Mahyacılık ve Mahya Sanatı

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

400 yıla yakın bir süredir gökyüzünü süsleyip çeşitli mesajlar veren mahyacılık sanatı diğer Müslüman ülkelerde olmayıp sadece Türklere ait bir kültürdür. Mahya demek Ramazan demektir aslında. Çünkü mahya sanatı Ramazan ayında gösterir kendisini daha çok. Peki, bize Ramazan Ayı’nı müjdeleyen mahya ne demektir? Mahya, birden fazla minaresi bulunan camilerin minareleri arasına konulan ışıklı yazı demektir.

Büyük camilerin minareleri arasına ip veya teller gerilerek yapılan mahya üzerine kimi zaman yazı yazılarak kimi zaman ise resim çizilerek sergilenirdi. Osmanlı da her ne kadar yağ kandilleri ile yapılmış olsa da günümüzde teknolojinin de etkisiyle elektrik enerjisinden faydalanılmaktadır.

Mahyacılık sanatının amacı ramazan ayının getirmiş olduğu sevinç, bolluk ve Allah’a duyulan şükranı vurgulamak, halkı iyiliğe yönelterek, çocuklara ramazanı sevdirmektir.

Eskiden mahyacılık ustalık isteyen, zor bir sanat dalıydı. Hatta öyle ki dünya da şu an sadece 3 büyük mahya ustası vardır. Bu ustalar da zaten zor olan bu sanat dalını birlikte çalışarak icra etmektedirler. Bu 3 büyük ustadan birisi olan Kahraman Yıldız’ın işiyle ilgili sözlerini aynen aktarıyorum sizlere: ‘’Mahyacılık biraz zor iş. Yaz, kış, soğuk, tipi demeden minare tepelerine çıkacaksınız. Yerden 100 metre yukarıda hava şartları çok daha sert oluyor. Buna dayanmak kolay değil. Sabır ve sevda isteyen bir iş. Bizim yanımıza yardımcı eleman veriliyor ama fazla dayanamıyorlar. Bir yolunu bulup ya başka bölümlere geçiyorlar ya da bu işi yapamayacaklarını söylüyorlar.’’

İlk Mahya: Rivayete göre ilk mahya 1614 yılında Fatih Camii müezzinlerinden Hattat Hafız Ahmet Kefevi’nin iki minare arasına ortası yazılı bir resmi dönemin padişahı 1.Ahmet’e hediye etmesiyle başlamıştır. Bu hediye 1.Ahmet’in çok hoşuna gitmiştir ve hediyeden ilhamla sonraki yıllarda dini hükümlere bağlı kalınması şartıyla Ramazan ayının sevinç ve coşkusunu yansıtacak mahyaların kurulmasını istemiştir. Bunun üzerine o dönemde yapımı tamamlanan Sultanahmet Camii’nde uygulanmaya başlanan bu sanat böylece geleneksel hale gelmiştir.

Mahya Yazıları
Mahya kurma hazırlığı yaklaşık olarak ramazandan 15 gün önce başlamaktadır. Ramazan başlangıcında ‘Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan ‘, ‘On Bir Ayın Sultanı’ olan mahyalar ramazan sonlarına doğru yerini ‘La İlahe İllallah’, ‘Elveda Ya Şehr-i Ramazan’ mahyalarına bırakmaktadır.

Mahyalar nadiren de olsa sosyal mesaj amaçlı olarak da kurulurlar. Örnek vermek gerekirse her yıl 29 Mayıs’ta ‘Yüce Fatih Ruhun Şad Olsun’ mahyası kurulmaktadır. İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yaşatılmaya çalışılan mahya sanatı Mahya Yapım Atölyesi öncülüğünde varlığını sürdürmektedir.

Mahya Kurulan Camiiler
Fatih Camii, Eyüp Sultan Camii, Sultanahmet Camii, Süleymaniye Camii, Üsküdar Valide Camii, Üsküdar Mihri Mah Camii, Edirne Selimiye Camii, Eskişehir Reşadiye Camii, Bursa Ulu Camii.

Mahya Kitabı
Avrupa Birliği kararıyla Avrupa Kültür Başkenti ilan edilen İstanbul’u 2010’a hazırlayan İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı mahya sanatını anlatan ve resimlerle süsleyen kapsamlı bir kitap hazırlatmıştır.

Yazarların bile konu edindikleri mahya sanatı genel olarak babadan oğla geçerek süregelmiştir.

Yazar: Sündüz USLU