Panarabizm Nedir?

5413_gvyp8gqArapça konuşan tüm İslam ülkelerini birleştiren Atlas Okyanusu’ndan Hint Okyanusu’na kadar uzanan bölgede, birleşik bir Arap devleti kurmayı amaçlayan siyasal bir akımdır.

16.yy’’ın ortalarına doğru Arap topraklarının hemen hemen tümünün, Osmanlı egemenliği altına girmesi, öteden beri bu topraklarla ilgili planları bulunan Avrupa devletlerinin bölgeye egemen olmalarını engelledi. Ancak, 18. yy’dan sonra Osmanlı Devleti’’nin zayıflamaya başlaması, Avrupa’’nın Ortadoğu’yu yeniden gündemine almasına yol açtı. Özellikle Fransa ve İngiltere’’nin gerek siyasal, gerekse ticari çıkarları, Osmanlı topraklarıyla ilgilenmelerini gerektiriyordu. Amaçlarına ulaşmak için bu iki ülke öncelikle Arap topraklarına yöneldiler ve Avrupa’’nın etkisiyle bu topraklardan milliyetçilik hareketinin ilk tohumları atıldı. Arap milliyetçiliğinin (Panarabizm) ilk ortaya çıktığı yer Mısır’dır. Kısa süre içinde Avrupa’da ve özellikle de Balkanlar’da gelişmekte olan milliyetçilik hareketlerinden etkilenen Mısır’da 19. yy’ın ortalarına doğru Genç Osmanlılarca ortaya atılan Panottomanizm düşüncesine karşı, Panarabizm akımı doğdu. Arapça konuşan ülkeleri bir bayrak altında toplamayı amaçlayan bu akım, başlangıçta İslam toplumlarında ümmet düşüncesinin ulus kavramından önce gelmesi yüzünden yeterince gelişemedi. Ancak daha sonraları gerek Avrupa devletlerinin aşıladığı Türk düşmanlığı, gerek Ortadoğu’da toprak elde etmeyi amaçlayan Yahudi ulusal hareketinin güçlenmesi, gerekse Osmanlı Devleti’nin bu dönemdeki kötü yönetimine bağlı olarak güçlendi. Birinci Dünya Savaşı,Osmanlıların Araplar üzerindeki egemenliğine son verdi.

Bundan sonra başlangıçta, Arap dünyasında gelişmekte olan milliyetçilik hareketlerinin en büyük destekçisi durumunda bulunan,Fransa ve İngiltere’de bu topraklar işgal edilerek, manda yönetimleri kuruldu. Bu durum karşısında Arap milliyetçiliği yön değiştirerek yeni sömürgelerinden kurtulmayı amaç edindi. Gelişen milliyetçilik hareketlerinin sonucunda önce 1922’de Mısır bağımsızlığını kazanırken,onu 1936’da Suriye izledi.

İkinci Dünya Savaşı’ndan yıpranarak çıkan Fransa ve İngiltere’’nin sömürgelerini ellerinde tutacak, askeri, ekonomik ve siyasal güçten yoksun bulunmalan Arap ülkelerinin ard arda bağımsızlıklarını kazanmalarına olanak tanıdı. Bu durum karşısında kendi siyasetlerini savaş sonrasında da bölgede sürdürmek isteyen sömürgeci devletler, 1948’de Filistin toprakları üzerinde İsrail Devleti’nin kurulmasını sağladılar. Böylece Panarabizm düşüncesi yeniden yön değiştirerek, tüm Arapları İsrail’e karşı birleştirme ve dünya siyasetini etkileme amacına yöneldi.Panarabizm akımının kaynaklandığı Arap birliği oluşturma düşüncesinin en önemli uygulamaları arasında 1945’te Kahire’de Mısır, Suriye, Lübnan,Ürdün,Suudi Arabistan ve Libya’nın katıldığı Arap Birliği ve kısa ömürlü olmasına karşın, 1958’’de Mısır ile Suriye arasında oluşturulan Birleşik Arap Cumhuriyeti denemeleri sayılabilir (1958-1961). 1971’de Suriye, Mısır ve Libya arasında kurulan Arap Devletleri Federasyonu ise hiçbir siyasal varlık gösteremedi.

Günümüzde Arap birliğinin oluşturulması yönündeki çabalar varsa da, gerek bu ülkelerin sahip olduğu değişik siyasal ve ekonomik yapılar gerekse büyük devletlerin bölgede üst düzeyde çıkarlarının bulunması yüzünden sonuçsuz kalmaktadır.

Kaynakça:
tr.wikipedia.org/wiki/Pan-Arabizm

Yazar: Doğan Bülbül