Liken Sklerozis Nedir?

4485_liken_skleroz_biopsiKronik inflamatuar, bir deri hastalığıdır. 1/300-1/1000 gibi görülme sıklığı değişkendir. Menapoz sonrası kadınlar ve ergenlik öncesi kızlarda, daha yaygın olmasına rağmen herhangi bir yaşta da görülebilir. Yani daha çok östrojenin daha düşük düzeylerde olduğu dönemlerde yaygındır. Bu hastalığın ortaya çıkmasında bir çok faktör rol oynar. Bunlar; genetik, hormonal faktörler, enfeksiyonlar, travmalar ya da vücudun kendine saldırdığı otoimmün hastalıklar olabilir.

Vulvada en sık görülen hastalıklardan biridir. Hastalık bulguları genellikle klitoris çevresinden başlar ve yayılır. Ancak vajinal tutulum olmaz. Hastalarda şiddetli kaşıntı olur. Yoğun kaşımaya bağlı “ekimoz” denilen kanın cilt altına sızmasıyla oluşan morluklar ve ülserasyon denilen deri yüzeyinden doku kayıpları meydana gelebilir. İlerlemiş olgularda cilt altı yağ dokusunda azalma nedeniyle iç dudaklarda çekilme ve vajen girişinin daralması görülür. Bu nedenle ağrılı cinsel ilişki sıktır. Bunun dışında kabızlık, çocuklarda anüs çevresinin tutulumu sonucu ağrılı dışkılama gibi bulgular da görülebilir. Muayenede tipik bulgu soluk beyaz plak tarzında lezyonlardır. İleri vakalarda incelmiş parşömen kağıdı görünümü oluşur. Buna “sigara kağıdı” görünümü de denir. Yine tahrişe bağlı akıntı ve kanamalar görülebilir.

Liken sklerozun, ayırıcı tanısını yapmak çok önemlidir. Çünkü vakaların %5’inde squamöz hücreli kanser gelişebilmektedir. Vulva kanseri olgularında görülme sıklığı ise %60’dır. Skuamöz hücreli kanser liken skleroz ile ilişkili birincil kanserdir. Vitiligo, liken planus, paget hastalığı, lupus, amiloid, pemfigus gibi hastalıklar liken sklerozusla karışabilmektedir. Bu yüzden doğru tanı için biyopsi almak çok önemlidir. Tedavide bunun tekrarlayabilen bir hastalık olduğu anlatılmalıdır ve bu yüzden tedaviyi aksatmadan yapmanın önemi konusunda hasta uyarılmalıdır. Yünlü rahat giysiler giyilmeli ve tahriş edici diğer faktörlerde ortadan kaldırılmalıdır. Esas tedavi ise; klobetazol gibi cilde uygulanan steroidler’dir. Eğer sürekli tekrarlıyorsa ya da tedavi edilemiyorsa, tedavide cerrahiden de yararlanılabilir.

Kaynakça:
Johns Hopkins Jinekoloji ve Obstetri El Kitabı

Yazar: Tülay Arsoy