Panik Bozukluğu Nedir, Panik Atak İle Bağlantısı Var Mıdır?

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Panik atak, aniden başlayan çok kısa süre içinde (10 dk.) en yüksek düzeyine ulaşan yoğun stres, sıkıntı ve korku olarak ortaya çıkan bir nöbettir. Panik atağın bazı karakteristik özellikleri vardır ve rahatsızlığa panik atak olarak teşhis konması için ez az 4 belirtinin bireyde var olması gerekmektedir.

Bu belirtiler;

Göğüs ağrısı, göğüste sıkışma
• Nefes darlığı, boğulma hissi
• Çarpıntı ve kalbin hızlı bir şekilde atması hali
• Baş dönmesi, düşecek gibi olma ve bayılma hissi
• Uyuşma hissi, karıncalanma
• Üşüme, ürperme ya da ateş basması hali
• Bulantı, karın ağrıması, kasılma
• Titreme ya da sarsılma hali
• Kendine dışarıdan bakıyor hissi, kendisini veya çevresini farklı değişmiş hissetme hali
• Kontrolünü kaybetme, çıldırma korkusu
• Ölecek gibi hissetme, şiddetli ölüm korkusu

Panik Bozukluğu Nedir?

Panik bozukluğu ise ilk ataktan itibaren kişilerin devamlı bir şekilde tekrar atak geçirme endişesi yaşaması -beklenti anksiyetesi-  bu endişe halinin kişinin hayatının büyük bir şekilde etkilenmesine sebep olması, bireyin hayata, kendine sağlıklı bir düşünce yapısı ile bakamaması halidir. Panik bozukluğu olan kişinin hayata bakışı değişir. Beklediği, muhtemel tekrarlayacak olan panik atağın kaygısı ile kendini koruyacağını düşündüğü davranışlar geliştirir. Sürekli hastaneye gider, çıldıracağını, kalp krizi geçireceğini, öleceğini düşünür. Bu düşünceler anlık gelse de, uzun vadede artarak devam eder.

Kişilerin bu yaşadığı duygu buhranı, birey hayatını kısıtlamaya başlar. Örneğin atak geçireceğini çıldıracağını düşünür ve o sırada eğer çocukları yanında olursa onlara zarar vereceği endişesiyle evde kesici aletleri kilit altında tutar, çocuklarıyla evde tek başına kalamaz. Bu tür durumlar da, tabi ki sosyal yaşamda panik bozukluğu yaşayan kişilerin eksik kalmasına, aile bağlarının gücünü yitirmesine, olumsuzluklar ile çevrili bir yaşam tarzını benimsemesine neden olur.

Dolayısıyla,

• Panik hali bireyin davranışlarını değiştirir,
• Yaşayışını kısıtlar,
• Strese karşı aşırı hassasiyeti olur,
• Kişi kendini dinlemeye, dinlemekten de öte daha çok kendi kendi ile kalarak çevresel ilişkilerden sıyrılmaya başlar.

Panik bozukluğa müdahale edilmediği takdirde ise;

• Birey baskı, stres haline dayanamayarak birçok psikolojik depresyon, kaygı bozukluğu vb. gibi rahatsızlığa sahip olabilir. Psikolojik hastalıklar, uzun vadede kişileri fizyolojik olarak da etkiler.
• Birey panik bozukluğun sebebiyet verdiği olumsuz duygu ve düşünüşleri bastırmak için alkol veya madde bağımlılığı geliştirebilir.

Panik Bozukluğunun Tedavisi Nasıldır?

Panik bozukluğu, tedavisi mümkün olan bir rahatsızlıktır. Bir psikiyatristten yardım alan birey için psikiyatrist uygun ilaç tedavisine başlayacaktır. Uzun vadede bir tedavi sağlanmış olsa da, bireyde gelişen farklı davranışların ve bireyin değişen düşünüş yapısının tedavisi için uzman bir psikologdan alınacak olan bilişsel-davranışsal terapi, bireye uzun vadeli bir iyilik hali sunacaktır. Bu iyilik halini sağlayabilmek amacıyla da, panik atağın hastaya zararsız olduğunu kabullendirilmeli ve bu durumun belirtileri ile ilgili yanlış bilinen inançların düzeltilmesi gerekir ve akabinde de bu belirtiler ile baş edebilmesi için kişi desteklenmelidir. Aslında bir nevi buradaki amaç, kişinin korkuları ile yüzleşmesi ve bu korkularının üzerine gitmesidir.

Panik Bozukluk İle İlgili Unutulmaması Gerekenler!

1. Panik bozukluk felç yapmayan, kalp krizi geçirtmeyen, çıldırmaya sebebiyet vermeyen, panik sonucunda felç olmaya da sebebiyet vermeyen psikolojik bir rahatsızlık olduğu bilinmelidir.
2. Doktorunuzun size verdiği ilaçlar haricinde, kalp için, çarpıntı için veya sakinleşmek için ilaç kullanmayınız. Gerekirse diye düşünerek yanınızda bulundurmayınız.
3. İlaçlarınızı doktorunuzun verdiği dozda, zamanında kullanınız. İyilik haline göre arttırıp azaltmayınız.
4. Tamamen iyileşme halinde dahi hissetseniz, doktorunuza danışmadan ilacı veya terapiyi bırakmayınız.

Kaynakça:
psikiyatri.org.tr/halka-yonelik/27/panik-bozuklugu

Yazar: Gökçe Cömert