kardeşim benim need for speed serisindeki oyunlarım nfsu2 nfsu1 nfs undercover dir herekeze önerrim
15 yıldır aralıksız devam eden Need For Speed akımına bir yerinden kapılmamış olanımız yoktur sanırım. NFS deyince adı üzerinde hız ve adrenalin akla gelir. Bu seri yıllar içinde çok farklı ÅŸekillerde devam ettiyse de özünü kaybetmediÄŸi zamanlarda en ÅŸaÅŸalı dönemlerini yaÅŸadı. Bu yazımda sizlere aklımda kaldığı kadarıyla seriye ait izlenimlerimi paylaÅŸmak istiyorum. EÄŸer sizin müptelası olduÄŸunuz bir NFS oyununu kıyasıya eleÅŸtirirsem bana kızmayın, zevkler-renkler meselesidir çünkü…
[NFS 1] The Need For Speed – SE (1995): Oyunun baÅŸlangıcıydı. Yıllar boyu sürecek olan bir akımın ilk meyvesiydi bu oyun. İlk olarak 1994 yılında 3D0 konsoluna çıktı ve daha sonra PC’ye uyarlandı. PC versiyonu birçok hata barındırıyordu ve kısa süre sonra Special Edition(SE) versiyonu çıkartılarak oyun tam manasıyla kendini göstermeye baÅŸladı. O zamanlar Screamer diye bir rakip araba yarışı daha vardı ama NFS’nin rüştünü ispat etmesi çok sürmedi ve 7′den 77′ye birçok kiÅŸinin gözdesi oldu. O dönemde pek alşık olunmayan benzersiz bir oyun keyfi yaÅŸatıyordu. Bunu yaparken de dönemin en iyi spor otomobillerini kullandırtıyordu. O dönemde simsiyah bir Lamborghini Diablo’yu kullanıp da hastası olmayan yoktur sanırım. Oyun gerçekten iyiydi ve trafikte araç sollama olayını baÅŸlatan video oyunudur. Bunun yanında verdiÄŸi hız hissi de hiç fena deÄŸildi. Bence o dönemde yapılmış en baÅŸarılı oyunlardan biriydi kesinlikle.
[NFS 2] Need For Speed II – SE (1997): NFS ikinci oyunuyla kendini aÅŸtı desek yeridir. Üç boyutlu harika grafikler ve son model otomobillerle insanları kendine hayran bıraktı. Bu da yetmiyormuÅŸ gibi SE versiyonunu çıkartarak 3DFX kartlarına destek verdi ve özel efektlerin görüntülenmesini saÄŸlayarak PC oyunculuÄŸunda bir bakıma çığır açmış oldu. 3DFX’in yaptığı görsel deÄŸiÅŸiklik ve görüntüdeki akıcılık o kadar iyiydi ki, insanlar bu deneyime kayıtsız kalamadı; kısa sürede çok popüler hale geldi. Hatırlıyorum da Avustralya’da müthiÅŸ hızlı turlar atardık, hele ki oyunu bitirince açılan FZR2000 diye bir araba vardı; uçardı resmen. Fakat bu oyunla NFS serisinde en çok eleÅŸtrilen noktalardan biri olan virajda bariyerlere çarparak fazla hız kaybetmeden dönme olayının ilk tohumları atıldı. Bu gerçekçilik önünde gelecekte engel olacak en büyük etmenlerden biriydi bence. Ama oyunda karlı yollarsan mistik tapınaklı yollara neredeyse herÅŸey vardı, müzikleriyle, grafikleriyle, rakiplerin mücadele gücüyle hepsi çok dengeliydi ve son derece zevkli bir oyundu.
[NFS 3] Need For Speed III – Hot Pursuit (1998): Oyun budur dedirten, NFS serisinin zirvesidir. Bu oyun kadar zevkli baÅŸka bir oyun daha ne zaman yapılır bilmiyorum. Polisten kaçmak deseniz kralı vardı oyunda, son model spor otomobiller deseniz Corvette’den tutun Mercedes’lere, Ferrari Maranello’dan tutun Italdesign Scighera’ya herÅŸey vardı oyunda. Grafik olarak da daha çok yaygınlaÅŸmış olan 3DFX Voodoo kartların sonuna kadar zorlandığı dehÅŸet görüntüler sunuyordu. Her ÅŸeyiyle dört dörtlük bir oyundur bana göre; oyunu yıllar sonra internetten oynadığım bile olmuÅŸtur. 2010 oyunlarında bile lagdan doÄŸru düzgün net baÄŸlantısı saÄŸlanamazken, NFS 3′ü sıfır lag harika biçimde oynardık netten hem de o zamanki baÄŸlantılarla. Rocky Pass yolu vardı çok iyi hatırlarım; fazla geniÅŸ olmayan virajlı bir daÄŸ yoluydu. İnanılmaz keyif aldığım sürüşlerim olmuÅŸtur orada, dört dörtlüktü herÅŸey.
[NFS 4] Need For Speed – High Stakes (1999): High Stakes için olumlu ÅŸeyler söylemek güç gerçekten. Çok büyük farklılık getirmeyip öncekilere benzer ÅŸeyler sunuyordu. Araçların dönüşleri hiç gerçekçilik hissi uyandırmıyor aksine insanı oyundan soÄŸutuyordu. Oyunun grafikleri de Nfs 3′ten sonra büyük bir yenilik getirmemiÅŸti doÄŸrusu. Severek oynamadığım ama yolların, mekanların güzel tasarlandığı ortalama bir oyun olmuÅŸtur bana göre. NFS serisinin duraklama dönemi denilebilir.
[NFS 5] Need For Speed – Porsche Unleashed (2000): Birbirinden güzel Porsche’lerin olduÄŸu hatta neredeyse 2000 yılına kadar çıkmış tüm Porsche modellerini görebileceÄŸiniz yegane oyundur kendileri. Grafik olarak çok ÅŸey vaadetmese de ses efektleri ve sürüş dinamikleri bakımından yapılmış en iyi Nfs oyunlarından biridir kesinlikle. Oyunda bir sadelik-tekdüzelik vardı. Yani mekanlar sanki birbirini tekrarlıyordu ve çoÄŸu zaman haddinden fazla geniÅŸ havaalanı gibi mekanlarda sürüyorduk arabalarımızı. Fakat oyundaki gerçekçi sürüş dinamikleri sayesinde uzun süreler zevkle oynanan bir oyun haline gelmiÅŸtir.
[NFS 6] Need For Speed – Hot Pursuit 2 (2002): Grafiksel açıdan Nfs’yi o dönemde bir çıta daha yukarıya taşıyabilmiÅŸ olan oyundur. Polisten kaçma mücadelesi ve yüksek kaliteli son model araç modellemeleriyle zevkli anlar yaÅŸatıyordu. İçerik açısından önceki serilerin bir tekrarı olsa da grafiklerinin kalitesi ve otomobillerin çeÅŸitliliÄŸi yeterli seviyedeydi. Özellikle Lamborghini Murcielago bu oyunda bir baÅŸkadır, tadı birçoÄŸumuzun damağında kalmıştır eminim. Otomobil her yönüyle her hareketiyle harika gözüküyordu.
[NFS 7] Need For Speed – Underground (2003):
Nfs serisinde farklı birşeyler denenmişti ve başarılı olunmuştu. Otomobilleri modifiye ederek rüyalarımızı süsleyen araçlarla sokaklarda takılıyorduk. İlla bir pistte yarış yapmak zorunda değildik, free roam olayıyla şehir içinde istediğimiz gibi takılıyor cakamızı satıyorduk. Oyun kendisinden beklenilen grafik kalitesini pek yakalayamamış olsa da modifiye çıldınlığına ilk adım olarak büyük bir yenilik getirmişti. Online moduyla birçok insanı kendine aşık hale getiren oyun, Nfs serisinin en ağır toplarından biri haline gelmiştir ve kesinlikle öyle kalacaktır.
[NFS 8] Need For Speed – Underground 2 (2004): İşte underground kavramının zirve noktasıdır bu oyun. Çok iyi grafiklerle yeniden harmanlanan oyun bu sefer ilave modifiye seçenekleri ve harika yollarıyla insanlara büyüleyici bir mekanda otomobil dansı yaptırıyordu. Havalı süspansiyonlarla araçları zıplatıyor inanılmaz akrobasi hareketleri yapıyorduk. Online modu da harika olan oyuna deliler gibi baÄŸlanmıştık. Oyunun sürüş dinamikleri gerçekten Nfs serisine yakışır nitelikteydi fakat geçmiÅŸten beri gelen duvara çarparak dönme sıkıntısı devam ediyordu. Öyle ki 300 km hızla ilerlerken viraj dışındaki bariyerlere çarparak normalde o hızla dönülmesi imkansız olan bir virajı sadece 250km gibi bir hıza düşerek duvardan sürte sürte alabiliyorduk. Oyunun gerçekçiliÄŸini baltalayan bu faktör belki de gerçek bir efsane olma yolunda oyuna vurulan en önemli darbeydi. Yine de çok oynanan harika bir sokak yarışı oyunuydu.
[NFS 9] Need For Speed – Most Wanted (2005): Most Wanted’da herÅŸey vardı. Çok fazla bahsetmeye gerek yok sanırım. Oyun grafiksel olarak mükemmel ötesi, sürüş dinamikleriyle baÅŸarılı, sesleriyle harika ve oyun modlarıyla vazgeçilmezdi. BirçoÄŸuna göre serinin hala en iyi oyunudur. Bana göre Nfs 3′tür hala. Bence serinin en iyi oyunu olmasa da en iyi üç oyununun içindedir kesinlikle. Underground deÄŸiÅŸikliÄŸinden sonra Nfs’nin özüne dönerek ÅŸehir içi free roam güzelliÄŸini de eklediÄŸi ÅŸaheser bir oyundur. Nfs serisine bu oyuna benzer daha geliÅŸmiÅŸ özelliklere ve oyun modlarına sahip bir ilave yapılırsa kesinkle çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Fakat bunu yaparken Undercover’daki gibi daha vasat hale getirmeyip kesinlikle kendilerini aÅŸacak ÅŸekilde yapmaları gerekir.
[NFS 10] Need For Speed – Carbon (2006): Çok eleÅŸtrilse de bence Nfs serisine farklı bir soluk getiren güzel bir oyundu Carbon. Özellikle Canyon Drift olayı, Japonlardan kalma bir drift alışkanlığı olsa da oyuna güzel bir hava katmıştı. Gece zifiri karanlıkta farların aydınlabildiÄŸi kadar önümüzü gördüğümüz yolda hızla ilerlediÄŸimiz deÄŸiÅŸik bir deneyimdi. Bence sırf drift modları için bile mutlaka denenip oynanaması gereken oyunlar arasındadır. Drift hariç oyunun kariyer modunu çok beÄŸendiÄŸimi söyleyemem, Underground’un bir baÅŸka versiyonu gibi olmuÅŸ ama yine de hem grafiksel olarak hem de oynanış manasında önceki serilerden farklı birÅŸeyler katabilmiÅŸtir. Sırf bu yüzden çok eleÅŸtiremeyeceÄŸim bir oyundur fakat yine de Nfs’nin gerileme dönemine girme sinyallerini verdiÄŸi oyun olması açısından tarihteki yerini almıştır.
[NFS 11] Need For Speed – ProStreet (2007): Saçmalıktan baÅŸka birÅŸey deÄŸil. Yazdıkça daha ağır eleÅŸtrilerde bulunacağımdan fazla kötülemek de istemiyorum. O kadar reklamı yapıldı sansasyonel hale getirildi çıkışı ama oyun çok vasattı gerçekten. Hiçbir yönden beni tatmin etmedi, grafikleri bile iyi deÄŸil. Otomobillere parçalanma eklediler ama onu da batırdılar. Çok çok kötü bir oyun olup Nfs serisinin yüzkarasıdır bu oyun.
[NFS 12] Need For Speed – Undercover (2008): Yani eÄŸer bir yenilik getirmeyeceksen ve Most Wanted’ın senaryosunu aynen alacaksan en azından oyunu Most Wanted kadar iyi yapman gerekir. Ama gelin görün ki ne bir atmosfer ne bir grafik kalitesi, hiçbiri Most Wanted’a yanaÅŸamıyor bile. Seneler sonra nasıl önceki seri oyundan daha kötüsünü yapabiliyorlar ve iÅŸin daha ilginci bunu nasıl reklam malzemesi yapıp insanlara allayıp pullayıp sunabiliyorlar. Akıl alacak iÅŸ deÄŸil gerçekten. Pro Street faciasından sonra insanlar EA’nın akıllanıp çok daha iyi bir oyun yapmasını beklerken daha da kan kaybedildi. Oyunda hoÅŸuma giden hiçbir ÅŸey olmadı desem yeridir.
[NFS 13] Need For Speed – Shift (2009): Nfs geçtiÄŸimiz sene ciddi bir deÄŸiÅŸime giderek artık seride klasikleÅŸen sokak yarışı formatından çıkarak oyunu pist yarışı modeuna soktu. Bunda 2008′de çok büyük baÅŸarı yakalayan GRID’in etkisi olduÄŸunu düşünmeden edemiyorum. Peki yeni Nfs pist yarışı olarak nasıl olmuÅŸ? Bence güzel olmuÅŸ. En baÅŸta oyunun grafikleri beni benden aldı diyebilirim. Hep harika grafiklere sahip olup hem de sistemi fazla kasmaması bir ayrı güzelliÄŸi olup, EA’nın artık optimizasyon konusunda da ilerleme katettiÄŸini düşünmeme neden oldu. Bunun haricinde oyundaki sürüş dinamikleri de çok gerçekç, kesinlikle en gerçekçi sürüşe sahip Nfs oyunu olmuÅŸ. Ama gelin görün ki oyun kontrolleri olması gerektiÄŸinden çok daha fazla hassas, yani eÄŸer bir direksiyonunuz yoksa klavye veya gamepad’le bile oynamak iÅŸkence halini alıyor. Gamepad analogunu azıcık oynatmanızda araç çok ani tepki veriyor ve bunu kontrol ayarlarından da pek fazla deÄŸiÅŸtiremiyorsunuz. Fakat yine de benim en beÄŸendiÄŸim Nfs oyunlarından biri oldu. Oynamayanlara tavsiye edebilirim kesinlikle. Özellikle Spa’da yarışmak çok zevkli oluyor.
[NFS 14] Need For Speed – World Online (2010): Bu oyun tamamen rank sistemiyle online olarak düşünülmüş bir sisteme sahip. Oyunda grafik namına pek birÅŸey göremiyoruz. GeniÅŸ bir haritamız mevcut ve çeÅŸitli plot noktalardan birini seçerek oradaki kiÅŸilerle sokak yarışına giriyorsunuz. Underground 2 grafiklerine benzer ÅŸekilde basit yarışlar yapıyorsunuz. Yolları da önceki Nfs serilerinden alıntılamalar ÅŸeklinde oluÅŸturulmuÅŸ hissi veriyor. Çok ahım ÅŸahım bir oyun diyemeyiz fakat güçlerine göre sokaklarda trafik içerisinde hareketler yapıp diÄŸer oyunculara artislik yapıp keyif almak için ideal bir oyun. Fakat benim için en önemli noktalardan biri olan grafiksel yönden tatmin edici bulmadığımdan fazla beÄŸendiÄŸim bir oyun olmadı malesef.
[NFS 15] Need For Speed – Hot Pursuit (2010): Arcade türünde uzun süredir bekleneni tam olarak veremeyen NFS serisi, Hot Pursuit kovalamacasının 2010 versiyonuyla olarak karşımıza çıkıyor. Polis kovalamacasına yüksek bir dozla geri dönen oyun özellikle sürüş dinamikleri ve grafikleriyle insanlara beklediÄŸi NFS arcade tadını fazlasıyla verdi. Gerçekten baÅŸarılı olan bu oyunda, geniÅŸ yollarda birçok farklı türde inanılmaz mücadelelere giriyoruz. Oyunun multiplayer tarafı da çok kuvvetli olunca, oynama süresi iyice artıyor ve birbirinden güzel araçlarda kıyasıya rekabetlere giriyoruz. Online olarak 3 aydan fazla oynadığım bir oyun olmuÅŸtur Hot Pursuit. Oyundaki görsel ve ses efektlerinin kalitesi gerçekçiliÄŸi artırırken yollardaki kestirmeler rakiplerin önüne geçebilmek için önemli bir avantaj haline geliyor. Tadı damağımda kalan onlarca online mücadele yaÅŸadığım bu oyun ile NFS arcade türünde geri dönmeyi baÅŸardı diyebilirim kesinlikle.
[NFS 16] Need For Speed – Shift  2 Unleashed (2011): Shift ile simülasyon dünyasına giriÅŸ yapan NFS serisi, yakaladığı baÅŸarılı satış grafiÄŸiyle serinin devamını getirmekte tereddüt etmedi. Oyundaki seslerin gerçekçiliÄŸi konusunda bence dünyanın en iyisi olan oyun, iç kamerada virajlarda kaskın saÄŸa sola dönmesi ve güzel grafikleriyle gerçekçiliÄŸin sınırlarını zorlayan bir yarış deneyimi sunmayı baÅŸardı. Özellikle hasar modellemesi bakımından tartışmasız en iyi NFS olan oyun, sürüş dinamikleri açısından beni çok tatmin etmese de ortalamanın üzerinde bir performans sergiliyor. Menü sistemi ve kasvetli müzikleriyle yine pek baÅŸarılı bulmadığım oyun, hafif simülasyon tadında sıkı mücadelelere girmek isteyenler açısından eÄŸlenceli bir oyun olacaktır. Online tarafının da kuvvetli olması mücadele seviyesi ve oynanış süresini artıran etmenler arasında.
[NFS 17] Need For Speed – The Run (2011): 2010 yılında çıkardığı Hot Pursuit arcade oyunuyla ataÄŸa geçen seri, The Run ile yine çöküşe geçiyor. EA’ya da hak vermemek elde deÄŸil, malzeme bitti; elde olanla yürümek de bir yere kadar. Bu sefer farklı birÅŸey denemek isteyen yapımcı, oyunun içerisine aksiyon sahneleri katarak insanları yarıştan kopartıyor ve baÅŸrol karakterimizin polislerden kaçış mücadelesine bizi de ortak ediyor. Araya giren kaçış sahnelerinde tuÅŸlara gereken zamanlarda basarak, karakterin biryerden atlamasına veya biryeri kırarak kaçmasına yardım ediyoruz. Bu noktada yarış oyunuyla ne alakası var diyebilirsiniz, haklısınız da… Sürüş dinamikleri ve grafikleriyle de iki yıl öncesine geri dönen oyunda güzel olan tek ÅŸey seslerin gerçekçiliÄŸi. San Francisco’dan New York’a kadar bir mücadelenin içerisinde ilerliyoruz. Oyuna baÅŸladıktan 3 saat sonra zor seviyede bitirmiÅŸtim. Yani oldukça kısa oynanış süresine sahip olan oyun, multiplayer tarafıyla bu eksikliÄŸini gideriyor olsa da pistlerin pek güzel olamayışı ve kendini tekrar eden yerlerde 2 sene öncesinin grafikleriyle mücadele etmek insanlara pek tat vermedi diyebiliriz.
[NFS 18] Need For Speed – Most Wanted (2012): Hot Pursuit’teki yeniden canlandırma operasyonuna benzer olarak, 2012 yılında NFS serisinin en çok beÄŸenilen oyunlarından biri olan NFS Most Wanted yeniden yorumlanarak piyasaya sürüldü. Bir çok kiÅŸi elbette bu efsane serinin devamı olarak, çok iyi grafikli, güzel senaryolu ve çok iyi kontrollere sahip bir oyun bekliyordu. Fakat EA yine ÅŸaşırtmadı ve genel olarak vasatın biraz üzerinde oyunla karşımıza çıktı. Öncelikle oyunun grafiklerinin ve seslerinin her zaman ki gibi çok iyi olduÄŸunu belirtmeliyim. Fakat oynanış ve senaryo konusunda aynı ÅŸeyleri söylemek pek mümkün deÄŸil. Åžayet senaryo, yarıştıkça zorlaÅŸan ve kazandıkça iyileÅŸen super otomobilleri kazanmanızdan ibaret. Eski oyundaki blacklist yarışlarından eser yok. Polis kovalamaları ise, çok kötü deÄŸil ve yapay zeka yerinde bir mücadele sergileyerek insanı zaman zaman zorlayabiliyor. Çok büyük bir haritanız olmasa da yeterli çeÅŸitlilikte mekan sunan yapısı ile, genelde ÅŸehir içi mücadelesi ÅŸeklinde oyunu rahatlıkla tamamlıyorsunuz. Online kısmı nispeten daha keyifli olan oyunda kontroller konusunda hot pursuit’e benzeyen fakat daha az zorlayan bir yapı mevcut. Yani duvarlara çarparak pek fazla hız kaybetmeden virajları dönebilmek ne yazık ki mümkün. Bu haliyle tam bir arcade yarış oyunu olduÄŸunu söyleyebiliriz. Åžayet oyun beklentilerimin oldukça altında çıktığından verdiÄŸim paraya biraz acıdım doÄŸrusu. Bunun bir nedeni de, oyun piyasaya sürülmeden önce çok fazla reklamı yapılıp ÅŸiÅŸirildiÄŸinden genel beklentinin de yüksek olmasıdır. Umarım bundan sonraki oyunda durumu toparlamayı baÅŸarırlar diyelim.
Not: Wolrd Online ile beraber 2010 yılında çıkan bir diÄŸer oyun olan NFS Nitro’yu PC platformunda bulunmadığından listeye eklemedim. Oyun sadece Nitendo Wii ve mini el konsolu olan Nitendo DS’e yönelik olarak piyasaya sürüldü. Bu oyunun gayet keyifli olduÄŸunu ve iyi satış rakamlarına ulaÅŸtığını da ekleyeyim.
NFS Tarihi Videosu: 1994-2011
Yazar: Hüseyin Gürsoy
