) Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Sayfayı Yazdır

LCD veya Plazma TV Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:

  • Ekran çözünürlüğünün High Definition(HD) görüntü sistemine uygun olması, bu dikkat edilmesi gereken ilk husustur. HD yayınları standart olarak 1920×1080 piksel çözünürlüğe sahiptir. Televizyonun özelliklerinde Full HD olarak belirtilen ibare, cihazın bu çözünürlükte görüntü verebildiğini belirtir. Eğer HD Ready ibaresini görüyorsanız, bu da 1366×768 piksel çözünürlüğe denk gelir. HD Ready TV’lerin HD yazısına aldanıp da, High Definition göreceğinizi asla sanmayın. Bu cihazların normal bir televizyondan pek de bir farkı yoktur.
  • Ekran parlaklığı ve kontrast miktarının yüksek olması çok önemlidir. Parlaklık değeri için LCD TV’lerde 500 candela/metrekare(cd/m2) uygun bir değerdir. Plazma TV’lerde ise, 1500cd/m2 uygun bir değerdir. Bu değerlerin altında olan cihazlarla özellikle ışıklı bir ortamda TV izlerken, görüntünün koyulaşıp iyi gözükmemesi gibi problemler sıkça yaşanır. Diğer unsur ise, kontrast oranıdır. Kontrast oranı ne kadar yüksek olursa, o kadar gerçek siyah ve gerçek beyaz tonlarına yakın görüntü elde edilebilir. Kontrast oranı düşük TV’lerde özellikle siyahın ışık almış açık bir renkte görünmesi kaliteyi oldukça düşürür. Bunun yanında beyazın tam beyaz olmayıp hafif gri tonlarına dönük olması ve renklerin gerçekçi ve canlı gözükmemesi de kontrast oranıyla ilgilidir. Bu nedenle 20000:1 ve üzeri kontrast oranları oldukça canlı ve gerçeğe yakın renklerde görüntü verir. Plazma TV’lerin LCD’lerden üstün olduğu yanlardan birisi de budur. Plazma TV’lerde renk derinliği ve parlaklık fazladır, bu nedenle gerçeğe daha yakın renklerin elde edilebilmesi mümkündür. Bu da görüntü kalitesini arttıran unsurların başında gelir.
  • Tepki süresi de televizyonlar için çok önemlidir. Bu değer üreticiden üreticiye değişiklik göstermekle beraber aldatmacalara açık bir konudur. Bazı üreticiler olması gereke şekilde tam siyah ve tam beyaz görüntü arasındaki geçiş sürelerini tepki süresi olarak belirtirken, bazı üreticiler gri tonları arasındaki geçiş süresini baz alarak çok daha düşük tepki süreleri çıkarabiliyorlar. Piyasada 1 ve 2ms şeklinde belirtilen cihazların tamamına yakını aslında o değerleri verememektedir. Siyah-beyaz geçişleri arasındaki 5ms-8ms değerleri oldukça iyidir. Bu değerlerin üzerinde görüntüde ghosting denilen görüntünün gölge bırakarak hareket etmesi olayı rahatsız edici boyutlarda gözükür ve gözü yorar.
  • Görüş açısı, televizyona tam karşıdan değil de kenardan bakan kişilerin düzgün görebilme miktarıdır. Görüş açısı LCD TV’lerde rahatsız edici boyutlara varabilirken, Plazma TV’ler bu konuda daha üstündür. Görüş açısı LCD ve Plazma televizyonların teknik veri tablosunda çoğu zaman yer almazlar. Bu nedenle cihazı almadan önce değişik açılardan kendiniz bakarak ve diğer ürünlerle karşılaştırarak karar vermeniz daha doğru olur. Eğer LCD TV’lerden yeterince memnun olmadıysanız Plazma TV’leri tercih edebilirsiniz.
  • Televizyonun giriş ve çıkışları da önemlidir. Görüntü arabirimi olarak HDMI bağlantısını içermesi hem sesi hem de görüntüyü aynı kablo ile en yüksek kalitede iletebilmesi açısından aranan özelliklerden olmalıdır. Eğer yoksa mutlaka DVI bağlantı arabirimi bulunmalıdır.
  • İhtiyacınıza göre; montaj delikleri, ses çıkışı ve entegre hoparlörleri, PC bağlantı seçenekleri, scart girişi desteği, güç tüketimi(Plazma TV’lerde LCD’lere oranla çok daha yüksek tüketim değerleri vardır), ağırlık gibi detaylara da dikkat etmelisiniz.

Alacağınız Televizyon Hayırlı Olsun…

Neden CRT(Tüplü) değil de LCD TV almalıyım? Avantaj ve Dezavantajları Nelerdir?:

LCD’lerin CRT’lerden üstün oldukları teknik özellikler:

  • Kontrast: Zıtlık oranı olarak da bilinen bu kavram, en parlak ve en koyu renklerin ışıma gücü (luminosity) arasındaki orana verilen addır. Kontrast oranı ne kadar fazla olursa, beyaz ile siyahın arasındaki zıtlık da o kadar fazla olur. Yani beyaz tam beyaz, siyah tam siyah görünür.
  • Tüketim: LCD panellerin tüketim miktarları, CRT’lere oldukça azdır. Örneğin 19 inçlik bir CRT Flat monitör ortalama 120 Watt güç tüketirken, 19 inç bir LCD monitör en fazla 40 Watt çekmektedir.
  • Görüntü Kalitesi: LCD’lerde kontrast oranının yüksekliği ve nokta aralığının azlığına bağlı olarak CRT’lere göre çok daha keskin ve parlak görüntü elde edilebilmektedir. Görüntü kalitesi üzerinde büyük rol oynayan renk kalitesi olarak da, LCD’ler daha iyi sonuç vermektedir.

LCD’lerin CRT’lerden zayıf oldukları teknik özellikler:

  • Çözünürlük: LCD’ler sahip oldukları ekran oranı ve piksel sayısına bağlı olarak fabrika çıkışlı olarak belli bir doğal çözünürlüğe sahiptir. Bu çözünürlük dışına çıkıldığında düzen bozulur ve cihaz özel birkaç metod uygulayarak görüntüyü oluşturur. Fakat bu metodların hepsi görüntünün keskinliğini bozar ve LCD’ler doğal çözünürlükleri dışında bulanık ve donuk görüntü verirler.
  • Nokta Aralığı: LCD’ler nokta aralığı konusunda CRT’lere nazaran biraz daha kötüdür. Kaliteli CRT monitörlerde nokta aralığı yani her bir piksel arasındaki görüntülenmeyen aralık değeri 0.15mm’lere düşebilmektedir. Fakat bu değer en iyi LCD monitörlerde dahi 0.22mm’den küçük olamamaktadır. Bu nedenle LCD’ler bu konuda iu anlık geridedir. Fakat bu onlar için bir dezavantaj oluşturmamaktadır. Çünkü LCD’lerin sahip olduğu yüksek kontrast oranı sayesinde çok keskin görüntüler elde edilebilmektedir. Bu nedenle nokta aralığı küçük ve yüksek kontrast oranına sahip LCD monitörler en keskin görüntüyü vermektedir.
  • Tepki Süresi: Tepki süresi bir komutun alındıktan sonra ekranda görüntülenmesine kadar geçen süre olarak tanımlanabilir. Tepki süresinin düşük olması istenen yerlerde, örneğin; oyun ve filmlerde CRT monitörler avantajlıdır. CRT monitörlerde 0.1ms’nin altında tepki süreleri varken, LCD’lerde bu değer en düşük 1ms seviyelerinde kalmaktadır. Bu özellikle çok hareketli görüntülerde, gölgeleme efektine neden olmaktadır. Literatüre “ghosting” olarak geçen bu olay, hareketli bir görüntünün arkasında onun gölgesi şeklinde ortaya çıkar. Örneğin bir aksiyon filminde hızla hareket eden bir uçağın, arkasında sanki gölgesi varmış gibi bir silüet oluşur. Bu insanın gözünü yoran birşeydir ve LCD’lerde film izleyenlerin gözlerinin kanlanması ve yaşarması bu sebeptendir. Tepki süresi LCD’lerde en düşük 1ms’dir. Ama hiçbir monitör sürekli 1ms’lik tepsi süresi sağlayamazlar. Çünkü bahsi geçen 1ms’lik değer gri tonları arasındaki geçiş süresine bağlı olarak hesaplanır. Siyah-beyaz geçişleri arasında ise bu değer 25-30ms’lere varabilmektedir. Bu nedenle özellikle fps(first person shooter) tarzındaki bilgisayar oyunlarında, profesyonel oyuncular genellikle CRT monitörleri tercih etmektedirler.
  • Görüş Açısı: LCD’lerin en dezavantajlı oldukları nokta budur. Önceleri pasif matris panellerde çok az olan görüş açısı, aktif matris TFT panellerde çok daha iyi değerlere kavuşmuştur fakat yine de tatmin edici seviyelerden uzaktır. CRT monitörlerin görüş açısı LCD’lere göre çok daha fazladır. Bu sayede CRT monitörde film izleyen 5 kişinin hepsi aynı hazzı alabilirken, LCD’lerde yandan bakanlar karanlık ve renkleri bozuk görüntüyle izleyebilmektedir.

Son olarak; karar verme aşamasına geldiğinizde bizzat gidip cihazların tümüne yakından bakarken görüntüleri karşılaştırmanızı ve ona göre bir tercih yapmanızı öneririm. HD bir film oynatılan LCD’ye bakıldığında şu 3 faktör doğrudan göze çarpacak şekilde kendini belli eder.

Birincisi ekran parlaklığı; cihazın teknik verilerine bakmaksızın aynı ortamda bulunan cihazlardan parlak görüntü veren hemen kendini belli eder. Bu parlaklık etrafa yaydığı ışık şeklinde değil, parlaklıkla beraber beyazın ne kadar gerçek beyaz, siyahınsa ne kadar gerçek siyah(kopkoyu) gibi gözükmesi ve görüntünün de buna bağlı olarak ne kadar keskin ve net gözüktüğüyle alakalıdır.

İkinci olarak görüntüdeki kareleşme; görüntüye yakından bakınca küçük noktalar görülmeli yani kare değil nokta gözülmelidir. Eğer blok halinde karelerden oluşan bir görüntüye bakılıyorsa video encode işlemi TV tarafından iyi yapılamıyor demektir ve o LCD’den şiddetle uzak durulmalıdır. Görüntüye yakından bakınca içinde siyah küçük noktacıklar varsa kesinlikle problem değildir. Bu noktacıklar izleme mesafesinden bakıldığında görüntünün keskin olacağının teminatıdır. Küçük kareciklerden oluşan görüntülerde ise, özellikle hareketli sahnelerde iyice bulanık bir görüntü oluşacağı ortadadır.

Üçüncüsü ise görüntü akıcılığı; bu benim için diğer ikisinden de önde gelir ve akıcı bir görüntüyü en kritik özellik olarak kabul ederim. Cihazların üzerlerindeki yapıştırmalarda “motion” ile başlayan özelliklerde cihazın kaç Hz görüntü verebildiği yazar. İşte 100 Hz ve üzeri iyidir, 200 Hz ise mükemmeldir gibi… Ama yine cihazlara yanyana bakarken bazı teknik verilerin gerçeklerle örtüşmediğine tanık olabilirsiniz. Yani mesela 100 Hz Motion Plus vs. gibi cafcaflı etiketleri ve iyi teknik özellikleri bulunan bir cihaz yanındaki standart LCD’ye göre sanki görüntü takıla takıla ilerliyormuş hissi verebilir. Her marka, modelden modele farklılık gösteriyor bu konuda; çünkü her markanın akıcılık yönünden iyi olan ve kötü olan modelleri mevcuttur. Görüntünün akıcı olmadığı ürünlerden ne kadar üst model bir cihaz olsa da uzak durulması gerektiğinin altını önemle çiziyorum. Çünkü bu izlerken gözlerde kanlanma ve baş ağrısına neden olabilecek ciddi bir konfor problemidir. Ghosting diye tabir edilen görüntünün ikileşmesi yani peşinde iz bırakması olayı da benzer konfor eksikliğine yol açmaktadır. Yani görüntünün hareketli sahnelerde de netliğinden fazla birşey kaybetmemesine çok dikkat etmelisiniz.

Sonuç olarak eve geldikten sonra süprizle karşılaşmamak için cihazı yerinde çalışırken görüp ona göre son kararı vermenizi şiddetle tavsiye ederim.

Umarım vermeye çalıştığım bilgiler sizlere yardımcı olur. Şimdiden alacağınız televizyon hayırlı olsun.

LCD ve Plazma’ların çalışma şeklini; “LCD Ekranlar Nasıl Çalışır?” ve “Plazma Ekranlar Nasıl Çalışır?” konularından okuyabilirsiniz.