Limanlar Ve Doklar

Okuma Süresi: 5 Dakika  | Yazdır

izmir-limanLimanlar ve Doklar
Liman, doğal halinde her türlü gemi, vapur ve tekneyi rüzgârdan, dalgalardan koruyan yerdir. Limanın bu işlevi yerine getirebilmesi için, sığınacak en büyük gemileri barındırabilecek kadar derin olması ve gemilerin demir taramayacakları bir tabanı bulunması gerekir. İnsan yapısı limanlar ise, bunların yanı sıra, kıyıdan gemilere ve gemiden kıyıya yük ve yolcu taşıma olanaklarının bulunduğu yerlerdir.

Doğal Limanlar;
Doğal limanlar genellikle coğrafyanın bir ürünüyken, insan yapısı limanlar büyük iskelelere, doklara ve dalgakıranlara sahip, ulaşım ve haberleşme merkezleridir. Ayrıca büyük vinçler, yük taşıma servisleri ve göçmen büroları yer alır. Büyük limanlardan bazıları, gemilerin onarıldığı kuru doklara sahiptir. Buralarda, gemilere su, yiyecek, yağ ve kömür sağlama olanağı da vardır.

Eskiçağda en büyük liman faaliyetleri ticaretin gelişmesi ve büyük imparatorlukların kurulması nedeniyle, Akdeniz’de toplanmıştı. Giritliler, Fenikeliler ve yunanlılar önce akşam olunca teknelerini karaya çekebilecekleri kumsallardan yararlandılar. Bu dönemde snora doğal limanlar geniş ölçüde kullanıldı.

Fenikeliler, M.Ö. XIII. Yüzyıldan, Romalıların kartacayı ordan kaldırdıkları M.Ö. 146 yılına kadar, doğu Akdeniz’in doğal limanlarından sayda ve suru kullandılar. M.Ö. 332’de yapılan İskenderiye limanı, gelişmiş bir limanın ilk örneğidir. Bu, yalnızca doğuya açık, doğal bir limandır ve doğuda, su düzeyine yakın bir kaya döküntüsünün koruyuculuğundan yararlanılarak, derin bir su iskelesi yapılmıştır.

Gemilerin limana kolayca girmelerini sağlamak için, Mısır Kralı Ptolemaios II. M.Ö. 280’lerden sonraları dünyanın yedi harikasından biri olacak 135 m yüksekliğindeki faros fenerini yaptırdı.

espiye_doal_limanOrtaçağda Avrupa’nın zenginleşmesi, Venedik ve Cenova Limanları aracılığıyla, yaygın bir ticaret yolunun gelişmesine yol açtı. Bu limanlarda doklara ve gemi onarım olanakları bulunuyordu. Cenova, Cebelitarık boğazı yoluyla batı Avrupa’yla deniz bağlantısını sağlıyordu. Venedik ise Uzakdoğu ülkeleriyle ticaretin odak noktasını oluşturan İstanbul’a bağlanmaktaydı.

İlkel inşaat mühendisliği tekniğiyle yapılmış ilk İngiliz limanları, hartlepool (M.S. 1250) ve arbroath’tır (1394) buralardaki başlıca yapılar dalgakıranlardır. Önceleri açık deniz kıyısında bir kent olan Dover, VIII. Henry döneminde, taş ve keresteden çepeçevre bir dalgakıranla kapatılarak burada yapay bir liman yapılmıştır.

XIX. yüzyılda sanayi devrimi ve İngiltere ile kuzeybatı Avrupa ülkelerinin gelişmesi, bu ülkelerin deniz trafiğinin önemli ölçüde artmasına yol açtı.

XVIII. yüzyıla kadar limanların çoğu doğaldı. İngiltere’deki sanayi devriminden sonra, John Smeaton (1724-92), Thomas Telford (1757-1834) ve John Rennie (1761-1821) liman mühendisliğini bir bilim dalı olarak geliştirdiler.

Yakın zamanların en ünlü limanlarından biri de, müttefikler tarafından yapılan ve 1944’te normandy çıkarması sırasında kullanılan Mulberry limanıdır. Prefabrike beton kalıpları önceden yapılan bu liman, Fransa kıyılarına kadar yüzdürülmüş ve burada askeri birliklerin gereksinmelerini karşılayacak biçimde, hemen yapımı tamamlanmıştır.

Liman tipleri;
Doğal limanlar dört ana gruba ayrılırı. Bunlar, körfezlerdeki limanlar, nehir ağızlarındaki limanlar, iç limanlar ve açık limanlardır. İnsan yapısı limanlar da dört türdür. Bunlar, ticari ve askeri limanlarla, balıkçı ve yat limanlardır. Dünyada birçok doğal liman vardır, bunlar arasında New York, San Franciscıo, Liverpool, Buenos Aires, Montevideo, Le Havre, Brisbane ve Sydney’i sayabiliriz. New York’un 720 km.lik doğal demirleme yeri, 240 km.lik bir insan yapısı rıhtımı vardır. İç liman yeterince derindir. Bu derinlik gelgitlerde 1,7 m.lik bir değişme gösterir. Dış liman, Verazzano Boğazının dışındaki kum banları tarafından korunur.

Michigan Gölü kıyısındaki Chicago örnek bir iç limandır. St. Lawrence Körfezinden 3000 km. uzaklıktadır, ancak bu körfeze bir kanalla bağlanır. Bu kanal Huron, Detroit ve Erle göllerinden ve okyanusa çıkacak gemilerin geçtiği, 9 m derinliğinde ve 44 km. uzunluğundaki Wellland Gemi Kanalına bağlanıp, ontario Gölüne ulaşır. Montreal ve Ouebec’den geçerek St. Lawverce denizyolu boyunca bir süre aktıktan sonra Atlantik’e açılır.

Limanların Bakımı;
Nehir limanlarının (dünya limanlarının çoğu nehir limanıdır) bakımıyla ilgili en önemli işlem, nehir sularının taşıdığı alüvyonların nehir ağzında oluşturdukları birikintilerin temizlenmesidir. Büyük transatlantiklerin su kesimi çizgisi altında 10-15 m kadar derinlikleri vardır, bu nedenle limanlar sürekli olarak dipleri taranıp temizlenir. Yeni büyük tankerler, 25 m ye kadar bir derinlik gerektirdiğinden petrol limanları çok derin kanallara sahip olmak zorundadırlar.

1.Çok işlevli bir limanda çeşitli gemilerden değişik tür mallar yüklenip, boşaltılabilir. Normal bir şilep, tipik bir limanda malını boşalttığında, yük vinçlerle alınır ve silolarda depolanır.

2.Modern limanların yük doldurup boşaltma kapasiteleri, o limanda vinç ve benzeri ağır mekanik gereçlere yapılan yatırımla doğru orantılıdır. Raylar üzerinde gidip gelen geleneksel liman vinçlerin yanı sıra, kömür ve maden cevheri boşaltmak için kepçeli vinçlerde kullanılır. Dubalar üzerine yerleştirilen yüzer vinçler, çok ağır ve büyük yükleri kaldırmak için kullanılmaktadır. Son zamanlarda Rotterdam limanı diğer limanlara göre, her yıl artan bir oranda yükleme ve boşaltma yapmaktadır. Hemen ardından New York ve Marsilya limanları gelir. Bu çizelgede, her vinç, her yıl limanlara girip çıkan 25 milyon ton yükü göstermektedir. Rotterdam limanı 268 milyon ton, New York 132 milyon, Marsilya 83 milyon, Antwerb 67 milyon, Londra 66 milyon ve Tokyo 46 milyon ton yükleyip boşaltmaktadır.

3.Liman yapımı çeşitli sorunların çözümlemesini gerektirir. Yapının temeli çok sağlam ve tuzlu suyun çürütücü etkisine karşı dayanaklı olmalıdır. Sabit rıhtımların su düzeyinden yüksek, beton bloklar üzerinde kaldırım taşı döşeli bir apronu vardır. Altında tarak dubaları bulunur. Kazıklar üzerine yapılan rıhtımlarda apron ahşaptır: su düzeyinin üstündedir: beton kazıklar üzerinde oturur.