Reklamcılığın Tarihçesi

Okuma Süresi: 2 Dakika  | Yazdır

Reklamın, pazar ekonomisinin ve serbest rekabet sisteminin bir yan ürünü olduğu düşünülürse, kimi bilim adamlarının yaklaşık 3000 yıl önce Mısır’da bi papirüs üstüne yazılan ve sahibinin, kaçan kölesine geri dönmesini bildiren duyurusunu ilk yazılı reklam saymalarını kabul etmek güçtür. Bununla birlikte, günümüzdeki anlamıyla olmasa bile, bu duyuru kamuyu bilgilendirme amacına yönelmesi bakımından ilk ilan sayılabilir. Gene kaynaklardan öğrenildiğine göre, Eski Yunan’daki kasaba tellallarının esir, sığır vb satışında sokaklarda dolaşarak, malları uyaklı duyuru şiirleriyle övmeleri, ilk sözlü reklama örnek gösterilebilir.

Ticari reklamcılık ise, gerçek anlamda gazetelerin yaygınlaşması ile ortaya çıktı. Bir reklam tarihçisi olan F. Presbrey’e göre, ilk gazete reklamı, bir kitabın yayınlanmasıyla ilgili olarak 1625’de yapıldı. Günümüzde de kullanılan gazete reklamı ilkeleri, Amerikan reklamcılığının kurucusu sayılan Benjamin Franklin tarafından, kendi yayımladığı gazetesinde geliştirildi ( 1730) Bugünkü anlamda gazete reklamları, 19. yüzyılda ve 20. yüzyılın başlarında ortaya çıktı. Reklamcılık, 1920 yılı civarlarında radyonun, 1950 yılı civarlarında da televizyonun yaygınlaşmasıyla canlanmıştır.

Türkiye’de, resmi ve yarı resmi ilanlar sayılmazsa, ilk gazete reklamları 1840’lı yıllarda Ceride-i Havadis, 1860’lı yıllarda Tercüman-ı Ahval gazetelerinde görüldü. Servet-i Fünun dergisinde de reklamlar yayınlandı. Bu reklamlarda satılık ev,arsa vb duyuruların yanı sıra, kitap ve özellikle Avrupa’dan ithal edilen bazı ilginç ve nadir bulunan tüketim malzemelerinin duyuruları vardı.

Türkiye’de ilk reklam şirketi, 1909 yılında “İlancılık” adıyla kuruldu. 1938’den sonra gazete atışlarının artması ve gazetenin iyice yerleşmesi, reklamcılığın canlanmasına yol açtı. Reklamın, iktisadi yaşamın vazgeçilmez bir parçası durumuna gelişi, çok partili yönetimle başlayan (1950) iktisatta liberal siyasetin etkilerinin yaygınlaşmasından sonra oldu. Yeni yönelinen tüketim ekonomisinin desteklediği gereksinim yaratma olgusu, reklamcılığın gelişmesini hızlandırdı.

Türkiye’de İlk radyo reklamları 1951’de başladı. 1962 yılında çıkarılan bir kararnameyle, devlet radyolarında şirketlerin hazırladığı reklam programlarının yayının için özel reklam kuşakları ayrıldı. 1969’da da rady reklamlarında “cingıl” adı verilen reklam müzikleri kullanılmaya başlandı. İlk televizyon reklamlarıysa 1972’de başladı.

Günümüzde reklamcılık artık hemen hemen her alan değerlendirilerek icra ediliyor. Gazete, radyo, televizyon, billboardlar vs. ile birlikte özellikle İnternetin de yaygınlaşmasıyla reklamlar artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Öyle ki okuduğunuz bu yazıdaki kelimelerde bile bir reklama rastlamak mümkün.

Yazar: Gazanfer TUFAN