Ötanazi Nedir? Dinler Açısından Değerlendirilmesi Nasıldır?

Ötanazi, bir insanın ya da bir hayvanın, kendi iradeleri ile ya da yakınlarının verdikleri karar ile, ağrısız ve acısız bir şekilde hayatlarının son buldurulmasıdır. Bu noktada, kişinin ya da hayvanın büyük acılar çekmesi, bu acıları sonlandırmak istemesi, hayattan hiç bir şekilde zevk alamaması ya da ölümcül bir hastalığının olması nedenleri önem taşımaktadır. Ötenazi işlemi, ağır ve yüksek dozda ilaçlar ile ya da bağlı bulunan yaşam destek ünitelerinden hastanın ayırılması ile gerçekleştirilebilmektedir. Ötenazi, yalnızca bu şekillerde değil, ölümcül hastalığa yakalanan hastanın tedaviyi reddederek pasif ötenazi uygulaması ile ölümüne yol açması şeklinde de gerçekleşebilmektedir.

6090_372538

Ötenazi işlemleri, yasalar ile de düzenlenmektedir. Örneğin, pek çok ülkede, aktif ötenazi kesinlikle yasaktır; ancak pasif ötenazi uygulanabilir durumdadır. Ülkemizde aktif ötenazi kesinlikle yasaktır. Yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında, hastaya ötanazi uygulayan fail (hekim, doktor), “tasarlayarak (taammüden) adam öldürme” hükümleri çerçevesinde yargılanmaktadır. Bu suç, ağırlaştırılmış müebbet (ömür boyu) hapis cezası ile cezalandırılmaktadır.

Yasalara göre ötenazi kapsamı bu şekilde değerlendirilirken, dinler açısından bu durum nasıl karşılanmaktadır?

Bazı Dinler Açısından Ötanazi

İslam: İslam inancında, insanın Allah tarafından yaratıldığına ve Allah tarafından insana hayatının bahşedildiğine inanılmaktadır. Bundan dolayı da, insanın kendi canının akıbeti hakkında karar verebilme hakkı bulunmamaktadır. Çünkü bu hak, yalnızca Allah’a aittir. Bu noktadan hareketle, İslam inancı içinde intihar ve ötenazi, kesinlikle yasaktır. Yine buna ek olarak, insan ömrünün her şekilde uzatılmaya çalışılması olağandır ve hastanın ölüme terk edilmesi kesinlikle yasaklanmıştır. Sonuç olarak, İslam dini yaşama odaklıdır ve hiç bir şekilde kendiliğinden ölümü ve ölüme terk edilmeyi doğru olarak görmemektedir.

Musevilik: Musevilik inancındaki ötenazi anlayışı, insan hayatı temelli olarak ele alınmaktadır. Musevilik inancında da, tıpkı İslam inancında olduğu gibi, insanı Tanrı’nın yarattığı kabul edilmektedir. Kutsal metinlerde de bu inanca bağlı olarak çeşitli açıklamalar yer almaktadır. Buradan hareketle, Tanrı’nın insana verdiği hayatı yalnızca Tanrı’nın alabileceği, istediği zaman bu hakkını kullanabileceği, bu nedenle de insanın kendini öldürmesinin kabul edilemeyeceği belirtilmektedir. Aynı zamanda, bu inanç çerçevesinde, insan Tanrı suretinde yaratılmıştır. Bu nedenle de, ötenazi kesinlikle yasaktır. Her türlü şartta, ister ölümcül hastalık olsun, ister ise toplum yararlılığı kalmamış insan olsun, kesinlikle ötenazi yasaktır ve hasta insanlar da ölüme terk edilememektedir.

6090_belcika-da-otanazi-rekor-seviyeye-ulasti-4313814_4546_300

Hristiyanlık: Hristiyanlık inancı ile Musevilik inancı, özellikle insan temalı kutsal metinler açısından oldukça benzerlik göstermektedir. Bu inanç kapsamında, kişinin kendi canına ve bir başkasının canına kıyması, kesinlikle yasaklanmıştır. Tıpkı musevilikte olduğu gibi, insanlar Tanrı suretinde yaratılmıştır ve bu nedenle de bir çeşit kutsallık taşımaktadırlar. Bu nedenlerden dolayı da, Hristiyanlığın ortaya çıktığı ilk zamanlardan itibaren, her türlü cinayet ve intihar yasak kılınmıştır.

Tarihsel süreç içinde daha net bir biçimde şekillenen Hristiyanlık’ta intihar vakası, hiç bir süreç altında kabul görmemiştir. Öyle ki, bu konuda sert yaptırımları olan kilise tarafından, intihar edenlerin Hristiyan mezarlıklarına defnedilmemesi ve bu kişilerin mallarına el konulması hükümleri işleyişe sokulmuştur. Katolikler tarafından dünya algısı ve ötenazi yaklaşımı, bu şekilde temellendirilmiştir.

Protestanlık mezhebinde de bu konu hakkındaki algı pek farklı sayılmamakla beraber, ilerleyen zaman içinde bazı değişimler söz konusu olmuştur. Hristiyanlık inancındaki genel hükümlerin kabul gördüğü Protestanlık mezhebi, yeni ve çağdaş şekilde yorumlanmaya başlandığı vakit, ötenazi konusunda daha ılımlı hareket etmiştir.

6090_tenazi

Budizm: Budizm inancındaki din adamlarının ölümü övmeleri, intiharı desteklemeleri ve ölümden sonraki hayatın avantajlarından bahsetmeleri kesinlikle yasaktır. Bu tip din adamları, aforoz dahi edilebilmektedirler. Bu nedenle de, Budizm inancında da ötenazi kavramına bir mesafe bulunmaktadır.

Aslında tüm inançların ve dinlerin özünde, dünya hayatının kıymeti, yaşam sevgisi, hayata bağlılık, yaratıcı tarafından hayatın bir ödül olarak verilmesi gibi anlayışlar yatmaktadır. Bu sebeplerle de, çoğu inanç sistemi, tıpkı adam öldürmeyi yasakladığı gibi, intihar ve ötenaziyi de yasaklayarak insanların yaşamalarını sağlamalarını hedeflemiştir. Hatta, bu inancı destekleyen bir diğer unsur da, ölümcül hastalığa yakalanan hastaların bile ölüme terk edilemeyecek olmasına yönelik dini yükümlülükler ve kurallardır. Ötenazi ve intihar, dinler açısından hoş kabul edilmeyen, yasaklı davranışlardır.

Kaynakça:
http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%96tanazi

Yazar: Baran Akçok