Mahkemelerin Bağımsızlığı ve Hakimlik Teminatı

Okuma Süresi: 5 Dakika  | Yazdır

Yargı Organının Bağımsızlığını Sağlamaya Yönelik Önlemler

Hukuk devleti ilkesi ve kuvvetler ayrılığı sistemi üzerine kurulu Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan, temel hukuk kurallarıdır. Anayasa’nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü vardır. Kuvvetler ayrımının, devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir iş bölümü ve iş birliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu, belirtilmiştir. Kanunlar ise Anayasa’ya aykırı olamaz.

Yasama organında, yetki Türk Milleti adına, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir ve Anayasa doğrultusunda kanunları koyma, değiştirme ve kaldırma gibi yetkileri vardır.

Yürütme organında ise yetki, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından Anayasa’ya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir. Silahlı ve sivil personeli, kamu harcamalarını elinde tutması ve siyasi ve idari biçimde devlet gücü olarak, yürütme kudreti vardır.

Yargı organında yetki, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Kendi kararlarını uygulamak için diğer organların gücüne ihtiyaç duyar ancak yasama, yürütme ve yargı organları içerisinde de bağımsız mahkemeleri ile uyuşmazlıkları çözmek için yetkisini kullanır. Diğer organlardan ya da makam veya merciden emir veya talimat almaz, yargı bağımsızdır. Yasama ve yürütme organlarında olduğu gibi yargı organının da görev ve yetkileri Anayasa maddelerince belirlenmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin temelinde kuvvetler ayrılığı ilkesi bulunur, bu sebeple yargı organının, diğer organlara ve diğer etkenlere karşı, bağımsızlığının ayrıca teminat altına alınması gerektiğinden, mahkemelerin bağımsızlığını sağlamaya yönelik önlemler alınarak, mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı olarak Anayasa’da belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasındaki görev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesinin kararı esas alınır.

Mahkemelerin Bağımsızlığı İlkesi

Yargı yetkisi Türk Milleti adına bağımsız mahkemeler tarafından kullanılmaktadır ve mahkemelerin bağımsızlığı için Anayasa’nın 138. maddesinde ayrıntılı düzenlemeler yer almaktadır. Buna göre hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar, anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez, genelge gönderemez, tavsiye ve telkinde bulunamaz. Hakimlerin kararlarını etkileyebilecek tüm makam ve yetkilere korunmuş olması, diğer yargı organlarını da kapsamakla beraber, yürütme organının yürütülmekte olan bir dava ile ilgili bir genelge göndermesi, bir mahkemenin diğer bir mahkemeye kararını etkileme yönünde talimat veya tavsiyede bulunması yasaklanmıştır. Yargı yollarının işlemesi, kararın daha sağlıklı verilmesine ilişkin yüksek yargı yerleri ile ilk derece mahkemelerinin ilişkileri emir ve talimat içermeyen faaliyette, Anayasa ve kanunlarca belirlenmiştir. Yine Anayasa’ya göre görülmekte olan bir dava hakkında yasama meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağı belirtilmiştir.

Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır, bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. Diğer devlet organlarının birçok aracı olmasına rağmen yargının aracı yalnızca kararlarıdır. Aralarında hiçbir ilişkinin, mahkemelerin bağımsızlık ilkesini zedeleyecek bir durumda olması söz konusu değildir.

Yargı tarafından verilen kararların herkes tarafından uygulanması, hukuk devletinin temeli, kuvvetler ayrılığının bir gereği olarak, Anayasa’da bu yargı kararlarının uygulanması garanti altına alınarak, hükümleri içerisinde yer verilmiştir.

Mahkemelerin bağımsızlığı ilkesinin yerine getirilmesi ve hakimlerin kararlarında başkalarının etkisi altına girmesini önlemek için diğer etkenlere karşı da koruma amaçlı önlemler alınmıştır. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin, yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amacıyla sınırlanabileceği ile basın ve yayımla ilgili hükmünde, yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar dahilinde hakim tarafından verilecek karar ile olaylar hakkında yayım yasağı konabilir.

Hakimler ve savcılar, kanunda belirtilenlerden başka, resmi ve özel hiçbir görev alamazlar. Mahkemelerin bağımsızlığı ilkesinin yerine getirilmesi, hakimlerin bu yönde kararlarını verebilmeleri için koruma ve önlemlerin alındığı, tüm organları kapsayacak şekilde yasaklar içerdiği, Anayasa’nın hükümleri arasında açıkça görülmektedir.

Hakimlik ve Savcılık Teminatı

Hakim ve savcılar azlolunamazlar, kendileri istemedikçe Anayasa’da gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz, bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamazlar. Anayasa’nın 139. maddesinde belirtilen bu teminatla beraber hakimlerin, bağımsız karar alabilmeleri için tarafsız, tam bir serbestlik içerisinde, görevlerini yerine getirebilmeleri için kişi ve özlük hakları bakımından da korunmaları gerekmektedir. Ancak Anayasa’da geçen bu teminatların ortadan kalktığı durumlar, bir suçtan hüküm giyme sebebi ile meslekten çıkarmayı gerektirmesi ya da sağlık bakımından görevin yerine getirilememesi, meslekte kalmasının uygun bulunmadığı gibi istisnalardır.

Hakimlerin özlük işleri ile ilgili olarak Anayasa’da ilgili maddeye göre mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kurulduğu ve görev yaptığı belirtilen Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu yetkilendirilmiştir. Anayasa’nın 159. maddesine göre başkanlığını Adalet Bakanı yapar, yirmi iki asıl üye, on iki yedek üyede oluşur, üç daire halinde çalışır. Üyeler maddenin ilgili fıkrasında belirtilen niteliklere göre dört yıl için seçilir ve süresi bitenler yeniden seçilebilir.

Hakimlik teminatı esasına göre görevlerini yerine getiren, adliye mahkemelerinde görev yapan Cumhuriyet savcıları da hakimler ile aynı sınavla, hakim ve savcı adayı olarak göreve başlar, mesleğe kabul aşamasında veya adaylık eğitimleri sırasında hangi adayın hakim, hangisinin savcı olacağı belirlenir.
Kaynakça:
Anayasa,

mevzuat.gov.tr

Yazar: Tülay Güneş