Psikososyal Gelişim Kuramı ve Evreleri

Sayfayı Yazdır

Erikson, benlik gelişimini insan yaşamının tümünü kapsayan bir süreç olarak ele almış, dönemlerin temel özelliklerini, sorun ve bunalımlarını normal ve normal olmayan kişilik gekişimine göre tanımlamış ve sekiz evreye ayırmıştır. Evrelerin adı, her evreye özgü Psikososyal bunalıma verilen tanımlardan gelmektedir. Benlik, bu evrelerde bazı gelişimleri tamamlar, sorun çözer ve evrenin karakteristiğinden kaynaklanan krizi aşmaya çalışır. Yine her evrede bir olumlu benlik öğesi ve bunun bir karşıtı bulunmaktadır. Bu evreler şunlardır:

1. Temel Güvene Karşın Güvensizlik (0-1 yaş)
Bu dönem bazı özellikler sahip ilk benlik duygularının temelinin atıldığı, anne-çocuk ilişkisine dayanan bir ilk bebeklik dönemidir. Bebeğin fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarının yeterince karşılanması ve bu işlevlerdeki düzen ve rahatlık; iyilik, güvenlik gibi duyguları kazanmasına sağlıklı bir birey olma yolunda başlangıç oluşturmaktadır. Güven duygusu, anne-çocuk ilişkisindeki süreklilik ve tutarlılık ile içselleştirilmektedir. Etkileşim, alma-verme sürecinde karşılıklı düzen ve dengeyi sağlamaktadır. Bebek zihnindeki imgesel birey ile, bakımını gerçekleştiren birey arasındaki tutarlılık ve benzerlik temel güven duygusunu oluşturur. Güven duygusunun niceliği ise duygu,sezgi ve algı boyutunda bu ilişkiye bağlıdır. Erikson’a göre dinlerin temelini oluşturan tanrıya inanç olgusu da bu anne-bebek arasındaki etkileşimde saklıdır. Bu dönem iyi atlatılamazsa sağlıksız bir gelişim sonucu öfke, karamsarlık, umutsuzluk ve çocuk şizofrenisi ortaya çıkabilmektedir. İleri yaşlarda içe kapanıklılık, depresif kişilik, sigara-alkol-uyuşturucu bağımlılığı ortaya çıkabilmektedir.

2. Özerkliğe Karşın Utanç ve Şüphe (1-2 yaş)
Bu dönemin özelliği anal kasların olgunlaşması sonucu idrar ve dışkılama işlevi artık çocuğun kendi isteğine bağlı hale gelmiştir. Yani çocuk boşaltım ihtiyacını isterse tutabilir, isterse bırakabilir. Böyle birbirine karşı iki istek ve davranış eğitimi ortaya çıkar. Bu dönemde çocuk kendisinin de yapabileceği bir şeyler olduğunu, her şeyinin başkaları tarafından karşılanmadığını fark eder. Eğer iyi bir tuvalet eğitimi veerilmezse ileride çok büyük sorunlar ortaya çıkabilir. Katı bir tuvalet eğitimi cimrilik, tam tersi bir tuvalet eğitimi savurganlık alışkanlığını ilerki yaşlarda başlatacaktır.

3. Girişimciliğe Karşı Suçluluk (3-5 yaş)
Bu dönemin özelliği; oyun, cinsiyet, devinsel çatışmanın algılandığı bir dönemdir. Cinsel ilgileri ve çocuksu eylemleri yüzünden korkutulan, cezalandırılan çocuk zamanla suçluluk duygularıyla örülü bir üst benlik geliştirir. Bu üst benlik bazılarında ilkel, katı ve acımasız olabilir. Üst benlik çocukta ürkek, uysal, edilgen, bağımlı ve girişim duygusundan yoksun kişilik özelliklerinin oluşumunu mümkün kılabilir. Bu dönemin iyi geçirilememesi psikosomatik bozukluklara, cinsel güçsüzlük ve yetersizlik duyguları ile histerik kısıtlanma belirtilerine yol açabilir.

4. Çalışkanlığa Karşın Aşağılık Duygusu (6-11 yaş)
Okul çağı dönemidir. Sigmund Freud’un gizil dönemi ile örtüşür. Çocuk okul, aile ve diğer sosyal konularla ilgili beklendik sorumlu davranışları yerine getirmeye başlar. Ancak sosyal etkileşiminde ebeveyn ve diğer yetişkinlerin tutum ve davranışlarının etkisiyle değerlilik veya aşağılık duygusu ön plana çıkar. Burada bu duyguların yerleşik hale gelme ihtimali vardır. Bu dönem iyi geçirilmemişse kişide bağımlı, çekingen, aşağılık, yetersizlik ve özgüven eksikliği olur ve bu büyük bir sorundur.

5. Kimliğe Karşın Kimlik Karmaşası (12-19 yaş)
Erinlik, orta ve son ergenliği kapsayan bu dönemde ergen sosyal rol, statü, mesleki hazırlık, mesleki konumu ve cinsel kimliği tamamlama evresidir. Çocukluktan yetişkinliğe geçişte benlik geliştirmek önemlidir. Kimlik karmaşası ruhsal çöküntü, aşırı taşkınlık, antisosyal ve suça yönelik davranışlar, madde bağımlılığı ve hatta şizofreniye benzer belirtilerle ortaya çıkabilir.

6. Yakınlığa Karşı Uzaklık (20 ve 30’lu yaşlar)
Genç yetişkinlik dönemi olan bu süreçte birey sosyalleşme, sosyal rol ve statü kazanma sonucu insan ilişkilerinde daha başarılıdır. Erikson’a göre karşı cinsle ilişkiler, aile kurma, güven duygusunu paylaşma, iş, üreme, verimlilik, mutluluk, eğlenme gibi hedefler olmalıdır. Eğer bunlar olmazsa insan yalnız kalır. Yalnızlık duygusu bireyi anlamlı yakın ilişkilere gitmektense çevreden itilmişliğe yöneltir ki bu durum önemli kişilik sorunlarına neden olur.

7. Üretkenliğe Karşın Durgunluk (40 ve 50’li yaşlar)
Yetişkinlik döneminde benliğin gelişimi, rol ve sorumlulukların pekişmesiyle bireyin üretici, verimli, yaratıcı ve yaşama bağlı olması, çocuk yetiştirme ve gelecek kuşaklara rehberlik etme görevlerini benimsemeleri yaşamsal hedefleri haline gelir. Bu dönem üretim yapabilmeyi ve yaratıcılığı birlikte içermektedir. Bu durumların tersi olursa durgunluk, duygusal yoksunluk ve orta yaş çökkünlüklerine neden olabilir.

8. Benlik Bütünlüğüne Karşın Umutsuzluk (60 yaş ve üzeri)
Yaşlılık döneminde birey benlik bütünlüğünü tamamlamayı hedefler. Bu dönemin en önemli özelliği geçmişinden emin olmaktır. Geçmişinden pişman olmayan bireyler normal yaşamına hiç ölmeyecekmiş gibi devam ederler. Geçmişi pişmanlıklarla dolu olanlar ise ölüm korkusu duygusu ağır basar ve çok sıkıntılı bir dönemdir. Bu dönemin diğer bir özelliği ise ibadetlerin artmasıdır.

Yazar: Melih ÖZTÜRK