Zengin bir bankacının oğlu olan Cezanne, 19 Ocak 1839’da Aix en Provence’de doğmuştur. Bourbon lisesinde okurken Emile Zola ile arkadaş olmuştur.1861’de Paris Güzel Sanatlar okulunun giriş sınavlarına hazırlanmak için İsviçre Akademisine yazılmıştır. Renoir, Pissaro, Sisley, Guillaumin gibi sanatçılarla tanışmıştır. Delacroix, Courbet, Edouard Manet’e ise hayranlık duymuştur.

Cezanne’nin ilk eserlerinin çoğu, ağır ve akışkan pigmentle uygulanan koyu tonlarda boyanmış, önceki nesillerin mizahi, romantik dışavurumculuğunu ön plana çıkarmıştır. Ancak Zola’nın gerçek romana olan ilgisini sürdürmesi gibi Cezanne de, çağdaş yaşamın temsili konusundaki kararlılığını, tematik idealleştirme ya da üslup duyumuyla ilgili kaygı duymadan izlediği dünyayı resmetme konusunda bir kararlılık geliştirmiştir. Bir süre hem gözlem gözünün hislerini doğrudan ifade eden, hem de gözlemlenen doğadan bir soyutlama oluşturan karmaşık alanları üretmek için inşa edilen renk ve küçük fırça darbelerini kullanmıştır.

Hem geleneksel hem de modern olan Cezanne, resmin bütününün güzelliğinin, her şeyden daha önemli olduğuna inanmıştır. Cezanne’nin çalışmaları tasarım, renk, kompozisyon ve ressamlık ustalığını göstermektedir. Sık sık tekrarlayan, hassas fırça darbeleri oldukça karakteristiktir.

Cezanne’nin yaptığı resimler, konularına ilişkin yoğun bir araştırmayı, insanın görsel algısının karmaşıklığıyla başa çıkmak için arayışı ve köhne bir mücadeleyi anlatmaktadır. Cezanne, basit ev eşyalarına odaklanarak neredeyse 200 natürmort üretmiştir. Karmaşık natürmortları, resimdeki ampirik gerçek arayışının önemli bir parçasıdır. Cansız nesneleri, hareket etmediği için, gündüz veya gece herhangi bir zamanda kullanmıştır. Edebiyat, mitoloji gibi konuları son derece bireysel ve çarpıcı bir stille tuvale aktarmıştır.

1869’da Hortense Fiquet ile tanışan Cezanne bir süre sonra evlenmiştir.

Cezanne’nin ilk kişisel sergisi 1895’te Ambroise Vollard’ın galerisinde Paris’te düzenlenmiştir. Paul Cezanne, çağdaş sanatın babası olarak adlandırılan natüralist bir temsil olsa da 19. yüzyıl sonlarında Empresyonizm ve 20. yüzyılın yeni sanatsal sorgulama çizgisi olan Kübizm arasındaki köprüyü kurduğu söylenebilir. 20. yüzyılda 19. yüzyıl sanat anlayışını yeni ve radikal olarak farklı bir dünya sanatına geçişin temellerini attıran bir Fransız sanatçı ve Post-Empresyonist ressamdır.

Yaşamının son yıllarında genellikle bahçıvanı Vallier’nin portrelerinden oluşan dizi üzerinde çalıştı. 1906’daki portreler, Cezanne’nin portre ressamlığının doruğu olarak gösterilen eserleridir.

22 Ekim 1906’da Aix en Provence’de hayatını kaybeden Cezanne, ölümünden sonra efsanevi bir figür statüsüne kavuşmuştur.

En önemli eserleri:

Sardunya ve Meyveler, Elmalı Natürmort, Viyadüklü Manzara, Şarap Pazarı, Zenci Scipio, Hasır Şapkalı Boyer’in Portresi, Kart Oynayanlar, Kara Kale, Estaque’da Eriyen Karlar, Büfe, Siyah Mermer Saat, Kafatasları Piramidi, Marsilya Körfezi, Muse’nin Öpücüğü, Nane Şişesi, Kırmızı Soğanlı Natürmort, Orman, Mavi Vazo, Kırmızı Koltukta Madam Cezanne…

Kaynakça:
http://paulcezanne.com

Yazar: Börte Büşra Yavuz

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here