Maslow’un İhtiyaçlar Teorisi Nedir?

Okuma Süresi: 4 Dakika  | Yazdır

İhtiyaçlar teorisinin konsepti, Amerikalı psikolog Abraham Maslow tarafından, 1943 yılında yayınlamış olduğu “A theory of human motivation (insan motivasyonunun teorisi)” çalışmasında ve ardından Motivation and Personaliyt (motivasyon ve kişilik) isimli kitabında ortaya çıkmıştır.

Bu hiyerarşi teorisine göre, insanlar temel ihtiyaçlardan başlayıp, belirli kategorilerdeki ihtiyaçlarını karşılayıp, daha ileri safhaya geçer ve piramit şeklinde o kategorideki ihtiyaçlarını gidermeye çalışıp yine bir üst kategoriye geçer. Bu hiyerarşi modeli genellikle piramit şeklinde gösterilir. En alt seviye, insanların en temel ihtiyaçları bulunurken, üst katmanlara çıkıldıkça ihtiyaçlar daha kompleks hale gelir. Piramidin en alt seviyesinde bulunan ihtiyaçlar, yiyecek, su, uyku ve ısınma gibi insanların yaşamını idame ettirebilmesi için gerekli olan temel şartlardır. Bu seviyedeki ihtiyaçlarını karşılayabilen kişiler, bir üst seviye olan emniyet ve güvenlik kategorisine geçerler. Piramidin ileri safhalarına geçildikçe psikolojik ve sosyal ihtiyaçlar oluşur. Önceleri aşk, arkadaşlık ve dostluk gibi ilişkiler önemli hale gelirken ve sonraki aşamalarda da kişisel saygınlık ve başarma ihtiyaçları öne çıkar.

İhtiyaç Çeşitleri

Maslow, teoride geçen tüm ihtiyaçların bir içgüdü gibi olduğunu ve davranış motivasyonunda çok önemli rol oynadığına inanmıştır. Psikolojik, güvenlik, sosyal ve saygınlık ihtiyaçları ‘yoksunluk ihtiyaçları’ olarak bilinir. Bu alt seviye ihtiyaçların giderilmesi, hoş olmayan sonuçları önlemek adına önemlidir. Maslow piramidin en üst seviyesini gelişme ihtiyaçları olarak ifade etmiştir. Gelişme ihtiyaçları, bir şeyin olmamasından dolayı ortaya çıkmaz aksine kişiliğin gelişmesi için oluşan bir istektir. Yapılması gereken piramidin en üst düzeyinde bulunan kendini gerçekleştirme seviyesine gelme aşamasının önündeki engelleri yani piramidin alt katmanlarındaki ihtiyaçların giderilmesidir.

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisinde beş farklı seviye vardır:

 1.Fizyolojik

Bunlar yaşamsal faaliyetleri sürdürmek için gerekli olan su, yemek, hava ve uyku gibi ihtiyaçlardır. Maslow bu ihtiyaçların hiyerarşideki en temel ve içgüdüsel olduğunu düşünmektedir çünkü bu fizyolojik ihtiyaçlar giderilmedikçe, diğer tüm ihtiyaçlar ikincil seviyede kalmaktadır.

2.Güvenlik

Bu ihtiyaçlar güvenlik ve emniyet duygularını içerir. Güvenlik ihtiyaçları da yaşamsal faaliyetler için çok önemlidir ancak fizyolojik ihtiyaçlar kadar hayati değildir. Güvenlik ihtiyaçlarına örnek olarak; daimi çalışılan bir iş, sağlık sigortası, güvenilir komşuluklar ve barınma sayılabilir.

3.Sosyal

Sosyal ihtiyaçlar ait olma, aşk ve sevgi duygularını içerir. Maslow bu ihtiyaçların fizyolojik ve güvenlik ihtiyaçlarından daha az önemi olduğunu düşünmüştür. Bu ihtiyaçlar, romantik ilişkiler, dostluklar ve aile olma bu ihtiyaçları karşılamaktadır.

 4.Saygınlık

İlk üç bölümdeki ihtiyaçlar karşılandıktan sonra saygınlık ihtiyaçları önemli olmaya başlar. Bu ihtiyaçlar kendine değer verme, kişisel saygınlık ve toplum tarafından kabul görme olarak sıralanabilir.

5-Kendini Gerçekleştirme

Bu düzey Maslow’un hiyerarşik yapısının en üst katmanında bulunur. Bu düzeyde bulunan kişiler kendi farkındalığını yaratmış olup, kendi potansiyellerinden yararlanma yoluna bakıp dış dünyanın kendileri hakkında ne düşündüğü ile ilgilenmezler.

Eleştiri

Psikolojik birçok teoride olduğu gibi Maslow’un teorisinin gerçekliği de tartışmalıdır. Bazı arastırmalar Maslow’un hiyerarşisini doğrular nitelikte olurken, kimi araştırmacılar da bu teorinin doğrulanabilir olmadığı kanısındadır. Teorinin karşısında bulunan araştırmacılar, belirli bir sıralamaya göre dizilen ihtiyaçların ölçülebilir olmadığını ve bu tarz bir hiyerarşik modellemenin yanlış olacağını savunmaktadır. Bir diğer eleştiri de kendini gerçekleştirme kavramının bilimsel olarak test edilmesinin zorluğudur. Bu konudaki Maslow’un araştırmaları da sadece Albert Einstein ve Eleanor Roosevelt gibi ünlü isimlerin biyografilerinden oluşmaktadır. Ancak bu eleştiriler bir yana bırakılırsa Maslow’un teorisi psikolojide önemli bir yer teşkil etmektedir. Malsow’un hümanistik psikolojisi olağandışı davranış ve gelişimler yerine, sağlıklı bireylerin gelişimine odaklanmıştır. Her ne kadar bu teoriyi destekleyen az sayıda araştırma olsa da, ihtiyaçlar hiyerarşisi psikolojinin içinde veya dışındaki birçok kişi tarafından iyi bilinmektedir. 2011 yılında Illinois Üniversitesinde yapılan bir çalışmada, araştırmacılar farklı kültürlerden birçok kişi üzerinde analizler yaparak, ihtiyaçların karşılanmasının mutlulukla doğrudan bağlantısı olduğu sonucunu çıkarmıştır. Ancak aynı araştırmanın sonucuna göre, bazı temel ihtiyaçlar giderilmese dahi sosyal ihtiyaçlar ve kendini gerçekleştirme gibi kavramların çok önemli olduğu gözlenmiştir.

Kaynakça:
www.about.com

Yazar: Nihat Keleş