Müzik Neden Ruhun Gıdasıdır?

Yüzyıllardan beri insanoğlu gerek ilkel gerek modern enstrümanlarla üretilmiş olan müzikleri dinleyerek huzur bulur. Sadece bir müzik aletiyle oluşturulmuş ezgiler değil, dudaktan çıkan melodili bir ıslık bile sizi mutlu etmeye yetebilir. Gelişen teknolojiyle beraber müzik hayatın her karesinde bize eşlik edebiliyor. Araba sürerken açtığımız radyoyla, yürürken kulaklıkla dinlediğimiz bir şarkıyla müzik adeta bizi sarmış durumda. Peki insan neden müzik dinler? Mesela sıradan bir ses tonuyla söylenen “Bi lodos lazım şimdi bana bi kürek bi kayık” cümlesi pek bir anlam ifade etmezken, bu kelimeler Sezen Aksu’nun söylediği “Ah İstanbul” şarkısında mükemmel bir hale dönüşüp insana huzur veriyor.

8721_muzik3Bizi sarıp sarmalayan müziğe bir tanım getirirsek ses tellerimizin ürettiği dalgaların belli bir disipline sokulmasıdır diyebiliriz. Aslında ses bir dalgalar bütünüdür. Saniyede 260 dalga ile gelen sesin tanımını yapmak için “Do” adını verdiğimiz notayı kullanırız. İşte bunun gibi do,re,mi,fa,sol,la,si adını verdiğimiz ses dalgaları bir araya gelerek müziği oluşturur ve tek başına bir anlam ifade etmeyen bu sesler bir araya gelerek adeta mükemmellik örneği sergiler. Bütün bu bilimsel verilerden sıyrılıp hiçbir şeyden haberi olmadan Anadolu’nun bir köyünde yaşayan saz aşığının çığırdığı türkünün insan üzerinde bıraktığı etkiyi neyle açıklayabiliriz?

Notaların kazandığı anlam ülkelere, kültürlere göre değişirken yeni doğan bir bebek konuşma yetisini kazanmaya başladığı anda müzik zekasını da geliştirir. Anne karnında başlayan dinleme serüveni bir süre sonra sesleri taklide bürünür ve konuşma süreci başlar. Daha tek heceli kelimeleri söylemeye başlayan minik bebek bu esnada fark etmeden kısa kısa melodiler oluşturmaya başlar ve müziğe ilk adımını atmış olur. Bunun yanında ilginç olan bir araştırma sonucu da, üzerinde araştırma yapılan konuşma yetisi hasarlı bazı çocukların müzik yeteneklerinin çok iyi olduğuna dair bulgular elde edilmesi… “Müzik ruhun gıdasıdır!” atasözü topluma mal olurken aslında müziğin akıldan çok bir ruh işi olduğunun altını da çizmiş atalarımız.

Geçmiş yıllarınızda çok güzel bir anı yaşarken o ortamda çalan müziği yıllar sonra duyduğunuzda tekrar o anki duyguları yaşar gibi olursunuz. Mesela evlendiğinizde siz dans ederken çalan müziğinizi aradan yıllar geçince tekrar dinlediğiniz zaman o dans anını tekrar aynı duygularla yaşayabilirsiniz. Bunun zıttı da olabilir. Çok kötü anları size anımsatan müzik deneyimleri de yaşamış olabilirsiniz. Aslında bunun sebebi müziğin hormonlarınıza olan etkisidir. Kimi insan duygusal müzikler dinleyerek kimi insan da canlı pop müziklerine eşlik ederek ruh halini dengeleyebilir. Mutlu veya mutsuz olunca insanda meydana gelen müzik dinleme ihtiyacının sebebi salgılanan bu hormonlardır. Yapılan araştırmalara göre dinlenen müzik beyne giden sinyalleri ve beyinden vücuda giden mesajları değiştirebiliyor. Böylece nasıl ki çikolata mutluluk veren hormonları harekete geçirip mutlu olmanızı sağlıyorsa ruhun gıdası olan müzik de size huzur verebiliyor.

Avrupa’da yaklaşık 300 genç üzerinde yapılan bir araştırma neticesinde elde edilen bulgular “Neden müzik dinleriz?” sorusunun yanıtını bize veriyor. Katılımcıların birçoğu “olumlu ruh hali oluşturmak” seçeneğinde yoğunlaşırken bir kısım genç de müziğin kendilerini ifade etmede yardımcı olduğunu vurgulamıştır. Çünkü sevilen şarkıların sözleri güzel bir ezgiyle buluşunca insanın kendini ifade etmesine yardım edebiliyor. Günümüzde gelişen tıbbın yanında bazı psikolojik rahatsızlıklar müzikle yapılan terapilerle tedavi edilebiliyor. Sadece bu bile müziğin insan ruhu üzerindeki etkisini göstermeye yetebilir.

Kaynakça:
milliyet.com.tr/muzik-dinlemek-icin-5-psikolojik-pembenar-detay-ruhsagligi-2030806/

Yazar: Hasan Demİrcİ