Motosikletin Tarihçesi

Okuma Süresi: 4 Dakika  | Yazdır

ropermotorcycleMotosikletin tarihçesi
Motosiklet, motorlu arabadan daha önce bulunmuştur. Pierre ve Ernest Michaux adındaki iki Fransız, ilk motosikleti (buharla işleyen bir araç). Karl Benz (1844 – 1929) ve Gottlieb Daimler’in (1834 – 1900), yaptığı ilk arabadan 16 yıl önce, 1869’da Paris’de gerçekleştirdiler. Ancak, çok geçmeden, Daimle’in benzinli motorunun üstün niteliklerinden motosiklet tasarımcıları da yararlanma başladılar.

İlk Gelişmeler
Öteki teknik yeniliklerle bu ilk araçlar kısa zamanda geliştirildi. 1888’de J.B. Dunlop’un (1840 – 1921) bulduğu şişirme lastikler, yolun neden olduğu sarsıntının bir kısmını ortadan kaldırdı. Transmisyon genellikle, yağmurlu havalarda kopan ya da kayan kayışla sağlanırdı. Motora ilk hareket, ya pedal çevrilerek ya da sürücünün aracı koşarak ittiği ve çalışmaya başladığında üstüne atladığı yöntemle veriliyordu.1893’te Wilhelm Maybach (1847–1929)tarafından geliştirilip, yenilene 1889 butler püskürtmeli karbüratörü, bugün hala kullanılmakta olanlara öncülük etmiştir.
Üç tekerlikli motosikletlerin de ilk yapım tarihi 1880’i bulur. Bu motosikletlerin bazıları, tekerlikli sandalyelere benzerdi.1898 modeli De Dion Bouton’da arkadan takma bir motor ve bir diferansiyel vardı. Bu motosiklet o zamanlar şaşırtıcı sayılan bir hıza (saatte 40 km) ulaşabilmekteydi.
İngiltere’de 1861 ve 1865yıllarında çıkarılan trafik kuralları, tüm motorlu araçların önünden kırmızı bayrak taşıyan bir adamın gitmesini şart koşuyordu. 1896’da bu yasaların kaldırılması, İngiliz plancılarını uzun zamandır rahatsız eden kısıtlamaların da kaldırılması demek oldu. Aynı yıl albay Capel Holden, dört karşılıklı silindirli motoru olan bir motosiklet yaptı. Bunu, modern arabalarda olduğu gibi bobin akümülatör tarafında çalıştırılan mutatör tipi distribütörü vardı. Dıştan birleştirme çubukları, üstten asılı dirsekler yoluyla arka tekerliği doğrudan harekete geçiriyordu.

powerfreeMotosikletlerin yaygınlaşması
Motosiklet amerika’da da yaygınlaşıyordu1905’e gelindiğinde en büyük yapımcılar Harley Davidson ve Indian idi. İki şirket de, gaz kelebeğini ve tutuşma zamanının öne alınması ya da geciktirilmesini denetim altına almak amacıyla, gidonlarda döner kumandalı sapın (1) kullanımına öncülük ettiler.1905 modeli, 1,75 beygir gücündeki indian’ın tek silindirli (tek parça dökme çelik) bir motoru vardı. Harley Davidson ilk çift V silindirli motoru 1909’da üretmiş ve o zamanda beri motorların çoğunda aynı düzeni kullanmıştır. 1914’e gelindiğinde motosikletlerin hız rekoru saatte 150,5 km’e ulaşmıştı aynı yıl, I.dünya savaşında İngiliz ordusu motosiklet kullanmaya başladı ve yanına makineli tüfekte taşıyabilinen sepet takılı motosikletlerden yararlandı.
1920’ye gelindiğinde hemen tüm büyük motorlu araçlarda transmisyon, zincir ya da şaftla sağlanıyordu. Bu sırada üstten supaplı motorlar ortaya çıkmaya başladı ve bazıları Harley Davidson ve Indian’daki 1.000sm’lüklerde olduğu gibi, silindir başına dört supabı vardı. Almanya’da BMW ilk motosikletlerini karşılıklı yatay silindirli bir motorla çıkardı. Bu, günümüzde de kullanılan bir düzenlemedir.
Özellikle Amerika’da trafik arttıkça polis kuvvetleri devriye görevleri için motosiklet kullanmaya başladı. Henderson ve Indian gibi şirketler tarafından üretilen bütün dört silindirli araçlar, özellikle uzun, düz Amerikan yollarında kullanılmaya uygundu.

197161115İki Zamanlı Motorlar
İki zamanlı benzin motorundaki hareketli parçalar, dört zamanlı motorda bulunanlardan daha azdır. Ayrıca, iki zamanlı motorların bakımı da daha kolaydır. 1930 yıllarında Villers ve öteki şirketler, çeşitli tek silindirli, iki zamanlı motor üretiyorlardı. 1920 sonlarına ve 1930’larda motosiklet toplumsal bir değişime uğradı. Bu yıllarda motosiklet lüks bir araç olmaktan çıkıp oldukça ucuz, kullanışlı bir taşıt aracına dönüştü. Sürücünün arkasındaki yerde bir yolcu taşınabiliyordu ve yarı sepet bu araca dört kişilik (iki büyük iki çocuk) bir taşıma kapasitesi kazandırıyordu.

1937 yılında 1000 sm3 (sm küp) JAP motorlu bir Brough Superlor, dünya hız rekorunu yaklaşık, saatte 275 km. çıkarmıştı. Motosiklet sanayi bir kez daha savaşa hazırlanıyordu. 1933’de BMW Alman ordusu için, yanında sepeti olan R75 modelini çıkardı. Gene bu savaş sırasında her iki taraf, paraşüt birlikleri için katlanabilir motosiklet yaptı.

Savaş sonrası gelişmelerin özelliği, daha küçük, daha yüksek devirli motorlardı ve Avrupa’da binlerce küçük motosikletler üretildi. 1950 ile 1985 arası Vincent ve Sunbeam gibi (kauçuk tabanlı motorlar kullanan) lüks araç yapımcıları, Triumph, BSA, Norton ve AMC gibi toptan üretim yapanların rekabeti karşısında kapanmak zorunda kaldı. Tırmanma, deney ve yarış gibi özel amaçlara göre yapılmış çeşitli araç piyasaya sürüldü.

motosiklet1960 başlarında Japon Honda Şirketi, küçük 50 sm3 (sm küp)’lük dört zamanlı araçlarla Batı pazarlarına girmeye başladı. Bunları iki zamanlı Suzuki ve Yamaha izledi ve kısa zamanda 50 sm3 (sm küp) maymun bisikletlerinden saatte 210 km hıza ulaşabilen dört silindirli, 75 sm3 (sm küp)’lük araçlara kadar çeşitli motosiklet tipiyle pazara egemen oldurlar.

Günümüzde satılan motosikletlerin çoğu ekonomik ve rahat araçlardır. Elektrikli kontaklar ve hidrolik disk frenleri standart hale gelmektedir. Önümüzde ki yıllarda DKW şirkti tarafından şimdiden üretilmekte olanlar gibi pek çok rotatif silindirli motoru olan motosikletin yapımı mümkün olabilir.