Multiple Skleroz (MS) ile Mücadele

ms

MS Hastalığının sebebi henüz bilinmemekle birlikte genel kanı;  yaşanan ağır, üzüntülü bir süreçte ya da genel olarak hayatın stresine karşı, kişinin direncinin düşmesi ile ortaya çıktığıdır. Belirtiler veya hastalığın gelişim seyri hastadan hastaya farklılık göstermektedir. Kimi hastalarda , geçici körlük, kimi hastalarda denge kaybı kimi hastalarda ise mide bulantısı ile ortaya çıkmaktadır. Bu konuda çalışma yürüten profesörlerin beyanına göre ” MS hastası olduğunu bilmeden yaşamına devam eden veya rutin bir kontrolde MS hastası olduğunu öğrenen yani yukarıda yazılan belirtilerden hiçbirini yaşamayan MS hastaları da bulunmaktadır. ”

MS hastası olduğunu öğrenen çoğu hastada ve hasta yakınlarında , bu süreçten sonra neler yaşayacaklarına dair haklı olarak bir endişe ve kafalarında birçok soru işareti oluşmaktadır.
Hastalığın belirtileri ve gelişim süreci hastadan hastaya farklılık gösterdiği için , hastalarda , acaba ben MS değil miyim şüphesi vardır. Bu konuda en net bilgi beyin MR’ı ve hastadan alınan omurilik sıvısı’dır. Bu iki uygulama MS’in teşhisinde çok önemlidir.

ms1

MS Hastalığında , hastanın bilmesi gereken en önemli nokta teşhisten sonra , öncelikle hastalığını kabullenmektir. Bu , tedavi için çok çok önemlidir. Fakat MS hastası bir kişi , hastalığını yaşamında bir etiket olarak taşımamalıdır. Yani bu hastalık , yaşamında kendisinden önce gelmemelidir. Yapması gereken, bunu yenebileceğine ya da yavaşlatacağına inanmasıdır. Aslında bu , sadece hastalıkta yapılması gereken bir bakış açısı değildir.

Hayatın her anında insan; kendi gücünü fark etmeli ve olaylara karşı “POZİTİF” düşünmeye çalışmalı. Yaşam her zaman kolay değil bunu hepimiz biliyoruz. Üzülmek, düşünmek, sürekli hastalıktan konuşmak , evet bizi biraz rahatlatabilir belki, ama enerjimizi azaltır. Bu da pusuda bekleyen MS atağının ortaya çıkmasını kolaylaştırır.

Yazar: Yahya Kelleci