Mühendislik ve Mühendisliğin Tarihsel Gelişimi

Mühendislik, fizik, matematik ve doğa yasalarını baz alarak, bu yasalarla yaratıcılığın birleşmesi sonucu, bir sorunun üstesinden gelmek, bir zorluğu kolaylaştırmak ve toplumsal gelişimi ve terakkiyi sağlamak amacıyla ortaya konulan çalışmaların bütündür.

Mühendis ise kısaca, mühendislikle alakadar olan, mühendislik işini icra eden kişi manasına gelen mesleki unvandır.Öte yandan mühendis kelimesi Türk Dil Kurumu sözlüğünde, insanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse olarak ifade edilmektedir. Mühendis sözcüğü dilimize Arapça “hendese” kökünden türemiş olup “matematik kullanan, arazi ölçen” anlamındadır. İngilizce engineer sözcüğünün kökeni ise “engine” ve “ingeneous” olduğu ve Latince yaratmak anlamına gelen “in generare” sözcüğünden geldiği düşünülmektedir.

Mühendislik Biliminin Doğumu ve Tarihsel Gelişimi

7829_gorselMühendislik bilimi ne zaman ortaya çıkmıştır? Bu soruyu; insanoğlunun doğuşu ile eş zamanlı olarak ortaya çıkmıştır şeklinde cevaplanabilir. Çünkü ilk çağlardan itibaren, insanoğlu beslenme, barınma, korunma gibi hayati ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla çeşitli alet ve gereçlerden (kazma, ok, vs.) faydalanmışlardır. Bu aletler is çok basit olsa dahi mühendislik ürünü olarak sayılabilir. Yani ilk insanlar aynı zamanda ilk mühendislerdir. Bu sebeplerden ötürü, mühendisliğin insanoğlu ile yaşıt olduğu düşünülebilir.

Tarihin akışı ile insan medeniyetinin dünya üzerindeki gelişimine paralel olarak mühendislik biliminde de ilerleme yaşanmıştır. M.Ö 3000 yıllarından itibaren basit araçlar yerlerini daha karmaşık ve faydalı alet ve gereçlere bırakmıştır. Bu ilerleyişe piramitlerin inşasını, su değirmenlerini ve gemilerin yapımını örnek olarak gösterebiliriz. Bu gelişime özellikle Eski Yunan ve Mısır medeniyetlerinin katkısı önemli ölçüdedir. Bu medeniyetlerden Eski Yunan toplumunda var olan özgür düşünce ortamı diğer bilim dallarının olduğu gibi mühendisliğinde gelişimine önemli ölçüde katkı sağlamıştır.

Mühendislik bilimi asıl olarak atılımını, 1300’lü yıllardan itibaren ortaya çıkan Rönesans ile yaşamıştır. Rönensans’ı modern mühendisliğin doğuşu olarak gösterebiliriz. O dönemin Avrupası’nda teknik konularda ivme kazanılmıştır.

Yine vaktin bilim insanlarından Galileo Galilei ve Leonardo da Vinci mühendislik alanında çeşitli çalışmalara imza atmışlardır.

Rönesans dönemi ve zaman içinde gerçekleştirilen çalışmalar temel alınarak, modern mühendislik çalışmaları, kendi tarihindeki en önemli sıçrayışlardan birini Sanayi Devriminde yaşamıştır. Özellikle 1763’te mühendis James Watt’ın buhar makinesini icadı ve endüstriyel alandaki makineleşme insanoğluna yeni bir kader çizmiştir. Makineleşen sanayi aynı zamanda mühendislik biliminin gelişmesine de önemli katkıda bulunmuştur. Bu dönemde icat bir diğer önemli mühendislik ürününe Graham Bell’in telefonu buluşunu (1876) örnek olarak verebiliriz.

Mühendislik bilimi bilgisayar devrinin başlangıcına kadar sürekli olarak, gerek devlet çalışmaları gerek bireysel çalışmalar sonucu gelişimine devam etmiştir. Ve mühendislik bir diğer sıçrayışını ise bilgisayarın icadı ile yaşamıştır. Öyle ki bilgisayar mühendisliği, yazılım mühendisliği gibi yeni alt dallar ortaya çıkmıştır.

Günümüzde Mühendislik

Günümüzde mühendislik biliminde günaşırı bir ilerleme söz konusudur. Öyle ki mühendislik bir çok dala ayrılmıştır. Bugün; makine, elektrik, inşaat, bilgisayar, kimya, uçak-uzay mühendislikleri olmak üzere altı ana mühendislik grubu vardır.

İnsanın varoluşundan günümüze kadar mühendislik bilimi uzun bir yol katetmiştir. Toplumların refah seviyesinin ilerlemesinde en önemli faktörlerden olan mühendislik bilimine, ülkelerce verilen destek de gün geçtikçe artmaktadır ve mühendislik, tarihteki yoluna son hızıyla devam etmektedir.

Kaynakça:
1) N.,Alpaslan, ‘Mühendislik Tarihi ve Felsefesi Üzerine Bir Araştırma’, Marmara Sosyal Araştırmalar Dergisi Sayı1, Aralık 2011

2) F.,Özçep,Bilim ve Mühendislik:Tarihsel Gelişim ve Felsefesi,2007

Yazar: Sefa Tak