Polikistik Over Sendromu Nedir?

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Kadınların yaklaşık %15’inde görülen ve nedenleri kesin olarak belirlenememiş bir kadın hastalığıdır.Her ay adet döngüsünde yumurtaların gelişmesi ve döllenmeyen yumurtaların çatlayarak kanamaya yol açması gerekir. Yumurtanın çatlamasına yol açan ; folikül adı verilen , yumurtayı saran ve içi sıvı dolu olan keseciklerdir. Polikistik Over sendromunun görüldüğü durumlarda yumurta gelişimini tamamlayamaz ve yumurtalık dokusu içinde yaklaşık 3-11 milimetre çapında bir tabaka oluşturur. Kist görünümü veren bu yapılar her ay gelişemeyen yumurtaların eklenmesiyle çoğalır.Polikistik denmesinin sebebi de budur.(Poli = Latincede ‘çok’ anlamına gelir.) Burada dikkat edilmesi gereken nokta oluşan yapıların gerçek anlamda bir kist olmadığıdır. Çatlayamayan foliküller içi sıvı dolu küçük kesecikleri oluşturur bu görünüm kisti anımsattığı için Polikistik denmektedir.

Bu durum kendini çeşitli şekillerde gösterebilir. Belirtilerden sadece biri görülebileceği gibi bir kaçı birden de görülebilir. Ancak bu belirtilerin görülmesi teşhis koymak için yeterli değildir. En iyi şekilde ultrasonda belli olur ayrıca çeşitli hormon testlerinin de uygulanması gerekir.Belirtilerin başında adet düzensizliği gelmektedir. Buna bağlı olarak erkeklerde salgılanma oranı daha yüksek olan androjen hormonu artış gösterir.Androjen hormonun artması aşırı kıllanma,sivilcelenme ve kilo artışına sebep olur.Oluşan hormon bozukluğu insülin direncini arttırır ve şeker hastalığına yakalanma olasılığını arttırır.Meydana gelebilecek bir diğer sorun ise gebe kalamama veya zor gebe kalma durumudur.Ayrıca düşük yapma riski normal süreç geçiren bayanlara göre daha fazladır.İleri safhalarda rahim içi dokusunda kalınlaşmanın artması rahim kanseri riskini arttırabilir.Yine uzun sürede meydana gelebilecek bir diğer sorun ise kalp hastalığına yakalanma riskinde artış olmasıdır.Testeron seviyesinin uzun süre yüksek kalması ve buna bağlı olarak kandaki yağ oranın artması bunun en önemli sebebidir.Ancak belirtilmelidir ki sıralanan sorunların gerçekleşeceği kesin olmamakla birlikte riski arttırdığı yadsınamaz.

Tedavi sürecinde hastanın durumuna ve isteğine göre ( gebe kalma durumunun olup olmaması gibi ) çeşitli yöntemler uygulanabilir.Ancak şu bilinmelidir ki uygulanacak olan tedavi oluşacak sorunları önleme veya giderme amaçlıdır.Sendromun tamamen ortadan kalkma durumu çok düşük bir olasılıktır.Kronik bir durum olması ve oluşumunda büyük ölçüde genlerin etkili olması bu durumun nedenidir.Tercih edilen en yaygın tedavi şekli doğum kontrol hapının kullanımıdır.Bu sayede adet düzene girer ve beraberinde getirdiği sorunlar ortadan kaldırılmış olur.Bunun yanında kıllanma problemini gidermek için anti-androjen ilaçlar kullanılabilir.Doğum kontrol hapını kullanılmadığı durumlarda ise belirli aralıklarla verilen progesteron takviyesi uygulanabilir.Aşırı kilo da hastalığı tetikler. Bazı durumlarda normal kilo düzeyine dönmek bile adeti düzene sokabilir.Cerrahi uygulama sık uygulanmamakla birlikte tedaviye cevap verilmediği durumlarda yapılır.Ancak cerrahi işlem sırasında meydana gelebilecek hasarlar gebe kalma olasılığını büyük ölçüde azalttığı için terch edilmemektedir.

Tüm hastalıklarda olduğu gibi erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir.Şikayeti olan bayanların mutlaka doktora başvurması meydana gelebilecek sorunları önlemeye yardımcı olacaktır.

Yazar: Hepşen SOYLU