Psikolog ve Psikiyatr Kimlere Denir?

Okuma Süresi: 3 Dakika  | Yazdır

Psikolojide birçok farklı alanda çalışma imkanı bulunmasına rağmen, öğrencileri çoğunluğu psikologların sadece birer danışman veya terapist olduğunu düşünür. Psikolojide uzmanlaşmak için, üniversiteyi bitirdikten sonra iki veya üç yıl daha yüksek öğrenime devam edip yüksek lisans diploması alınır.

Bazı ülkelerde yüksek lisans diploması olan kişilerin psikolog unvanı almalarına izin verilmektedir. Klinik psikolog; klinik alt alanlarda uzmanlaşarak doktora derecesi almış, anormal davranışlara tanı koymak ve tedavi etmek üzere tecrübe kazanmak amacıyla bir yıl staj yapmış kişiye denir.Doktora derecesi alabilmek için ise dört veya beş yıllık bir eğitim gerekmektedir. Bazı kariyer veya çalışma alanları yüksek lisans diploması gerektirirken, bazıları için doktora derecesi gerekir. Birçok öğrencinin kafası psikolog, klinik veya danışman psikolog ve psikiyatr arasındaki fark yüzünden karışabiliyor. Psikolog; 4-5 yıllık lisans üstü eğitimini tamamlamış, doktora derecesi sahibi kişiye denir.

Danışman psikologlar; klinik psikologların verdiği birçok hizmeti sunmakla beraber evlilik, aile veya mesleki danışmanlık gibi farklı alanlarda çalışırlar. Ne klinik psikologlar ne de danışman psikologlar, zihinsel rahatsızlıkları nörolojik olarak değerlendiremezler ve henüz psikiyatrlar gibi ilaç yazma yetisine sahip değildirler.

Psikiyatr; anormal davranışların olası fiziksel ve nörolojik sebeplerine tanı koymak ve genelde ilaç kullanarak bunların tedavisini gerçekleştirmek üzere, birkaç yıllık klinik eğitim almış olan tıp doktorlarıdır.

Psikologların çoğunluğu terapisttir, geri kalanlar ise dört farklı alanda çalışmaktadır. Amerika ve Kanada’da psikologların çoğunluğu doktora sahibidir ki bu fazladan 4-5 yıllık bir eğitim gerektirir. Birçok ülkede ise psikologlar, liseden sonra 4-5 yıllık bir eğitim gerektiren üniversite diploması sahibidir. 1950’li yıllardan beri terapi/sağlık alanında çalışan psikologların sayısı artarken akademik/araştırma alanında çalışan psikologların sayısı azalmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri Çalışma Bakanlığı, önümüzdeki yıllarda psikologların iş bulma imkanlarının diğer mesleklere göre çok daha hızlı büyüyeceğini tahmin etmektedir.

Amerika’daki psikologların büyük bir bölümü, psikoloji veya psikiyatri kliniği; ruh sağlığı merkezi; bir hastanenin psikiyatri, uyuşturucu veya rehabilitasyon bölümü; özel muayenehane veya terapi ortamında klinik veya danışman psikolog olarak çalışmaktadır. Klinik veya danışman psikologların görevleri arasında bireysel terapi veya grup terapisi yapmak; uyuşturucu, stres, fazla kilo, evlilik, aile veya iş gibi konularda sorunları olan hastalara yardım etmek; daha sağlıklı bir yaşam için programlar tasarlamak veya hastaları nörolojik sorunlardan kaynaklanan psikolojik sorunlar için test etmek gibi işler bulunmaktadır.

Psikologların ikinci büyük bölümü üniversite ve kolej gibi akademik ortamlarda çalışmaktadırlar. Akademisyen psikologlar genelde sınıf öğretmenliği, danışmanlık, rehberlik ve ilgi alanlarına göre araştırma yapmak gibi görevlerden bir veya birkaç tanesini üstlenirler.

Psikologların üçüncü büyük bölümü farklı iş ve kariyer alanlarında çalışmaktadırlar.

Psikologların dördüncü büyük bölümü firmalar ve danışmanlık şirketleri gibi endüstriyel alanlarda çalışmaktadır. Çoğunlukla endüstriyel/örgütsel psikolog olarak adlandırılan bu psikologlar personel alımı, üretimin artırılması veya iş memnuniyetinin yükseltilmesi ile işçi-işveren ilişkilerinin geliştirilmesi gibi konularda çalışmaktadırlar.

Psikologların en küçük bölümü ortaöğretim ve diğer alanlarda çalışmaktadır. Örneğin, okul psikologları akademik performansı ve kariyer eğilimini ölçen testler hazırlar ve çeşitli psikolojik sorunlarda danışmanlık yaparlar.

Yazar: Rahman Karasu