Mavi Kart Nedir?

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

II. Dünya Savaşı sonrasında yerle bir olan Almanya’nın yeniden inşasında çok sayıda göçmen görev almıştır. 1960’lı yıllarda henüz Türkler daha Almanya’ya geçici işçi statüsü altında yol almadan önce, Almanya’da Yugoslavlar ve de İtalyanlar yoğun bir şekilde çalışmaktaydı. Bu ülkelerden gelen gurbetçilerin çoğu ülkelerine geri döndükten sonra, Almanya’nın büyüyen ekonomisine yeni katalizörler lazım olmuştur. Türkiye ile yapılan ikili anlaşma sonrasında çok sayıda göçmen Almanya’ya işçi olarak seyahat etmiştir. Bu kişiler her ne kadar geçici bir statü altında Almanya’da kalsa da ilerleyen yıllarda, Almanya’ya yerleşmiş ve Yugoslavlarla İtalyanların aksine geri dönmemiştir. Günümüzde Almanya’da 4’üncü nesile kadar bir geçmişe sahip olan Türkler bu anlamda ayrıca en yüksek nüfusa sahip göçmen topluluğu olarak da başı çeker. Türkler, artık hiç olmadığı kadar Almanlaşma yolunda hızlı bir şekilde ilerlemektedir. Tahminlere göre önümüzdeki 20 ila 30 yıl arasında Almanya’da yaşayan Türk ve de aslı Türk olan Alman vatandaşlarının sayısının 6 ila 8 milyona kadar varabileceği sanılmaktadır. Türk hükümeti de, Almanya’da yaşayan Türklere Alman vatandaşlığına geçmeleri yönünde ciddi anlamda destekte bulunmaktadır. Almanya’da yaşayan 3 milyon civarındaki Türkün sadece 1 milyona yakını Alman vatandaşlığına geçmiştir. Bu kişiler arasında opsiyon modeline takılan çok sayıda yurttaş bulunur.

1.1.2000 tarihiyle beraber Alman Vatandaşlık Kanunu’nda ciddi bir değişikliğe gidilmiştir. Bu değişikle beraber, Almanya’da artık çifte vatandaşlık uygulaması kaldırılmıştır. Ancak bazı hallerde halen çifte vatandaşlığa cevaz verilir. Bunların başında gelen doğum anında birden çok vatandaşlığın yasal olarak kazanılması ve de vatandaşlıktan çıkmanın son derece ağır bir durum olduğu hallerde. Bu iki kıstas halen çifte vatandaşlık bağlamında Almanya’da aranan en büyük unsurlardır. Eğer bu şartlardan birini sağlamıyor iseniz, bu durumda Almanya’nın iç mevzuatı uyarınca çifte vatandaş olmanız mümkün değildir.

Bu uygulamanın temelinde Türk vatandaşları yatmaktadır. Aslında mevzuatın bu şekilde değiştirilmesinin amacı, Türklerin bu ülkede çift pasaport taşımasını engellemektir. Hal böyle olunca, 1990’lı yıllardan beri Türkiye çeşitli çalışmalar yürütmüş ve bir imtiyazlı durum olarak kabul ettiği bu statüdeki yabancılara Pembe ya da günümüzdeki adıyla Mavi Kart düzenlemeye başlamıştır. Bu kart sayesinde bir şekilde yaşadığı ülkede mevzuat gereği çifte vatandaş olamayan Türkler, Türkiye vatandaşlığı ayrıcalığından feragat ederek yabancı ülke vatandaşlığına geçerler. Bu durumda Türkiye de bu kişilere Mavi Kart olarak lanse edilen bir kimlik düzenler. Bu karta sahip olabilmenin en önemli şartı doğumla Türk vatandaşı olmaktır. Sonradan kazanılması halinde Mavi Kart’a hak kazanılmaz.

Mavi Kart sahibi yabancı uyruklu şahıslar, muafen araç ve ev eşyası ithali, sürekli kamu hizmeti olarak sayılabilen görevlerde bulunma, seçme ve seçilme, askerlik hizmetini yerine getirme hakları ve yükümlükleri dışında Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen istifade etmeye devam ederler. Başka bir değişle, aslında halen Türk gibi muamele görmeye hak kazanırlar. Bu da onlara Türkiye sınırları dahilinde diledikleri kadar yaşama, çalışma ve de diğer haklarda istifade etme imkanı sunar. Aslında bir anlamda Türk vatandaşlığından dahi daha fazla imtiyaz tanıdığı söylenebilir. Mavi Kart uygulamasından en çok yararlanan ülkeler arasında Almanya, Avusturya ve de Hollanda gelir. Her iki ülkede de çifte vatandaşlık yasaktır.

Yazar: Emir Karasu

 

Editör : Suna Korkmaz