Mary Astell (Newcastle,12 Kasım 1666 – Londra,11 Mayıs 1731) İngiliz bir feminist yazar ve retorisyendir. Kadınlar için eşit eğitim haklarını savunması ona “ilk İngiliz feminist” unvanını kazandırmıştır. Mary Astell’in hayatıyla ilgili az sayıda kayıt bulunmaktadır. Biyografi yazarı Ruth Perry şöyle diyor: “Bir kadın olarak, ticaret, siyaset veya hukuk dünyasında yeri yoktu. Doğdu, öldü. Şu dünyada birkaç yıllığına küçük bir evi oldu. Bir banka hesabı vardı. Chelsea’de bir hayır okulunun açılmasına yardım etti. Kayıtların hepsi bu işte.”

Astell’in yazışmalarından yalnızca dördü, onlar da dönemin önemli adamlarına yazılmış olduklarından, korunmuş durumda. Biyografisini araştıran Ruth Perry, birkaç mektup daha buldu ve yazdığı bazı notları da ortaya çıkardı, ancak Mary Astell, varlıkları ve bu arada sakladıkları belgeleri kuşaktan kuşağa geçen zengin aristokratlarla yazışmamış olsa, hakkında bilgi sahibi olunamayacaktı. Babası Peter Astell, yerel bir kömür şirketini yöneten, muhafazakâr kralcı bir Anglikan’dı. Sekiz yaşına geldiğinde, resmi bir öğrenim görmeyen Mary, amcası tarafından eğitildi. Amcası Ralph Astell, alkol bağımlılığı İngiltere Kilisesi’nden uzaklaştırılmasına yol açan eski bir din adamıydı ve öğretim programını, Aristo, Platon ve Pisagor gibi radikal filozoflara dayandıran Cambridge felsefe okulu ile ilişkilerini sürdürüyordu. Mary oniki yaşındayken babası öldü. Mirası, küçük kardeşi Peter’in yüksek öğrenimine ayrıldığı için, maddi zorluklar nedeniyle Mary ve annesi, teyzesinin yanına yerleştiler.

1688’de, annesinin ve teyzesinin ölümünden sonra, Mary Astell, Londra’ya (Chelsea) taşındı. Burada dönemin edebiyat ve felsefe çevrelerinde etkili bazı kadınlarla (Leydi Mary Chudleigh, Elizabeth Thomas, Judith Drake, Elizabeth Elstob ve Leydi Mary Wortley Montagu gibi) tanıştı. Çalışmalarını sürdürebilmesinde ve kitaplarının yayınlanmasında bu etkin çevrenin büyük yardımı oldu. Ayrıca, hayır işleri ile tanınan Canterbury Başpiskoposu William Sancroft’la da temas halindeydi. Sancroft, Astell’e mali açıdan yardım etti ve onu gelecekteki yayıncısıyla tanıştırdı.

Mary Astell, kadınların da erkekler kadar akılcı olduklarını ve aynı eğitim hakkına layık oldukları fikrini savunan ilk İngiliz kadınlarından biriydi. “Dünyaya bir bahçedeki laleler gibi güzelliğinizi göstermek için geldiyseniz ve başka bir şeye yaramıyorsanız, nasıl mutlu olabilirsiniz?” diyordu. 1694’te yayınlanan “Kadınlar İçin Önemli Bir Öneri”si, fikir hayatına katılmalarını sağlamak amacıyla, kadınlar için bir üniversite planı sunuyordu. Bu düşüncelerini geliştirerek, 1697’de önerisinin ikinci cildini yayınladı. Astell, dönemindeki kadınların kariyer seçeneklerinin, annelikle rahibeliğin ötesine taşınmasını öneriyordu.

Astell, 1700’de, “Evlilik Üzerine Bazı Düşünceler”ini yayınladı. 1700’lerin İngiltere’sindeki evlilik kurumunun felsefi temellerini şiddetle eleştiriyor ve kadınları aceleci veya iyi düşünülmemiş bir seçimin olası tehlikelerine karşı uyarıyordu. Mazarine Düşesi’ni, yetersiz eğitimin ve eşitliksiz bir evliliğin tehlikelerine örnek olarak gösteriyordu. Eğitimin, kadınların daha doğru evlilik seçimleri yapmalarına ve evlilik kurumunun zorluklarının üstesinden gelebilmelerine yardımcı olacağını savunuyordu. Astell, eğitim, karakter ve servette görülen farklılığın giderek acılara yol açabileceğini ileri sürmekte ve kısa süreli geçici cazibe yerine, kalıcı arkadaşlığa dayanan bir evliliği önermekteydi. 1704’te, “Krallıkta İsyan ve İç Savaşın Nedenleri Üzerine Tarafsız Bir İnceleme”yi ve “Muhalifler Ve Sahipleri”ni, 1705’te, “İngiltere Kilisesinin Bir Kızının Hıristiyanlık Öğretisi”ni yayınladı. “Tanrı, kadınların akıllarını kullanması gerektiğini düşünmüyorduysa, onlara akıl vermezdi, çünkü O, hiçbir şeyi boşuna yapmaz.” diyordu.

1709’da, sosyal hayattan uzaklaştı. Kız öğrenciler için, Chelsea’de, Hıristiyan İrfanının Yaygınlaştırılması Derneği’nin bir simgesi olarak, Leydi Catherine Jones ve Leydi Elizabeth Hastings’in maddi destekleri ile, müfredatını kendisinin hazırladığı bir hayır okulu kurdu. Altmış yaşına geldiğinde, Leydi Catherine Jones tarafından birlikte ikamete davet edildi. Astell, kanserli sağ göğsünü aldırdığı mastektomiden birkaç ay sonra 1731’de öldü. Son günlerinde tanıdıklarını görmeyi reddetti ve tabutuyla birlikte bir odada ölümü bekledi. Chelsea Kilisesi bahçesine gömüldü.

Mary Astell, hem döneminin erkekleri hem de kadınları ile özgürce tartışabilme yeteneği ve özellikle argümanlarını tarihe dayandırmaktan çok, felsefi tartışmalara (René Descartes’ın etkisiyle) girerek, kadınların toplumdaki yerini ve nedenlerini sorgulayan, sarsıcı ve çığır açan düşünceleriyle tanınmaktadır. Descartes’ın düalizm teorisi, Mary Astell’in, kadınların da erkekler gibi akıl yürütebilme yeteneğine sahip olduklarını savunmasını ve “Eğer bütün insanlar özgür olarak doğuyorsa, neden bütün kadınlar köle?” sorusunu sorabilmesini sağladı.

Kaynakça:
– Jacqueline Broad, “The Philosophy of Mary Astell: An Early Modern Theory of Virtue”,Oxford University Press, (2015).
– Ruth Perry, “The Celebrated Mary Astell: An Early English Feminist”, Chicago, University of Chicago Press.

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here