Otomobillerde Emniyet Unsurları ve Güvenlik Sistemleri

Otomobillerde güvenik deyince ilk akla gelen ABS,EPS,ASR gibi fren ve yol stabilite sistemleridir. Ve birçok müşteri araç alırken sadece bunlara dikkat eder. Evet bu güvenlik sistemleride oldukça önemlidir, fakat öncelikle bunların ne olduğuna bir bakalım ve daha sonra birçk kişinin dikkatinden kaçan asıl önemli konuya gelelim:

ABS, birçoğunuzun bildiği gibi anti blokaj sistemidir. Yani fren kilitlenmesine karşı geliştirilmiş bir teknolojidir. Peki fren kilitlenir mi? Ya da neden kilitlenir? Evet fren özellikle soğuk havalarda, balatalarla fren diskinin birleşmesiyle aradaki su moleküllerinin donarak balataların fren diskine yapışmasıyla kilitlenir. Bu da farklı kazalara yol açabilmektedir. İşte ABS bu kilitlenmeye çözüm olarak geliştirilmiştir.ABS fren diskini yaklaşık olarak  saniyede 12 defa tutup bırakarak kilitlenmeyi önler. Peki sadece bu mu? Elbetteki hayır. ABS fren sisteminin bir başka faydasıda diğer frenlerle kıyaslarsak; normal bir frenle yapılan acil bir fren sonucu tekerlekler kilitlenerek kaymaya başlar, bunun sonucu olarakta statik sürtünme ortadan kalkarak sadece tekerleklerle asfalt zemin arasında meydana gelen sürtünme kalır. Bu da fren mesafesinin azalmasına neden olur. ABS de ise, tekerleklerin kilitlenmesi önlenerek sürekli devam eden bir statik sürtünme de sisteme dahil edilmiş olur. Bunun neticesinde fren mesafesi kısalır. Birçok kazanın önüne geçilmiş olur. Her nekadar günümüzde üretilen otomobillerde hala standart bir hal alamamış olmasına rağmen, önemli bir güvenlik gereksinimidir. Otomobil alırken özellikle dikkat edilmesinde fayda vardır.

ASR sistemine gelirsek; ASR, anti patinaj sistemidir. Aracınızın kumlu,çamurlu yollarda patinaj yaparak saplanmasını önler. Sistem ilk olarak 1987 yılında BOSCH firması tarafından üretilmiştir. Sistem bir sensörün otomobilin çekiş yeteneğini kaybetmesini algılamasıyla devreye girer, bu sayede tekerlek hareketini yavaşlatarak kaymalara engel olur. Tabi her nekadar kumlu ve çamurlu yerlerde ihtiyaç duyulsa da, kışın karda buzda da ne kadar önemli bir sistem olduğunu hissettirecektir.

ESP; elektronik stabilite programı. Bu sistem sayesinde otomobilde meydana gelen ön ve arkalardaki farklı kaymalarda, sistem kaymanın olduğu tarafı algılar ve buna göre tedbir alarak gerekli olan fren balatalarına kuvvet uygulayarak otomobilin yolda kalmasını sağlar.

Aslında güvenlikte temel amaç istenmeyen her durum için otomobilin yolda güvenle kalmasını sağlamaktır.
Peki ya bütün bunlar yetersiz kalır ve araç yoldan çıkarak bir kazaya sebebiyet verirse ne olur?

İşte o zaman hepinizin bildiği ve kazalarda can güvenliği için oldukça önemli olan üç unsur gelir. Bunların başında emniyet kemeridir. Maalesef toplulumuzda emniyet kemeri kullanımı oldukça düşük olmasına rağmen yapılan testler emniyet kemeri takmanın %90 oranında hayat kurtardığını ortaya koymaktadır. Burada sevgili okurlarımıza şehir içi ve dışında dahi emniyet kemeri kullanmalarını tavsiye ederiz.

Gelelim ikinci unsura, elbetteki hava yastığı. Kaza anında otomobilin önünde ve yanında bulunan basınçlı hava kutucuklarının ucundaki kapakçıkların açılması sonucu, bu kutucuklardan hava aniden boşalarak hava yastığına dolar. Bu şekilde çok kısa bir sürede hava yastığının açılması sağlanır.

[flash http://www.bilgiustam.info/video/003.flv]

Çarpışma test videolarından da görebileceğiniz gibi, daha sürücü direksiyona çarpmadan önce hava yastığı açılmaktadır. Tabi hava yastıklarının geliştirilmesi sürecide  sancılı geçmiştir. Örneğin ilk çıktığında hava yastıkları, içerisine dolan havayla yastığın sertleşmesi sonucu yolcular boyun kırıkları yaşayabilmekteydi. Bunun neticesinde hava yastıklarının arka kısımlarına ufak delikler açılarak, yolcunun başını çarpması anında fazla havanın bu deliklerden boşalması sağlanarak bunun önüne geçildi.

Ve son olarak, birçoğunuzun dikkatini çekmeyen elastikiyet modülünden bahsetmek istiyorum. Örneğin iki aracın kafa kafaya çarpıştığını düşünelim. Bu araçlardan birisinin ön tarafı oldukça hasar alırken, diğeri o kadar hasar almamış olsun. Birçok insan daha az hasar alan aracın daha iyi olduğunu hissine kapılabilirler, ancak durum her zaman öyle değildir. İnsan güvenliği açısından aracın böyle şiddetli bir çapışma sonucu deforme olması istenir ki, bu sayede içerdeki yolcularda bir impuls oluşmasın. Yoksa yolcular şiddetli bir şekilde ön tarafa doğru çarpma etkisi yaşayacaklardır, her nekadar hava yastıkları vs. olsa da neticesinde insan vücuduna gelen böyle büyük bir impuls sonucu vahim yaralanmalara sebebiyet verebilmektedir. Bunun için otomobil firmaları araçların özellikle ön kısımlarını tasarlarken bir çeşit yay tasarımı yapmaya özen gösterirler, bunun yanı sıra elastikiyet modülü yani daha yumuşak malzeme seçerek kaza anında yolcu güvenliği için deforme olması istenir. Tabi akıllara şu soru gelecektir, aracın ön kısmı deforme olursa, motor şanzıman vs. gibi ekipmanlarla yolcular, Allah muhafaza iç içe girmez mi? Evet bu mümkün, ancak tasarımda yolcu güvenliğini düşünen bu araç üreticileri bununda tedbirini alarak, çarpışma sonucu motorun aracın içine değil, aracın altına doğru yuvarlanarak kaymasını isterler. Buna göre de tasarım yapmaya çalışırlar. Yine çarpışma testinin videosunda görebilirsiniz ki, motorun ve diğer ekipmanların araç içine girdiği görülmemiştir.

İşte her nekadar araç müşterileri araç alırken, otomobilin çarpışma testlerinde gösterdiği başarıya, araçta kullanılan metal sacın elastikiyet modülüne bakmasa da, bir kaza anında bunlarda oldukça önem kazanmaktadır..

Hepinize kazasız sürüşler dilerim…

Yazar: Ahmet Serdar Güldibi