Mahkemelerin Sınıflandırılması

Okuma Süresi: 5 Dakika  | Yazdır

Mahkeme, tarafların iddialarını ileri sürebildikleri, davaların açıldığı, yargılama işleminin yapıldığı ve davaya ilişkin hükümlerin verildiği yer ya da merci olarak tanımlanabilmektedir. Dar ve geniş anlamda tanımlama yapmak gerekirse;

Mahkeme, dar anlamda; devletin bir fonksiyonu olan, yargı fonksiyonunu yerine getirmek üzere görevlendirilen yargı yerleridir. Mahkeme denildiğinde Asliye Hukuk Mahkemesi, İdare Mahkemeleri, Ağır Ceza Mahkemesi, Asliye Ceza Mahkemesi, İcra Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay gibi akla gelen bu mahkemeler dar anlamda mahkemelerdir ve adalet dağıtımı ile görevlendirilmiş yargı yerleridir.

Mahkeme, geniş anlamda ise; devletin bir fonksiyonu olan, yargı fonksiyonu ile ilgili görevleri yerine getiren bütün merci, kurum ya da kurulları ifade eder. Bazı üst kurullar, hakem mahkemeleri, Sayıştay ve benzeri kurumlar geniş anlamda mahkeme olarak değerlendirilen yargı yerleridir.

TBMM tarafından kurulan mahkemeler arasında iş bölümü anlamında; bazı mahkemelerin bazı işlere bakması konusunda, mahkemelerin kendi içinde, yargı kararı olmayan kararları ile ya da yetkili idari birimler veya kurullarca iş bölümü yapılabilir. Bu, mahkeme kurma ya da kaldırma anlamına gelmez. Mahkemeler, kanunla kurulur ve kanunla kaldırılabilirler. Örneğin; idare, idari işlemler ile mahkeme kuramaz ve kaldıramaz.

Mahkemeler, sınıflandırılırken; kuruluş ve çalışma biçimlerine göre mahkemeler, yargı sistemine ilişkin bulundukları derecelere göre mahkemeler ve bakılan uyuşmazlık ya da tarafların statülerine göre mahkemeler şeklinde sınıflandırılırlar.

Mahkemelerin, kuruluş ve çalışmalarına göre sınıflandırılması;

Mahkemeler, kuruluş ve çalışmalarına göre; sulh hukuk mahkemeleri, asliye hukuk mahkemeleri ve asliye ceza mahkemelerinde olduğu gibi yalnızca tek hakimin görev yaptığı tek hakimli mahkemeler ve birden fazla hakimin görev yaptığı toplu, çok hakimli mahkemeler olarak ayrılırlar. Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ile Danıştay Daireleri ve Daire Kurulları, Asliye Ticaret Mahkemesi ve Ağır Ceza Mahkemelerinde olduğu gibi bu tür mahkemeler, yargılama faaliyeti eksiksiz kurul ve toplantı halinde gerçekleşen, birden fazla hakimin bulunduğu toplu mahkemeler, çok hakimli mahkemelerdir.

Mahkemelerin, yargı sistemine ilişkin bulundukları derecelere göre sınıflandırılması;

Mahkemeler, bulundukları yargı sistemine ilişkin derecelere göre ilk derece mahkemeler, ikinci derece mahkemeler ve üst derece mahkemeler olarak ayrılır.

Davaları, maddi açıdan ve hukuki bakımdan en başında inceleyip karara bağlayan, ilk derece mahkemeleridir. İlk derece mahkemeleri, sulh hukuk mahkemesi, asliye hukuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi, idare mahkemesi, vergi mahkemesi, ilk derece mahkemesi olarak baktıkları işlerde Danıştay daireleri, bağlı oldukları yargı kollarına ilişkin davalara yönelik mercilerdir.

İlk derece mahkemelerinin kararından sonra başvurulabilecek merci yeri ikinci derece mahkemeleri, davaya konu uyuşmazlığın maddi ve hukuki açıdan yeniden incelenmesi ile görevlidir ve istinaf mahkemeleri olarak da bilinir. İkinci derece yargı yeri olarak istinaf başvurularını inceleyip karara bağlamakla da görevlendirilirler. Adli yargıda bölge adliye mahkemeleri ile idari yargıda bölge idare mahkemeleri, ikinci derece mahkemeleridir.

Adli yargıda Yargıtay, idari yargıda Danıştay gibi yargı kollarına göre mahkemelerin, başvurulacak son merci yeri, üst derece mahkemeleridir. Yüksek mahkemeler olarak anılır ve aynı zamanda temyiz mahkemeleri olup, temyiz başvurularını inceleyen ve karara bağlayan yüksek mahkemelerdir. İlk derece mahkemeleri ile ikinci derece mahkemelerinin hüküm ve kararlarının başvuru yolu açık olan kararları üzerinde, hukuka uygunluğu ya da hukuka uygunluk ve maddi olaya uygunluğu yönünden incelenmesi ile görevli mahkemeler, üst derece mahkemelerdir.

Mahkemelerin, niteliklerine ya da statülerine göre sınıflandırılması;

Mahkemeler, üstlenmiş oldukları uyuşmazlıkların niteliklerine göre ya da tarafların statülerine göre genel görevli mahkemeler ve uzmanlık mahkemeleri olmak üzere ya da diğer bilinen adı ile özel görevli mahkemeler olarak ayrılırlar.

Bütün davaların görüldüğü genel görevli mahkemeler, bulundukları yargı kolunda geçerli olan hukuk kurallarını uygulamakla çözülebilecek her türlü dava ve değişik işlere bakar. Yargı kollarına göre idari yargı kolunda genel görevli mahkemeler, idare hukuku kurallarını uygulayan idare mahkemeleri, adli yargı kolunda genel mahkemeler, özel hukuk kurallarını uygulayan yargı yerlerinde sulh hukuk mahkemeleri ve asliye hukuk mahkemeleri, ceza hukuku kurallarını uygulayan yargı yerlerinde ise asliye ceza mahkemeleri olarak genel görevli mahkemelere örnek verilebilir.

Uzmanlık mahkemeleri, kişiler ya da belirli mesleği yürütenler arasında çıkan kanunun belirlediği türden uyuşmazlıklara bakan, özel görevli mahkemelerdir. Nüfusla birlikte toplumsal yapının da değişiyor ve gelişiyor olması, hukuki açıdan uyuşmazlıkları da beraberinde getirebildiğinden bu uyuşmazlıkların da uzmanlık gerektirecek derecede çeşitlenmesi toplumsal yaşamın gerekliliklerinden olarak değerlendirilebilir. Günümüz nüfusunda işçi ve işverenlerin sayısının çok olduğu bir sistemde iş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların artması kaçınılmaz olması sebebi ile aralarında oluşabilecek bu uyuşmazlıkların çözümü, daha doğru ve birbirleri ile uyumlu kararlar verilebilmesi için iş mahkemeleri kurulmuştur. İş mahkemeleri gibi kadastro işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkları çözmek için yine bu konuda uzman mahkemeler kurulduğu gibi trafik mahkemeleri, çocuk mahkemeleri, aile mahkemeleri gibi özel görevli, bu konularda da uzman mahkemeler kurulmuştur. Bu tür uzmanlık mahkemelerinde, bir davanın görülebilmesi için istisnai olarak, davanın “kanunla o özel mahkemede görüleceğinin belirtilmiş” olması gerekir. Aksi takdirde, kanunla bu özel görevli mahkemelerin görevli kılınmadığı, bütün davalar genel mahkemelerde görülür.

16 Nisan 2017 tarihli halk oylamasının ardından 6771 sayılı Kanun ile Anayasa’da yapılan değişikliklere göre yüksek yargıyla da ilgili bazı düzenlemelerin yürürlüğe girdiğini hatırlatalım. Bu düzenlemelere göre HSYK’nın (Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu) adı HSK (Hakimler ve Savcılar Kurulu) olarak değiştirilirken disiplin mahkemeleri dışında askeri mahkemelerin kurulamayacağı yönünde karar alınırken, Askeri Yargıtay ve AYİM (Askeri Yüksek İdare Mahkemesi) kaldırılmıştır. Ayrıca değişikliğin ilk maddesi Anayasa’nın “Yargı Yetkisi” başlığı altında yapılmış olup buna göre yargı yetkisinin, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılacağına dair hüküm, “bağımsız ve tarafsız” mahkemelerce kullanılacağı şeklinde değiştirilmiştir.

Yazar: Tülay Güneş