Pasifik Gerdanı “Bering Boğazı”

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Bering Boğazı, dünya üzerinde yer alan en tehlikeli bölgeler arasında bulunur. Söz konusu bölge tarih boyunca yüzlerce geminin sulara gömüldüğü bir alan olarak da bilinir. Ancak bu kadar tehlikeli olmasına karşın çok kıymetli bir bölge olması insanları ister istemez Bering Boğazı’na çekmektedir. Bering Boğazı, Amerika Birleşik Devletleri ile Rusya arasında yer alan bir doğal geçittir. Aslında bu sular Pasifik Okyanusu’nun bir parçasıdır. Pasifik Okyanusu dünyanın yarısına yakın bir kısmını kaplaması sebebiyle ister istemez bölgesel olarak farklı isimlerle anılmaya başlamıştır. Bering Boğazı da Bering Denizi olarak adlandırılan bir noktada bulunur. Bakıldığında batı yakasında Rusya Federasyonu doğu yakasında ise Alaska bulunur. Aslında Bering Boğazı, bir dönem için Rusya Federasyonu’nun iç boğazı konumunda idi. Ancak Rusya Federasyonu, Amerika Birleşik Devletleri ile yaptığı bir anlaşma sonucunda Alaska topraklarını 7,2 milyon Amerikan Doları karşılığında Amerika Birleşik Devletleri’ne satmıştır. Günümüz itibariyle ister istemez bu devir sonucunda Ruslar tarafından bir pişmanlık yaşansa da yapılacak bir şey yoktur.

Kuzey Kutbunda yer alan buzulların erimeye başlaması bölgeye olan ilginin de artmasına sebebiyet vermiştir. Öyle ki bu sayede yeni ulaşım yolları ve de doğal kaynaklar çıkmıştır. Ancak her ne kadar buzullar erimeye başlasa da günümüz itibariyle bölgedeki doğal kaynaklara ulaşmak halen imkansıza yakındır. Buna rağmen uzmanlara göre Kuzey Kutbunda yer alan buzullar önümüzdeki 100 yıl içinde araştırmaya elverişli bir ortam oluşturacak kadar eriyecektir. Bu da Amerika ile Rusya arasında yeni bir çekişmeyi de beraberinde getirecek gibi durmaktadır. Bering Boğazı, tam da Kuzey Kutbuna giden yol olarak kabul edilir. Çünkü boğaz doğrudan doğruya Kuzey Kutbu ile bağlantılı bir doğaya sahiptir. Günümüzde ise bölgede ağırlıklı olarak balıkçılar hüküm sürmektedir. Ancak bu balıkçılar bölgede çok ciddi tehlikeler ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Özellikle hava sıcaklığının çoğu zaman negatif değerlerde olması balıkçıların işini oldukça zorlaştırmaktadır.

Bölgede bulunan kasabalarda yaşayan insan sayısı Antarktika’da yaşayan insan sayısından biraz daha fazladır. Bu da bölgenin en ağır şartlara sahip olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Zaten Rusya tarafında bölge Sibirya bölgesidir. Amerika tarafında ise Alaska’dır. Her iki bölge de ülkelerinin en soğuk bölgeleridir. Doğuda kalan Alaska’da bulunan Nome ve Teller kasabalarında yaklaşık olarak 4 bin kişi yerleşik olarak yaşamlarını sürdürürken, batı yakası olan Sibirya’da ise, 3 bin kişiye yakın bir nüfus, Lorino ve Lavrentiya kasabalarında yaşamaktadır. Burada yaşayan halkın neredeyse tamamı denizcilik sektörü ile ilgili bir işle uğraşmaktadır. Özellikle bölge çok değerli kabul edilen deniz ürünlerinin bolca bulunduğu bir bölgedir. Başta yengeç ticareti bölgenin en büyük geçim kalemlerinin başında gelmektedir.

Yazar: Emir Karasu