Satranç’ın Bulunuşu, Tarihçesi ve Felsefesi

Sayfayı Yazdır

Sevgili okurlar yine bir satranç yorumumla sizlerleyim. Bu yazımda satrancın hayat ile olan bağından, satrancın hayata kattıklarından ve satranç felsefesinden bahsedeceğim.

İlk olarak satrancın ortaya çıkış hikâyesini aktararak satranca bakışınızı değiştirmek istiyorum. Rivayete göre kralın biri emri altındakilerden bir oyun yapmalarını ister ancak bu oyunun sıradan olmamasını ve bir ders verir nitelikte olmasını istediğini de ekler. Bunun üzerine vezirlerinden biri satrancı icat ederek kralın huzuruna çıkar. Niyeti bu oyunla krala adamları olmadan tek başına bir hiç olduğu ve onlarsız hiçbir iş yapamayacağını anlatmaktır. Kral bu oyunu ve vezirin bu yaklaşımını beğenir ve dile benden ne dilersen diyerek veziri ödüllendirmek ister. Vezir hâlâ kralın alması gereken dersi almadığını düşünerek sadece bir miktar buğday istediğini belirtir ancak bunu satranç tahtasındaki 1. Kareye 1 buğday, 2. Kareye 2 buğday, 3. Kareye 4 buğday… Şeklinde bir sonraki karede bir önceki karenin içindeki buğday tanesi sayısının iki katı olacak şekilde istediğini söyler. Kendisi gibi ulu ve zengin bir kraldan böyle ucuz bir istekte bulunduğu için sinirlenir ve hesaplayın bir tek tane dâhi fazla vermeyin der. Adamları hesaplamaya başlarlar ilk karelerde sorun yoktur 1,2,4,8,16,256… derken son kareye ulaştıklarında bu işin şakasının olmadığını vezirin istediği buğday miktarının günümüz ülkemizin binlerce yıllık buğday üretimine denk geldiğini anlarlar ve kral gereken dersi almıştır.

Satranç hayat ile o kadar ilintilidir ki satrançta ilerleme kaydeden bir birey hayat sahnesinde de olayları doğru değerlendirerek karar verme açısından insanların onlarca adım önünde olacaktır. Satrançta basit gibi görünen bir hamle 3-5 hamle sonrasında veya oyun sonunda çok değişik pozisyonlara neden olabilmektedir. Aynen hayatta da aldığımız önemsiz gibi görünen kararlar ilerde bizim yaşamımızı tamamen etkileyecek seçimler olabilir. Tüm bu nedenlerden dolayı şöyle diyebiliriz; ‘satranç insana resmin bütününü görmeyi öğretir.’

Son olarak söylemek istediğim çocuklarımızın ve gençlerimizin ülkemizin geleceğinde büyük başarılara imza atmaları adına satrancı sevdirmeli ve bu sporun gelişmesine katkı sağlamalıyız.

Yazar: Nuh BUĞDAYLIGİL